Fenitoin Testi Nedir, Neden Yapılır ?

Fenitoin (ticari adı Epdantoin , Epitoin, vs) testi ilacın hedeflenen tedavi edici kan kan konsantrasyonuna ulaşıp ulaşmadığının izlenmesi ve toksisite olasılığının değerlendirilmesi amacıyla kullanılır.

Epilepsi, beyinde bulunan nöronların, anormal elektriksel deşarjı sonucunda aniden ortaya çıkan, tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalıktır.

Altta yatan belirli bir sebebi bulunamayan epilepsi vakaları, idiyopatik veya konstitüsyonal olarak adlandırılır.

Semptomatik olarak sınıflanan epilepsi grubunda ise, doğumsal anomaliler, perinatal yaralanmalar, metabolik hastalıklar, travma, tümörler ya da yer kaplayan bazı lezyonlar, vasküler hastalıklar, dejeneratif hastalıklar veya enfeksiyonlar klinik tablodan sorumlu olabilir.

Beynin küçük bir kısmının etkilenmesi sonucu ortaya çıkan nöbetlere parsiyel, tamamının etkilenmesi sonucu ortaya çıkan nöbetlere ise generalize nöbet adı verilir.

Bilinç kaybına sebep olmayan parsiyel nöbetlere “basit parsiyel nöbet”, bilinç bozukluğuna sebep olan parsiyel nöbetlere ise “kompleks parsiyel nöbet” adı verilir.

Generalize nöbetler ise sergiledikleri klinik tabloya göre, absence (petit mal) nöbetler, atipik absence’lar, miyoklonik nöbetler, tonik-klonik (grand mal) nöbetler ve tonik, klonik veya atonik nöbetler olarak sınıflandırılır.

Tonik-klonik veya grand mal olarak adlandırılan nöbetlerin hemen öncesinde çoğu zaman aura safhası yaşanır.

Beynin kısıtlı bir bölgesinden kaynaklanan elektriksel deşarja bağlı olduğu düşünülen bu safhada hasta, sersemlik, baş dönmesi gibi şikâyetler ifade edebilir, görsel, işitsel ve diğer duyusal uyarılar hissedebilir veya halüsinasyonlar yaşayabilir.

Gerçek nöbetin birkaç saniye veya dakika öncesinde yaşanan ve çok kısa süren bu safhanın hemen ardından ani bilinç kaybı ile birlikte hasta kasılarak yere düşer ve solunumu durur.

Genellikle bir dakikadan kısa süren tonik fazın ardından yaklaşık 2-3 dakika devam eden ve vücut kaslarının seğirmesiyle karakterize klonik faz başlar.

Bunu da gevşek koma hali izler.

Nöbet sırasında hasta dilini veya dudaklarını ısırabilir, idrarını veya gaitasını kaçırabilir ve yaralanabilir.

Nöbet sonrasında bilinci yerine gelen hasta genellikle uykuya dalar.

Bilincin geri dönmesinden hemen sonra yeni nöbetlerin ortaya çıkmasına nöbet serisi, bilinç geriye dönmeden yeni nöbetlerin ortaya çıkmasına ise status epilepticus denir.

Nöbetin hemen sonrasında yani postiktal dönemde hasta geçici hafıza kaybı yaşar.

Yine bu dönemde, baş ağrısı, oryantasyon bozukluğu, konfüzyon, sersemlik, bulantı, kas ağrısı gibi şikâyetler yaşanır.

Fenitoin, karbamazepin, valproik asit, fenobarbital, primidon, gabapentin, lamotrigine, topiramat, oxcarbazepin, levetiracetam gibi pek çok ilaç gibi tonik-klonik ve psikomotor nöbetlerin önlenmesi amacıyla kullanılır.

Tek başına kullanılabildiği gibi, ihtiyaca göre başka bir ilaçla kombine edilebilir.

Epilepsi tedavisi dışında trigeminal nevraljinin tedavisinde de kullanılmaktadır.

Fenitoinin absorbsiyonu kişiden kişiye farklılık gösterir. Nonlinear kinetiğe sahiptir. Bu nedenle uygun dozun belirlenmesi için kan seviyesinin takibi önerilir.

Oral yoldan alındığında emilim % 80-95 oranında gerçekleşir ve uygulanan diyetten etkilenir.

Kanda yaklaşık olarak % 90 oranında proteinlere bağlanarak dolaşır.

Kandan eliminasyonu, kan konsantrasyonuna bağlıdır. Bu sebeple de diğer ilaçlarda olduğu gibi klasik olarak tanımlanabilen bir yarılanma ömrü yoktur.

Diğer yandan, sitokrom P450 enzim sistemini indükleyen ilaçlar fenitoinin kandan temizlenme hızını artırdığından, tedaviye bu enzim sistemini etkileyen ilaçların eklenmesi veya kullanılmakta olan bu tür ilaçların kesilmesi kısa zaman içinde doz ayarlaması ihtiyacını ortaya çıkarabilir.

Değerlendirme:

Terapötik aralık 10-20 µg/mL arası olarak kabul edilir. Plazma konsantrasyonunun 25 µg/mL’yi aşmasıyla birlikte toksik etkiler ortaya çıkmaya başlar.

Tedavi dozunun aşılması ve kan konsantrasyonun terapötik aralığın üzerine çıkmasıyla birlikte nistagmus, ataksi ve dizartri gibi toksik etkiler ortaya çıkmaya başlar.

Serum konsantrasyonu 30 µg/mL üzerine çıktığında tremor, hiperrefleksia ve letarji gibi belirtiler ortaya çıkabilir. 40 µg/mL üzeri kan konsantrasyonları kritik değer olarak kabul edilir.

Numune:

Serum (kırmızı veya sarı kapaklı tüp).

Numunenin ilacın alınması gereken saatte, ilaçtan önce alınmasında yarar vardır.

Hastanın son ilaç kullanma zamanı ve dozu belirtilmelidir.

Referans Aralığı:

ug/ml

Terapotik düzey : 10-20

Toksisite: > 25

Panik değer : >40

 

Bunları da Merak Edebilirsiniz;

“6.Hastalık Nedir ?”

“Kalp Krizi (Miyokard İnfarktüsü) Nedir ?”

“Bruselloz Nedir, Peynirle Geçer mi ?”

“Diyabet Belirtileri ve Tedavisi”

“Ceviz Saç Dökülmesinde Faydalı mı ?”

“Sivilce Nasıl Geçer ?”

“Mantar Zehirlenmesi Neden Öldürür ?”

“Fındık Kalbi Korur mu ?”

“Selülit Nedir, Nasıl Geçer ?”

“CA 125 Testi Ne İçin İstenir ?”

“Pankreas Kanseri Nedir ?”

“Kistik Fibrozis ve Ter Testi Nedir ?”

“Karaciğer Yağlanması Neden Olur ?”

“Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir ?”

“Akciğer Kanserinde Yaşam Süresi Ne kadardır ?”

“Evde Uyuşturucu Testi Nasıl Yapılır ?”

“Sürekli Yorgunluk Neden Olur ?”

“ALT testi Ne İşe Yarar ?”

“Hacamatın Faydaları ve Zararları Nelerdir ?”

 

Fenitoin Testi Nedir, Neden Yapılır ?” için bir yorum

Yorum Yaz - Soru Sor