Kabakulak Nedir, Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi ve Aşısı

Kabakulak virüsle oluşan meşhur şişmiş parotis yani bir tükürük bezi hastalığıdır, kulağın altında büyük bir şişlik ve ağrı ile gider.

Çocukluk çağının sık rastlanan ancak, çocukluk döneminde hastalığı geçirmemiş yetişkinlerde de görülebilen hastalık, damlacık enfeksiyonu ile insandan insana geçen bulaşıcı bir hastalıktır.

Özellikle bahar aylarında okullarda salgın yapmaktadır.

Kabakulak, ateş, başağrısı, kulak ağrısı şeklinde belirtiler ile kendisini gösterir.

Bu belirtiler virüse maruziyet gününden sonra, 10 ile 25 gün arasında ve genellikle 18. günde ortaya çıkmaktadır. Tükürük bezlerinin iltihaplanması nedeniyle kulak memesi hizasında yanaklarda tek veya çift taraflı şişlik oluşur ve ağrı yapar.

Nadiren, hastalığın herhangi bir belirti vermeden kendiliğinden geçirilmesi de mümkün olabilmektedir.

Hastalığı yapan Kabakulak mikrobu, vücuda girdikten sonra kan yoluyla yayılmakta ve ayrıca pankreatit yani pankreasın iltihaplanmasına, beyin ve omuriliği saran zarların iltihaplanmasına (menenjit), erkeklerde orşit denen testislerin iltihaplanmasına neden olabilmekte ve sağırlık, kısırlık gibi kalıcı hasarlara yol açabilmektedir.

Aşının bulunmasından önce viral menenjite en fazla sebep olan etkenlerden birisi idi. Ayrıca beyne etki eden bir enfeksiyon olması nedeniyle sonradan oluşan sağırlığın da başlıca nedenlerindendir.

Gebeliğin ilk üç ayı içerisinde bu hastalığa yakalanan kişilerde düşüğe yol açabilmektedir.

Kalıcı sakatlıklar ve nadiren de olsa ölümle sonuçlanabilen bu hastalığın tedavisi yoktur. Kendiliğinden geçer.

Ayrıca önemli ölçüde okula-işe devamsızlığa neden olmaktadır.

Kabakulakta özel bir beslenme şekli yoktur, ne yenmez veya ne yenebilir diye birşey yoktur. Ağrıyı artırmayan, rutinde yediği herşeyi yiyebilir hasta.

Kabakulak’tan Korunma Yolları Nelerdir ?

Toplum sağlığını tehdit eden bu hastalığa karşı en etkin ve tek korunma yöntemi Aşı’dır.

Aşılama ile hastalık ve komplikasyonların oluşma sıklığı büyük oranda azaltılır, sağlık harcamalarındaki kayıplar engellenir ve bir tek doz aşı ile etkin, güvenli ve uzun süreli korunma sağlanır.

Kabakulak aşısının koruyuculuk oranı % 96‘dır.

Kabakulak Aşısı Zorunlu mu ?, Kabakulak Aşısı Olan Kabakulak Olur mu ?, Ne Zaman Yapılır ?

Kabakulak aşısı, hastalığı yapan mikrobun zayıflatılarak hastalık yapma kabiliyetinden arındırılması yolu ile elde edilmektedir. Aşının yapılması için anneden geçen immunglobilinlerin  tamamen tükendiği birinci yaş sonrası beklenmektedir.

Bu aşı tek başına uygulanabildiği gibi özellikle çocuklarda 12. aydan itibaren Kızamık ve Kızamıkçık aşıları ile birlikte bulunan üçlü karma aşı (MMR) şeklinde de uygulanabilmektedir. Bu aşıların birlikte yapılması, aşıların etkinliklerinde bir azalmaya yol açmamaktadır, ayrıca maliyet azalmaktadır.

Karma aşı, yıllardır tüm dünyada güvenle kullanılmaktadır.

Türkiye’de zorunlu aşılardandır.

Türkiye’de Aşı Türleri Nelerdir ?

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın çocukluk çağı aşı takviminde toplam 10 aşı (Hepatit B, Verem (BCG), DaPT-İPA-Hib (karma aşı), Pnömökok, KKK (Kızamık, kızamıkçık, kabakulak), DaBT-İPA, Çocuk Felci (aktif Polio), Difteri-Tetanos, Suçiçeği, Hepatit A) ve Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanmayan ancak özel sağlık birimlerindeki doktorlar tarafından uygulanması tavsiye edilen Meningekok ve Rotavirüs aşıları yer alıyor.

Doğumdan sonra 9. ayda sadece Kızamık aşısı yapılmış bir çocuğa Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşının uygulanma zamanı 15. ay olmalıdır.

Kabakulak aşısı veya üçlü aşı gebelerde kesinlikle uygulanamaz. Aşı olan bir bebeğin ya da çocuğun gebe annesine ya da bir yakınına bu hastalığı bulaştırması söz konusu değildir.

Günümüzde Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısının, 5 – 6 yaş aralığında veya ergenlik dönemi olan 11-12 yaş aralığında yeniden uygulanması önerilmektedir.

Daha önce herhangi bir belirti vermeden Kabakulak geçirmiş bir kişiye aşı yapılmasının herhangi bir sakıncası yoktur, dolayısıyla Kabakulak geçirip geçirmediğinden emin olmayan bir kişinin aşı öncesi kan testi yaptırması gereksizdir.

Aşı deri altına veya kas içine uygulanır.

Belirgin bir yan etkisi yoktur.

Nadiren aşıdan 5-12 gün sonra hafif ateş, aşı yerinde ağrı, kızarıklık ve daha sonra tükürük bezlerinde hafif bir şişme olabilmektedir.

Aşı ile kabakulak olunmaz.

Bu belirtiler tedaviye gerek olmaksızın kendiliğinden iyileşmektedir. Bu bebeklere bir-iki gün süreyle ateş düşürücü şurup ya da fitil verilebilir.

 

 

Yorum Yaz - Soru Sor