Faktör VII (Prokonvertin) Testi Nedir, Neden Yapılır ?

Faktör VII (Prokonvertin) testi genellikle kanama eğilimi yüksek veya protrombin zamanı uzun bulunan hastalarda, sebebin belirlenmesine yönelik araştırmalar sırasında ihtiyaç duyulur.

Nadir istenen testlerdendir.

Faktör VII, K vitaminine bağımlı olarak karaciğerde sentez edilen  pıhtılaşma faktörlerinden biridir.

Faktör VII, koagülasyon şelalesinin ekstrensek yolunda aktive olan ilk plazma koagülasyon faktörüdür.

FVIIa şekline aktivasyonu, doku faktörü tarafından sağlanır. Faktör VIIa ve doku faktörü kompleksinin en önemli substratı Faktör X’dur.

Çok seyrek rastlanan konjenital Faktör VII yetersizliği, otozomal resesif geçiş gösteren ve her iki cinsi de eşit oranda etkileyen bir defekte bağlı olarak meydana gelir.

Herediter FVII eksikliklerinin % 20 kadarında üretim yetersizliği değil, protein molekülünün fenotipik yapısında değişiklik bulunmasından kaynaklanan fonksiyonel bozukluk bulunur.

Vakaların geri kalan % 80’lik kısmında kısmında ise üretim azalmasına bağlı aktivite yetersizliği görülür.

Faktör VII eksikliğinde hemofiliye benzeyen bir klinik tablo oluşur.

Homozigot bireylerde ciddi derecede kanama bozuklukları görülür.

Burun kanaması, gastrointestinal kanamalar, eklem içi kanamaları, menoraji, ölümcül beyin kanamaları ve umbilikal kord kanamaları görülebilir.

Heterozigotlar genellikle belirti vermez.

Ancak hemofililerin aksine Faktör VII eksikliğinde, aPTT normal sınırlar içinde kaldığı halde, PT uzun bulunur.

Tedavisi hemofililerde olduğu gibi eksik olan faktörün replasmanı ile sağlanır. Bu amaçla rekombinant VII kullanılır.

Oral antikoagülan kullanımı sırasında aktivitesi ilk önce düşmeye, tedavinin kesilmesinden sonra ise ilk önce yükselmeye başlayan koagülasyon faktörü, Faktör VII’dir.

Aktivite heterozigot bireylerde genellikle % 50’nin üzerinde, homozigotlarda ise % 20’nin altında bulunur.

Zamanında doğan sağlıklı bebeklerde Faktör VII aktivitesi % 20 veya üzerinde bulunur. Aktivitenin yetişkin düzeyine yükselmesi için 6 aya yakın bir sürenin geçmesi gerekebilir.

Değerlendirme:

Herediter defektlerin yanında, şiddetli karaciğer hastalıklarında, K vitamini yetersizliğinde ve oral antikoagülan ilaçların kullanımı durumunda da FVII aktivitesi düşük bulunur.

Faktör VII aktivitesi ve Faktör V aktivitesi ölçümü birlikte uygulanarak, karaciğer hastalığı ile K vitamini yetersizliği olasılıklarının birbirinden ayrılması mümkün olabilir.

Parankimal karaciğer hastalıklarında faktör V ve K vitaminine bağımlı olarak sentezlenen pıhtılaşma faktörleri (Faktör II, VII, IX ve X) beraberce azalırken, K vitamini yetersizliğinde faktör V normal, diğer faktör düzeyleri düşüktür.

Numune:

Sitratlı tüpe (mavi kapaklı tüp) alınan kandan elde edilen plazma örneği kullanılır.

Numune alındıktan sonra santrifüj edilerek, hemoliz edilmeden plazma hemen ayrılmalı, plastik tüp içinde ve soğuk ortamda gönderilmelidir.

Kesinlikle cam tüp kullanılmamalıdır.

Kumadin türevi antikoagülan kullanan hastalarda 2 hafta, heparin tedavisinde ise 2 gün önce tedavi kesilmelidir.

Referans aralığı:

Normal aktivitenin % 50–150’sidir.

 

Bunları da Merak Edebilirsiniz;

“6.Hastalık Nedir ?”

“Kalp Krizi (Miyokard İnfarktüsü) Nedir ?”

“Bruselloz Nedir, Peynirle Geçer mi ?”

“Diyabet Belirtileri ve Tedavisi”

“Ceviz Saç Dökülmesinde Faydalı mı ?”

“Sivilce Nasıl Geçer ?”

“Mantar Zehirlenmesi Neden Öldürür ?”

“Fındık Kalbi Korur mu ?”

“Selülit Nedir, Nasıl Geçer ?”

“CA 125 Testi Ne İçin İstenir ?”

“Pankreas Kanseri Nedir ?”

“Kistik Fibrozis ve Ter Testi Nedir ?”

“Karaciğer Yağlanması Neden Olur ?”

“Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir ?”

“Akciğer Kanserinde Yaşam Süresi Ne kadardır ?”

“Evde Uyuşturucu Testi Nasıl Yapılır ?”

“Sürekli Yorgunluk Neden Olur ?”

“ALT testi Ne İşe Yarar ?”

“Hacamatın Faydaları ve Zararları Nelerdir ?”

 

%d blogcu bunu beğendi: