Dev Hücreli Arterit (Temporal Arterit) Nedir ? & Polimiyalji Romatika Nedir ?

Polimiyalji Romatika özellikle sürekli kasları ve kemikleri ağrıyan, yorgunluk çeken orta yaş üstü insanların bilmesi gereken bir hastalıktır.

Hele bir de kan testlerinden sedimantasyon (ESR) yüksek çıkmışsa o zaman daha da iyi bilin.

Polimiyaljia Romatika  nedir ?

Polimiyalji romatika, kas ve eklemleri tutan, kas ağrısı ve sertlik ile karakterize, omuz, kol, boyun ve kalça bölgelerini tutan bir hastalıktır.

Hastalık tipik olarak 50 yaşın üzerindeki insanlarda görülür.

Bir hastada bazen polimiyalji romatika ile temporal arterit (dev hücreli arterit) aynı anda oluşur. Polimiyalji romatika’lı kişilerin yaklaşık % 10-15’inde aynı anda dev hücreli arterit’de vardır.

Polimiyaljia Romatika nedenleri ve risk faktörleri nelerdir ?

Hastalığın nedeni bilinmiyor.

Son araştırmalar, genetik (kalıtsal) risk faktörlerinin,  rolü olabileceğini göstermiştir. Teoriler, genetik olarak duyarlı bireylerde bağışıklık sisteminin viral uyarılmasını da içermektedir.

Nadiren hastalık kanserle ilişkilendirilir. Bu teoriye göre, kanser, polimiyalji romatika semptomlarına neden olan inflamatuar bir bağışıklık cevabı başlatmaktadır.

Polimiyalji romatika semptomları ve belirtileri nelerdir ?

Hastalığın başlaması ani olabilir.

Bir sabah vücudun her yerinde kas-eklem ağrısı ve sertliği ile uyanana kadar sağlıklı bir geçmişi olan bir hasta olabilir. Bu ağrılar zayıflık duygusuna ve işlev kaybına neden olabilir.

Bazen kas hassasiyeti vardır. Bu semptomlar genellikle devam eder ve genellikle yorgunluk hissi verir. Bazı hastalarda, iştah ve enerji kaybı eşliğinde kilo kaybı yaşanır.

Depresyon ortaya çıkabilir.

Polimiyalji romatika tanısı nasıl konur ?

Bozukluğun teşhisi, sağlık öyküsü ve fizik muayene ile başlar.

Doktor sıklıkla kas hassasiyetini ve omuz hareketinin ağrı ile sınırlı olduğunu not eder. Eklemler genellikle şişmez.

Bununla birlikte, ellerin, bileklerin ve /veya dizlerin küçük eklemlerinde şişme olabilir.

Enflamasyon bulgusu olarak  eritrosit sedimantasyon hızında (ESR) ve /veya C-reaktif proteinde önemli bir yükselme olur. Bununla birlikte, bu testler spesifik değildir ve radyolojik testler de normaldir.

“Eritrosit sedimantasyon hızı nedir ?” için buraya tıklayınız.

Tanı, ESR gibi enflamasyon testlerinin artması ve  kas ve eklem ağrısının karakteristik öyküsüne dayanır. Ayrıca, hastaların karaciğer fonksiyon testlerinin hafif yükselmesine de sık rastlanılır.

Polimiyalji romatika tedavisi nasıl yapılır ?

Tıbbi tedaviler ağrı ve iltihaplanmayı azaltmaya yöneliktir.

Hafif semptomları olan bazı hastalar, aspirin veya ibuprofen gibi nonsteroid antiinflamatuar ilaçlarla (NSAİİ) iyileşebilirken, çoğu hasta düşük doz kortikosteroidlere (prednizon veya prednizolon gibi) iyi yanıt verir.

Aslında, düşük doz kortikosteroidlerle alınan hızlı, sevindirici sonuçlar durumun karakteristik özelliğidir.

Çoğu hastada birkaç yıl içinde prednizon tamamen terkedilebilir. Bazı hastalarda uzun süreli tedavi gerekir.

Bazen, semptomlar çözüldükten sonra hastalık nüksetmektedir. İdeal prednizone doz rejimi klinik araştırmacılar tarafından aranmaya devam etmektedir.

Polimiyaljia romatika hastalarının prognozu nedir ?

İzole polimyalji romatikalı hastaların gidişatı çok iyidir.

Polimiyalji romatikalı’nın başarılı bir şekilde tedavi edilmesinin anahtarlarından biri, ilaçların kademeli ve hızlı olmamasıdır.

Prednizon ve prednizolon ilaçları potansiyel kemik toksisitesi ile ilişkili olduğundan osteoporoza neden olabilirler. Bu nedenle hastalar kalsiyum ve D vitamini takviyesi almalıdır.

Kemik mineral yoğunluğu testleri uygun hastalarda yapılmalı ve gerekirse östrojen, alendronat (Fosamax) ve risedronat (Actonel) gibi osteoporoz ilaçları düşünülmelidir.

“Osteoporoz nedir ?” için buraya tıklayınız.

Polimiyalji romatika’yı önlemek mümkün müdür ?

Polimiyalji romatika için herhangi bir önlem yoktur.

Önleme tedbirleri, polimiyalji romatika tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkilerinin önlenmesine odaklanmaktadır.

Polimiyalji romatika komplikasyonları nelerdir ?

Polimiyalji romatika, tedavi edilmezse eklem fonksiyon kaybına neden olabilir. Bu genellikle geçicidir, ancak donmuş omuzlar önemli bir komplikasyondur.

Polimiyalji romatika tedavisinde kullanılan ilaçlardan ek komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bunlar, nonsteroidal antienflamatuar ilaçlar ve kataraktlardan mide kanaması veya böbrek yetmezliği, ciltte morarma ve kortizon ilaçlarından kaynaklı osteoporoz’u içerir.

Bu nedenle, mümkün olan en düşük ilaç dozları kullanılmalıdır.

Polimiyalji romatika, potansiyel olarak daha ciddi bir durum olan dev hücreli arterit (temporal arterit) ile birlikte ortaya çıkabilir.

Ayrıca, yukarıda belirtildiği gibi, bir kanserle birlikte ortaya çıkabilir. Bu durumda prognoz, kanseri tedavi etme kabiliyetine dayanır. Polimiyalji romatika semptomları kanser tedavisiyle geçer.

Gelelim Dev Hücreli Arterit’e;

Temporal arterit (Dev Hücreli Arterit-DHA) nedir ?

Bu hastalık orta ve büyük çaplı arterleri tutan inflamatuar sistemik bir vaskülittir. Başlıca karotid arterin ekstrakranial dallarını, sıklıkla temporal arteri tutar.

Genellikle yaşlıları etkileyen bir hastalık olup 50 yaş altında nadirdir (ortalama yaş 70-75).

Hastaların % 65’i kadındır.

Hastalığın nedeni bilinmiyor. DHA hücre aracılı immün patogeneze sahip bir hastalıktır. Yaş önemli bir risk
faktörüdür ve 50 yaştan sonra bu risk artar. Yaş ilerledikçe immün sistemde değişikliklerin hastalık için nasıl bir risk oluşturduğu bilinmiyor.

Damar duvarında granülomatoz bir inflamasyon vardır.

Temporal arterit (Dev Hücreli Arterit-DHA) belirtileri nelerdir ?

Başlangıç semptomlar nonspesifiktir. Yorgunluk, ateş, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı gibi genel semptomlar vardır.
Tutulan arter kranial bölgede ise en sık semptom başağrısıdır; temporal bölgelerde şiddetli hissedilir, yaygın veya
lokalize olabilir, genellikle temporal, oksipital veya periorbital alandadır ve analjeziklere dirençlidir.

Temporal arter bölgesinde hassasiyet vardır, gözlük takarken bile rahatsızlık hissedilir.

Hastaların yaklaşık yarısında tek veya iki taraflı temporal arterler belirginleşmiştir, palpe edildiğinde sert, nodüler yapılar ve hassasiyet saptanabilir.

Temporal arter atımları azalmış veya kaybolmuş olabilir.

Semptomlar birkaç hafta veya ay içinde giderek artar. Hızlı seyreden olgularda ani görme kaybı (%15) gelişebilir. Oftalmik arterin etkilenmesine bağlı tek veya çift taraflı bulanık görme, geçici veya kalıcı görme kaybı olabilir.

Uzun süreli konuşma ve çiğneme sırasında çene kaslarında ağrı ve kramp olması, konuşmaya ve çiğnemeye ara verme (dinlenme) veya sonlandırmaya neden olur.

Pulmoner semptomlar nadirdir, kuru öksürük olabilir.

Laboratuvar Bulguları nelerdir ?

Başta eritrosit sedimentasyon hızı (ESH), genellikle yüksektir. Westergren metodu ile saatte 100 mm’nin üzerine çıkabilir.
İnflamasyonun yoğunluğuna rağmen hastaların %10’unda ESH normal olabilir.

Serum C-reaktif proteini (CRP) düzeyleri de yüksektir.

Hastaların çoğunda orta derecede bir anemi vardır.

DHA’de diğer otoimmün hastalıklarda gözlemlenen otoantikorlar saptanmaz. Bu ayırıcı tanıda çok önemlidir.

Karaciğer enzimlerinden en sık rastlanan anormallik alkalen fosfataz düzeyinde yüksekliktir. Serum AST
ve ALT düzeylerinde de artış gözlenebilir. Nonspesifiktir ve inflamatuvar hastalığın bir bulgusudur.

Hastalardaki şiddetli kas ağrılarına rağmen kas harabiyetini gösteren serum kreatin kinaz ve diğer kas enzimleri
normaldir.

Elektromiyografi (EMG) çalışmaları ve kas biyopsilerinde patolojik bir belirti saptanmaz.

Görüntüleme testleri

DHA tanısı ve vaskülitin yaygınlığının değerlendirilmesi için vasküler görüntüleme önemlidir.

DHA’nın %50’sinde ekstrakranial tutulum saptanır ve bunlarda temporal arter biyopsisi negatiftir.

Distal subklavian, aksiller ve proksimal brakial arterlerin tutulması DHA için tipik bir bulgudur.

Konvansiyonel anjiografi vaskülitlerin değerlendirilmesinde kullanılabilir. Ancak MR-anjio kadar güvenilir değildir.

Temporal arterit (Dev Hücreli Arterit-DHA) tedavisi nasıldır ?

Kortikosteroidler DHA’nın tedavisinde tıpkı polimiyalji’de olduğu gibi çok değerlidir.

Vasküler ve sistemik bulguları ortadan kaldırır, körlükins idansını azaltır. Tanı konulduktan sonra zaman kaybetmeden tedaviye başlanmalıdır.

Semptomlar 1 ay içinde düzelir. Eğer hastalık alevlenecek olursa doz tekrar artırılabilir.

Ne yazık ki hastalıkta tekrarlama sıktır.

DHA kendini sınırlayan bir hastalık değildir. Hastalığın tedavisi 2 yıl kadar sürebilir.

Kortikosteroidlerin dozunu azaltmada yada steroidlerin kullanılamadığı durumlarda immün süpresif ilaçların
(azatioprin ve metotreksat ) tedaviye eklenmesi  hastalık alevlenmelerini kontrol etmede yararlı olmaktadırlar.

Anti-TNF ajanlarının kullanıldığı vakalar vardır. İnfliximabın, steroid kullanılmış vakalarda tek başına veya steroidlerle birlikte kullanılmasının faydalı olduğu görülmüştür.

 

 

%d blogcu bunu beğendi: