Demir-TDBK-Ferritin Testi Nedir, Neden Yapılır ? & Kansızlık Testleri

Demir, TDBK ve Ferritin testleri genellikle anemilerin ve hemokromatoz gibi demir fazlalığı durumlarının değerlendirilmesi amacıyla kullanılırlar. Hemogramla beraber çok fazla istenen testlerdendir.

Demir, vücutta özellikle oksijenin taşıyan proteinlerin veya oksijenin dahil olduğu kimyasal reaksiyonları katalizleyen enzimlerin yapısında bulunan bir elementtir.

İnsan vücudunda bulunan toplam demir miktarı 3,5–4.0 gram civarındadır. Demirin insan vücudunda en fazla miktarda bulunduğu proteinler hemoglobin ve miyoglobindir.

Miktarca, vücut demirinin çok küçük bir kısmının yer aldığı kompartımanı oluştursa da doku demirinin metabolik olarak taşıdığı önem çok büyüktür.

Demir, özellikle peroksidazlar ve sitokromlar gibi oksidatif reaksiyonları katalizleyen enzimlerde bulunur. Krebs siklusunda yer alan enzimlerin yarıya yakın kısmında da demir bulunur.

Gıdalarla alınan demir, hem veya non-hem demiri şeklinde bulunur. Bu iki formun emilimi birbirinden farklılık gösterir. Hem molekülleri bağırsak lümeninden enterosit içine özel hem transpoter (HT) aracılığı ile taşınır. Burada hem oksidaz enziminin etkisiyle Fe2+ şeklinde serbest hale gelir.

Bu demirin bir kısmı Fe3+ şeklinde ferritine bağlanırken, diğer kısmı transferine bağlanıp genel dolaşıma katılmak üzere özel bir transporter aracılığı ile hücrenin bazal kısmına taşınır.

Gıdalarla alınan non-hem demir 3+ değerliklidir. Emilmeden önce ferriredüktaz enzimi tarafından 2+ değerliğe indirilmesi gerekir. Bağırsak hücresi içine geçiş, nonspesifik bir transporter tarafından gerçekleştirilir.

Demirin emilimi son derece sıkı bir şekilde kontrol edilir. Yeterli miktarda demirin hücre içine alınması yani belirli bir doygunluk seviyesine ulaşılması durumunda, epitel hücreleri tarafından emilim durur. Bu duruma mukozal blok adı verilir.

Herediter kromatosiste bu bloğun yeterince etkin olmaması sebebiyle vücutta demir birikimi olur. Demir plazmada ferrik formda, transferrine bağlı olarak taşınır.

Transferin ortalama olarak %25-30 civarında satüredir.

Transferinin ek olarak bağlayabileceği demir miktarına “Bağlı olamayan demir bağlama kapasitesi” (UIBC) adı verilir.

Serum demir ve UIBC toplamı ise “total demir bağlama kapasitesi” (TIBC) olarak adlandırılır.

TIBC ölçümü, bir anlamda transferin konsantrasyonunun dolaylı bir şekilde ölçümü gibidir. Serum demir konsantrasyonunun, TIBC’ye oranına (100 x serum demiri / TIBC) satürasyon indeksi adı verilir.

Total demir bağlama kapasitesi, transferrin konsantrasyonunun dolaylı ölçümü anlamına gelir. Her transferrin molekülünün iki adet demir bağlama bölgesi vardır. Normal sağlıklı bireylerde total demir bağlama kapasitesinin yaklaşık olarak üçte biri bağlıdır.

Değerlendirme :

Herediter hemokromatoziste, serum demir konsantrasyonu ve demir satürasyonu yüksek bulunur. Bu parametrelerin hastalık olasılığının taranması amacıyla da kullanılabileceği bildirilmektedir.

Hemokromatozise ek olarak, pernisiyöz, aplastik ve hemolitik anemilerde, akut lösemilerde, kurşun zehirlenmesinde, akut hepatitlerde, vitamin B6 eksikliğinde, talasemilerde, tekrarlayan transfüzyonlarda ve akut demir zehirlenmelerinde de serum demir düzeyi yüksek bulunur.

Demir analizi en sık olarak özellikle hipokromisi ve mikrositozu olan hastalarda aneminin sebebinin belirlenmesi amacıyla kullanılır.

Beraberinde çoğunlukla total demir bağlama kapasitesi ölçümüne de ihtiyaç duyulur. Temel amaç demir eksikliği bulunup bulunmadığının belirlenmesi olunca, vücuttaki demir depolarının göstergesi olarak kabul edebileceğimiz ferritinin konsantrasyonu ölçümünün bu amaca daha fazla hizmet edeceği düşünülebilir.

Demir eksikliği anemisi, akut ve kronik enfeksiyonlar, hipotiroidizm ve postoperatif dönemde serum demir düzeyi düşük bulunur.

 

 

 

Total demir bağlama kapasitesi, demir eksikliği olanlarda, hamilelerde ve oral kontraseptif kullananlarda normal veya yüksek bulunur.

Kronik iltihabi hastalığı olanlarda veya malign hastalığı olanlarda genellikle total demir bağlama kapasitesi düşük bulunur.

Demir ve total demir bağlama kapasitesi ile birlikte ferritin, transferrin konsantrasyonlarının da ölçülmesi, demir metabolizması ile ilişkili durumların değerlendirilmesi açısından ilave yararlar sağlar.

Numune:

Serum (kırmızı veya sarı kapaklı tüp).

Serum demir konsantrasyonunun diürnal varyasyonu vardır.

Sabahları en yüksek, akşamları en düşük konsantrasyonda bulunur.

Sabahları akşama göre % 30 civarında daha yüksek ölçülebileceği bildirilmektedir.

Numunenin aç karnına alınmasında yarar görülür.

Analizin demir tedavisine başlanmadan ve transfüzyon yapılmadan önce alınması gerekir. Akut veya kronik enflamatuvar olaylarda serum demir konsantrasyonu geçici olarak, belirgin derecede düşer. Bu nedenle enfeksiyon bulgusu olan kişilerde yanıltıcı sonuçlar elde edileceğinden serum demir konsantrasyonu ölçümü yapılmamalıdır.

Yapılmışsa gerçek sonucun elde edilebilmesi için iltihabi reaksiyona ait bütün klinik bulgular ortadan kalktıktan ve serum CRP konsantrasyonu referans aralık sınırlarına döndükten sonra çalışma tekrar edilmelidir.

Uykusuzluk ve stres durumlarında da serum demir konsantrasyonu daha düşük bulunur.

Test sonucunu etkilediğinden, hemolizli örneklerden çalışma yapılmamalıdır. Serum numunesi, buzdolabinde 3 hafta, dondurulmuş halde bir yıl boyunca saklanabilir.

Referans aralığı:

Konu ile ilgili bir videomuz;

 

 

%d blogcu bunu beğendi: