Gaitada Gizli Kan (GGK) Testi Nedir, Neden Yapılır, Pozitif ve Negatif Ne Demek ?

Gaitada Gizli Kan (GGK) testi özellikle gastrointestinal sistemin herhangi bir noktasından kaynaklanan kanama olup olmadığının belirlenmesini sağlar.

En çok kansızlık sebebinin araştırılması, mide ve duodenum ülseri ile kalın bağırsak kanseri taraması amacıyla kullanılır.

Hastanın gözle yaptığı kontrolde belirleyemediği, ancak kimyasal değerlendirme ile tespit edilebilen kanamaya “gizli kanama” adı verilir.

Sağlıklı bir yetişkinde günlük olarak dışkı ile kaybedilen kan miktarı 0.5- 1.0 mL kadardır. Dışkıyla günde 2 mL’den fazla kan kaybedilmesi patolojik bir durum olarak kabul edilir.

Gastrointestinal sistem kanamalarının çıplak gözle görünüp görünmemesi, kanamanın miktarına ve kaynaklandığı noktaya bağlıdır.

Günlük 100 mL’yi aşan üst gastrointestinal sistem kaynaklı kanamalar, çoğu zaman gaitanın renginin koyulaşmasına yol açar.

Kaybedilen miktarın fazla olması durumunda gaita siyah, zifte benzer bir görünüm kazanabilir.

Alt gastrointestinal sistem kaynaklı kanamalarda ise dışkının rengi kanamanın anüse yakınlığına ve miktarına bağlı olarak değişkenlik göstermekle birlikte, miktarının fazla olması halinde kan çoğu zaman kırmızı rengini muhafaza eder.

Guaiac, ortotoluidin, ortodinisidine ve benzidin gibi indikatörleri kullanan kimyasal metotlarla ve immunokimyasal metotlarla yapılan taramalarda 10 mL’den çok daha düşük miktarlardaki kanamaların tespit edilebilmesi mümkündür.

Gaitada gizli kan araştırması amacıyla geçmişte çok çeşitli metodular kullanılmış olmakla birlikte günümüzde en yaygın olarak guaiac metodu ve immunokimyasal metot kullanılmaktadır.

Guaiac metodu, çeşitli modifikasyonlarla yeterli seviyede sensitif bir test haline getirilmiş olsa da, hem grubunun peroksidaz benzeri aktivitesini (psödoperoksidaz) belirlemeye dayalı bir test olduğundan spesifitesi düşüktür.

Bu yöntem, peroksidaz aktivitesine sahip bütün moleküllerden ve yiyeceklerden de etkilenir.

Bu nedenle testin uygulanmasından önceki birkaç gün boyunca kırmızı et, turp, şalgam, lahana, karnabahar, brokoli, elma, muz ve kantalup gibi peroksidaz özelliği olabilen ve bu nedenle de test sonucunun yalancı pozitif olmasına sebep olabilecek gıdalardan sakınılması gerekir.

Demir tedavisi uygulanmakta olan hastalarda da test sonucu yalancı pozitif bulunur.

Buna karşılık bol narenciye tüketimi ve C vitamini alınması test sonucunun yalancı negatif bulunmasına sebep olabilir.

Kolorektal kanserlerin, her iki cinsiyet grubunda da yaşam kaybına sebep olan kanser türleri arasında 3. sırada olması, bu grup kanserlerin erken teşhisine yönelik araştırmaların önemini artırmaktadır.

Sensitivite ve spesifitesi nispeten düşük olsa da kolorektal kanserlerin taraması amacıyla, 50 yaşından sonra yılda en az bir kere uygulanması tavsiye edilmektedir.

Ailevi yatkınlığı olanların bu testi daha erken yaşlarda yaptırmaya başlamaları önerilmektedir. Kolorektal kanserlerin taranması amacıyla yapılan taramalarda, testin üç ayrı zamanda alınan gaita örnekleri kullanılarak tekrarlanmasının testin duyarlılığını artıracağı bildirilmektedir.

Değerlendirme:

Test sonucunun pozitif bulunması gastrointestinal sistemin herhangi bir noktasında kanama olduğunu gösterir. Ancak sonucun yorumlanması sırasında kullanılan metodun da dikkate alınması gerekir.

Numune:

Gaita örneği, temiz, ağzı kapaklı kap içinde saklanmalıdır.

Test kolon kanseri taraması amacıyla kullanılıyorsa, hastalar testin uygulanmasından önceki 3 gün boyunca, liften zengin bir gıda rejimi uygulamalıdır.

Bol sebze, meyve ve salata, kuruyemiş yenmesi, mevcut olması halinde kanseröz dokulardan kanama olmasını kolaylaştıracak ve dolayısıyla teşhise yardımcı olacaktır.

Kimyasal metotlar kullanılacaksa, test öncesi 3 gün içinde et ve et ürünü yenmemiş olmalı, turp, şalgam, lahana, karnabahar, brokoli, elma, muz ve kantalup gibi peroksidaz özelliği olabilen gıdaları içermeyen bir diyet uygulanmalıdır.

Ağızdan C vitamini kimyasal reaksiyonları baskılayıcı bir etki meydana getirebildiğinden, test öncesi 3 gün boyunca  alınmamış olmalıdır.

İmmunokimyasal yöntemler kullanılıyorsa, bu kısıtlamalara gerek yoktur.

Kadınlarda menstruasyon döneminde kontaminasyon olasılığına izin vermemek için mümkünse testin uygulanmasını geciktirmekte yarar vardır.

Aynı şekilde, ishali olan hastaların da test için örnek almayı ishalin ortadan kalkmasından ve bağırsak hareketlerinin normale dönmesinden sonraki döneme ertelemeleri önerilir.

Referans değer:

Negatif.

Konu ile ilgili açıklamalı videomuzu da aşağıdan izleyebilirsiniz;

 

 

%d blogcu bunu beğendi: