HSV Tip 1 ve 2 Antikorları Testi & HSV IgM, HSV IgG Nedir ?

HSV Tip 1 ve 2 Antikorları (IgM-IgG) herpex simplex virüsünün neden olduğu enfeksiyonlarının teşhisi, serokonversiyonun izlenmesi, kişinin bu virüse karşı bağışıklığının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gibi amaçlarla kullanılır.

Herpesvirüs ailesi

HSV tip 1 ve tip 2’ye ek olarak varisella zoster virüsü, sitomegalovirüs, EbsteinBarr virüsü ve kaposi sarkomuna sebep olan HSV tip 8’i de içerir.

Yaklaşık 70 civarında virüsün oluşturduğu herpesvirüs ailesinin üyesi olan HSV tip 1 ve HSV tip 2, çift sarmallı DNA virüsüdür.

Deneysel çalışmalarda, bu virüslerin diğer hayvanlara bulaştırılmasının mümkün olabildiği gösterilmişse de, insanlar bu virüsün tek doğal rezervuarıdır.

Dünyanın her yerinde yaygın olarak bulunan bu virüslerin insandan insana başlıca bulaşma yolu, etkeni içeren sekresyonlarla direkt temas veya cinsel temastır.

Virüs mukoza veya zedelenmiş cilt ile temas ettiğinde, epidermis ve dermis hücrelerine bulaşarak kısa zaman içinde replike olmaya başlar.

Primer enfeksiyon sonucunda, inokülasyon bölgesinde genellikle ağrılı veziküller oluşur. Virüslerden birine karşı önceden bağışıklığı bulunan kişilerin diğer tip virüs ile enfekte olmaları durumunda primer enfeksiyon dönemi subklinik bir seyir gösterebilir.

Primer enfeksiyonun hemen ardından virüs, ilgili bölgenin sensorial sinir gangliyonlarına ulaşarak burada latent hale geçer.

Tam olarak bilinmeyen faktörlerin etkisiyle değişik zamanlarda reaktive olan virüs, primer enfeksiyon bölgesinde benzer lezyonların yeniden oluşmasına sebep olur.

Virüs en sık olarak basit veziküler cilt lezyonlarıyla karakterize uçuğa sebep olsa da, zaman zaman dişeti ve yanak iltihabı, göz iltihabı, aseptik menenjit ve genital sistem enfeksiyonları gibi daha önemli klinik tablolara da yol açabilir.

HSV enfeksiyonun meydana getireceği klinik belirtiler, kişinin mevcut sağlık durumuna, yaşına ve bağışıklık sisteminin durumuna bağlıdır.

HSV tip 1 daha çok “herpes labialis” adı verilen, ağız çevresinde lezyon oluşumu veya gingival stomatitis ile karakterize olan klinik tablodan sorumludur. Primer göz enfeksiyonlarında % 80-90 oranında etken HSV tip 1’dir.

Buna karşılık ürogenital enfeksiyonlardan % 80-90 oranında HSV tip 2 sorumludur. HSV tip 2’nin sorumlu olduğu genital enfeksiyonlarda reaktivasyon sıklığı, HSV tip 1’in sorumlu olduğu enfeksiyonlara göre iki kat daha fazladır.

HSV tip1’in sorumlu olduğu non-genital enfeksiyonlarda, HSV tip 2’nin sorumlu olduğu enfeksiyonlara göre reaktivasyon sıklığı çok daha yüksektir.

Primer enfeksiyon veya reaktivasyon neticesinde, gebeliğin erken döneminde meydana gelen rahim içi enfeksiyonlar fetüsün kaybına sebep olabilir. Daha sonraki dönemlerdeki enfeksiyonlar ise mikrosefali ve hidroanensefali gibi çok önemli nörolojik sorunlara, mikroftalmi, keratokonjonktivitis ve retinitis gibi göz sorunlarına sebep olabilir.

Ayrıca ciltte vezikül veya nedbe tarzında lezyonlar bulunabilir.

Tedavi edilmeyen dissemine HSV enfeksiyonlarında pnömoni ve dissemine intravasküler koagülasyon gibi ağır klinik tablolar meydana gelebilir. Fetal defektlerin, hem primer enfeksiyon sırasında, hem de reaktivasyon sırasında meydana gelebileceği bildirilmiştir.

Gebelik döneminde yalnızca enfeksiyona maruz kalma riski yüksek kadınlara tarama testi uygulanması önerilmektedir.

HSV tip 1 ve HSV tip 2’ye özgü antikorlar % 95-98 oranında sensitif ve spesifiktir.

Değerlendirme:

Klinik belirtiler, enfeksiyonun gerçekleşmesinden sonraki 2 – 12 (ortalama 6 gün) içinde ortaya çıktığından, primer enfeksiyonun erken döneminde klinik bulguların varlığına rağmen IgM sınıfı antikorlar henüz pozitif hale gelmemiş olabilir.

Bu sebeple erken dönemde IgM sınıfı antikorlarının negatif bulunması enfeksiyon olasılığını kesin olarak ekarte ettirmez.

Primer enfeksiyon sonrası pozitif hale gelen IgM sınıfı antikorlar, yaklaşık 2-3 ay boyunca pozitifliğini muhafaza eder.

IgG sınıfı antikorlar negatif iken tek başına IgM sınıfı antikorlarının pozitif bulunması, akut dönemde primer enfeksiyon olasılığını destekler. Bir şahsın primer enfeksiyona maruz kaldığının söylenebilmesi için serokonversiyonun, yani negatif olan IgG antikorlarının pozitif hale geldiğinin gösterilmesi gerekir.

Reaktivasyon durumlarında IgG konsantrasyonunda artış meydana gelirken aynı zamanda, IgM antikorları yeniden pozitif hale gelir. Erken dönemlerdeki reaktivasyonlarda antikor titrelerindeki artışlar daha belirgin olduğu halde, çok sayıda rekürrens sonrasında antikor seviyesi nispeten daha stabil hale gelir ve daha az dalgalanma gösterir.

Reaktivasyon ve tekrarlayan enfeksiyon durumlarında da IgM sınıfı antikorlar pozitif hale gelebildiğinden, hamilelerde yalnızca bu test sonucuna dayanılarak primer enfeksiyon olasılığı hakkında karar verilmemelidir.

Ebstein-Barr virüsü enfeksiyonlarında heterotipik IgM antikor cevabı oluşabileceği ve sonuçta HSV tip 1 ve tip 2 IgM antikorlarının pozitif hale gelebileceği bildirilmektedir. Aynı duruma Varicella zoster virüsünün primer enfeksiyonlarında ve reaktivasyonlarında da rastlanabileceği bildirilmektedir.

Numune:

Serum.

Referans değer:

Negatif.

 

Bunları da Merak Edebilirsiniz;

“6.Hastalık Nedir ?”

“Kalp Krizi (Miyokard İnfarktüsü) Nedir ?”

“Bruselloz Nedir, Peynirle Geçer mi ?”

“Diyabet Belirtileri ve Tedavisi”

“Ceviz Saç Dökülmesinde Faydalı mı ?”

“Sivilce Nasıl Geçer ?”

“Mantar Zehirlenmesi Neden Öldürür ?”

“Fındık Kalbi Korur mu ?”

“Selülit Nedir, Nasıl Geçer ?”

“CA 125 Testi Ne İçin İstenir ?”

“Pankreas Kanseri Nedir ?”

“Kistik Fibrozis ve Ter Testi Nedir ?”

“Karaciğer Yağlanması Neden Olur ?”

“Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir ?”

“Akciğer Kanserinde Yaşam Süresi Ne kadardır ?”

“Evde Uyuşturucu Testi Nasıl Yapılır ?”

“Sürekli Yorgunluk Neden Olur ?”

“ALT testi Ne İşe Yarar ?”

“Hacamatın Faydaları ve Zararları Nelerdir ?”

 

%d blogcu bunu beğendi: