Kan Tahlilinde (Testinde) CK, CK MB, hs-CRP, CRP, Ca, CHOL Ne Demek ?

Kan tahlillerinde (testlerinde), raporlarda kısa isimleriyle de verilen CK, CK MB, CRP, Ca, CHOL nedir, ne demektir kısaca bir bakalım.

CK yani Kreatin Kinaz, birçok dokuda bulunsa da başlıca çizgili kas hasarına sebep olan her türlü hastalığın ve MI yani kalp krizinin teşhisi ve takibi amacıyla kullanılır.

Başta çizgili kas, beyin ve kalp dokusu olmak üzere pek çok dokuda bulunan, enerji metabolizması ile ilişkili bir enzimdir.

Kreatin kinaz, 2 alt üniteden oluşur. Bu alt ünitelerden biri B (brain) diğeri M (muscle) olarak adlandırılır. Bu alt ünitelerin bir araya gelerek, BB , MB, MM şeklinde 3 farklı dimer, yani izoenzim oluşturması mümkündür.

CK-BB en fazla beyin, prostat, bağırsaklar, akciğerler, mesane, uterus, plasenta ve tiroit bezinde, CK-MM ise ağırlıklı olarak iskelet ve kalp kasında bulunur.

CK-MB’nin en yüksek oranda bulunduğu doku kalp kasıdır. Kalp dokusunun farklı kısımlarında bulunma oranı % 25-46 arasında değişir.

Buna karşılık iskelet kasında bulunma oranı genellikle % 5’ten düşüktür.

Kreatinin kinaz aktivitesi ölçümü, klinik uygulamada en fazla kas hastalıklarının tanısında kullanılır.

Miyokard enfarktüsü sonrasında serum CK aktivitesi, hasarın başlamasından 4-8 saat sonra yükselmeye başlar. Maksimum aktiviteye 12-24. saatler arasında ulaşılır. Yaklaşık 3-4 gün içinde aktivite normal sınırlara döner.

CK yüksekliği nedenleri;

Travmalar, cerrahi müdahaleler, herhangi bir nedenle meydana gelen miyopatik hastalıklar (rabdomyolizis, polimiyozit, dermatomiyozit, miyokardit), müsküler distrofiler (Duchenne ve Becker), Reye sendromu, malign hiperpireksi, uzun süreli hipotermi, hipotiroidizm, enfeksiyonlar, konjestif kalp yetmezliği, kardiyak defibrilasyon uygulanması, pulmoner emboli, generalize konvülsiyonlar, yaygın beyin enfarktüsü, şiddetli egzersiz, intramüsküler enjeksiyonlar, kanda total CK aktivitesinde artışa neden olur.

Özellikle Duchenne tipi olmak üzere bütün müsküler distrofilerde, total CK aktivitesi çok yüksek bulunur.

CK düşüklüğü nedenleri;

Genellikle, kas kitlesinde azalma ve sedanter yaşam tarzına bağlı olarak CK aktivitesi düşük bulunabilir.

Gebeliğin ilk 3 ayı ve yatak ıstırahatı ( % 20 düşer) ile de düşük bulunur.

Daha ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

CK-MB ise kreatin kinaz izoenzimlerinden biridir ve başlıca olarak kalp krizi (miyokard infarktüsü) tanısında ve belli bazı pıhtı çözücü ilaçların etkili olup olmadığını belirlemek için istenir.

Kandaki CK değerinin yaklaşık % 80-85’i CK-MM izoenziminden gelir yani başlıca kas kaynaklıdır. Yaklaşık % 10-15’ini CK-MB oluşturur. İskelet kasında ise CK-MB total CK aktivitesinin sadece % 1’ini oluşturmaktadır.

Coğu zaman kalp krizi tanısında CK-MB düzeyleri istense de, santral sinir sistemi travmaları, doğum yapma, makro-CK varlığında, prostat adenokanseri gibi bazı kanserlerde CK-MB yalancı yüksek ölçülebilir. Bu gibi durumlarda CK-MB/CK oranı bakmak daha sağlıklıdır.

Örneğin birçok otoimmün hastalıklarda, şiddetli hastalık ve kanserlerde görülebilen makromoleküler CK (makro-CK) varlığı, bu oranın kullanılmasıyla elimine edilebilir.

Normalde CK-MB/CK oranı < % 3’dür. Bu oranı geçerse kalp hastalığı, geçmezse iskelet kası hastalıkları düşünülür.

Kas veya kalp hücreleri herhangi bir nedenle hasarlandığında kan CK düzeyleri artar. CK kalp krizinden sonraki ilk 4-6 saat içinde kanda yükselmeye başlar, 18-24 saatte en yüksek düzeyine ulaşır ve 2-3 gün içinde normale döner.

Kalp krizinde kalp dokusuna özgü olan CK-MB testi istenir.

Referans Değerler:

Total CK
Kadınlarda: 10-79 U/L
Erkeklerde : 17-148 U/L
Total CK’nın % 0-5’i kadarda CK-MB

Daha ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

CRP testi başlıca bakteriyel enfeksiyonlar olmak üzere her türlü enfeksiyonun ve iltihabi sürecin belirlenmesi ve tedaviye alınan cevabın izlenmesi amacıyla kullanılır.

Ayrıca akut koroner sendrom tablosuyla takip edilen hastalarda miyokardiyal enfarktüs gelişme riskinin ve halen sağlıklı bireylerin gelecekte kardiyovasküler hastalık geçirme risklerinin değerlendirilmesi sırasında da kullanılabilir.

Karaciğerde sentezlenen bir akut faz reaktanıdır yani enfeksiyonlar, inflamasyonlar ve travma gibi birçok durumda sentezlenir ve birkaç saat sonra kanda yükselir.

Bakteriyel enfeksiyonlar, sepsis, yüksek ateşli hastalıklarda 1000 kata kadar artabilir.

CRP inflamasyon göstergesidir ama spesifik değildir.

Yani CRP yüksekliği tek başına inflamasyonu göstermez, destekler. Diğer klinik bulgular ve testlerle birlikte değerlendirilmelidir.

Tedavi veya remisyonları izlemede de fayda sağlar, seviyesinin düşmesi iyidir.

CRP yüksekliği nedenleri :

Birçok artrit vakası
İnflamatuvar barsak hastalıkları
Pelvik inflamatuvar hastalık (PID)
Lupus ve romatoid artrit gibi otoimmün hastalıklar
Sepsis
Bakteriyel enfeksiyonlar
Travmalar
Cerrahi operasyonlar
Kronik enfeksiyonlar
Kanserler
Lenfomalar
Dev hücreli arterit
Osteomiyelit
Tüberküloz
Gebeliğin son dönemleri
Doğum kontrol hapları ve östrojen alma
Obezite

CRP sedimantasyondan daha önce kanda yükselir ve olay düzeldikçe ondan daha hızlı bir şekilde düşer.

Ameliyatlardan 2-6 saat sonra yükselir ve operasyondan sonra 3 güne kadar normal seviyelere iner. Yüksek kalması olası infeksiyonu gösterebilir.

İltihabi reaksiyonun başlamasından sonra çoğunlukla 4–6 saat içinde yükselmeye başlar. En yüksek konsantrasyona ulaşması için 24–48 saat geçmesi gerekebilir.

Sedimentasyonun aksine anemi, polisitemi, sferositoz, makrositoz, konjestif kalp yetmezliği, hipergammaglobulinemi gibi durumlardan etkilenmemesi sebebiyle, iltihabi olaylar için daha spesifik bir gösterge olarak kabul edilir.

Viral enfeksiyonlarla mukayese edildiğinde bakteriyel enfeksiyonlarda çok daha yüksek konsantrasyonlara ulaşır.

Kalp hastalığı riskini belirlemede CRP testi en az kolesterol kadar değerli bilgiler verir. CRP yüksekliği yaklaşık olarak kalp hastalığı riskini 3 kat artırmaktadır.

 

hs-CRP özel metodlarla ölçülen bir CRP türevi testidir ve yüksek hassasiyete sahip (high sensitivity ya da hsCRP) crp olarak tanımlanır. Bu testte çok daha düşük konsantrasyonlardaki CRP ölçülebilmektedir.

hs-CRP genellikle koroner arter hastalığı olan veya koroner arter hastalığından şüphelenilen kişilerde ölçülür ve yüksek hs-CRP klasik risk faktörlerine ek bir risk faktörü olarak hastanın kalp hastalığı riski açısından sınıflandırılmasına yardım eder.

Amerikan Kalp Derneği‘nin önerileri doğrultusunda hastaları hs-CRP seviyelerine göre koroner arter hastalığı riski açısından aşağıdaki şekilde derecelendirmek mümkündür.

Buna göre;

hs-CRP Seviyesi (mg/L)     Risk Derecesi

< 1.0 Düşük risk
1.0 – 3.0 Orta derece risk
3.0 ve üzeri : Yüksek risk

Referans değerler :

< 5 mg/l

 

Ca yani kalsiyum  testi özellikle kan kalsiyum konsantrasyonunda azalma veya artma meydana getirebilen, kemik, böbrek, paratiroit bezi ve gastrointestinal sistem hastalıkları ya da besinsel D vitamini veya kalsiyum eksikliği olasılığının araştırılması amacıyla kullanılır.

Kan kalsiyumunun % 50’si iyonize halde, % 40’ı proteinlere bağlı (% 90’ı albümine olmak üzere) ve % 10’u anyonlara bağlıdır (fosfat, karbonat, sitrat, laktat, sülfat).

Kalsiyum başlıca kas kasılması, kardiyak fonksiyonlar, sinirsel impulslarının iletilmesi ve pıhtılaşmada rol oynar.

Albüminde (proteinlerin başlıca tipi) azalma olursa kalsiyumun % 50’lik kısmı proteine bağlı olduğundan kalsiyum da düşük bulunur.

İyonize kalsiyum ölçümü genellikle açık kalp ameliyatları, karaciğer nakli operasyonları, diğer ameliyatlar gibi büyük miktarda sitratlı kan nakillerinin yapıldığı durumlarda istenir.

PTH, vitamin D, kalsitonin, estrojen, androjenler, ve karbonhidratlar kalsiyum seviyelerini belirleyen faktörlerdir.

Hiperkalseminin en sık nedeni Hiperparatiroidizm ve Kanserler (% 95 nedeni)

Hipokalseminin en sık nedeni Hipoalbüminemi’dir.

Ca normal, P anormalse:

Genellikle PTH aktivite veya sekresyonundaki değişikliklere bağlı (riketsiya gibi) kalsiyum emiliminde bozukluğa bağlıdır.

Ca normal, BUN yüksekse:

Muhtemel sekonder hiperparatiroidizm (başta üremi ve asidoz nedeniyle kalsiyum azalır, bu da PTH salgılanmasına neden olur, PTH’da kemikten kana Ca salınmasını ve kalsiyumun normal seviyelere gelmesini sağlar.

Muhtemel primer hiperparatiroidizm (fazla PTH ile Ca artar ama böbrek yetmezliği nedeniyle fosfat birikimi olur ve Ca’da zıt olarak düşer)

Hiperkalsemi nedenleri (Total Ca: > 12 mg/dl)

• Hiperparatiroidizm (adenom, karsinom, hiperplazi..)

• Kanserler (PTH benzeri hormon salarlar, kemiğe metastaz yapmış akciğer, kolon, meme, tiroid, böbrek, karaciğer ve pankreas gibi)

• Lösemiler

• Hodgkin ve Non-Hodgkin lenfoma

• Multiple myeloma

• Burkitt lenfoması

• Granülomatöz hastalıklar (tüberküloz, sarkoidoz)

• Tirotoksikozis

• Kemiğin Paget hastalığı (ALP de çok yüksek)

• İnfantların idiyopatik hiperkalsemisi

• Kemik kırıkları

• Uzamış yatak istirahatı veya immobilizasyon

• Vitamin D, süt veya antasidlerin fazla alınımı

• Böbrek nakli

• Süt-alkali sendromu (Burnett sendromu)

• Birçok ilaç testi etkiler.

Test öncesi Ca’lu ilaç alımı ile Ca yüksek bulunabilir.

Tiyazid grubu diüretikler böbrekten Ca atılımını azaltır ve hiperkalsemi yapar

• Bazı hemodiyaliz hastalarında kullanılan reçine ile hiperkalsemi olabilir

Hipokalsemi (Total Ca< 4.0 mg/dl)

• Pseudohipokalsemi (albümin düşük, Ca’da yalancı düşük bulunur)

• Hipoparatiroidizm (ameliyatla alınması, radyasyonu, hipomagnazemiye bağlı..)

• Hiperfosfatemi (böbrek yetm, laksatif kullanımı, kemoterapotikler..)

• Malabsorbsiyon (çölyak hast, trophical sprue, pankreas yetmezliği..)

• Akut pankreatit

• Alkaloz (Ca proteinlere bağlanır)

• Osteomalazi

• Renal yetmezlik

• Riketsiya

• Vitamin D yetmezliği

• Malnütrisyon

• Karaciğer sirozu

• Alkolizm

• Mg ve P aşırı alımı veya fazla laksatif (kabızlık ilacı) kullanımı ile barsaklardan kalsiyum atılımı artar ve hipokalsemi olabilir

• Fazla miktarda IV sıvı alımı (damardan) albümini ve dolayısıyla Ca’u azaltır.

Bu nedenle kalsiyum tayinlerinde yorumun sağlıklı olması için total protein ve albümin testleride aynı anda istenmelidir.

Referans Değerler :

Total Kalsiyum ;

0-10 gün: 7.6-10.4 mg/dl

10 gün-3 yaş: 6.7-9.8 mg/dl

3 yaş ve üzeri : 8.8 -10.4 mg/dl

İyonize Kalsiyum;

< 1 yaş: 4.4-5.48 mg/dl

1-18 yaş: 4.8-5.52 mg/dl

18 yaş ve üzeri: 4.65-5.28 mg/dl

 

CHOL yani total kolesterol testi lipid profil testlerinin ana testidir. Başlıca koroner kalp hastalığı ile ilişkili risk değerlendirilmesi ve riski yüksek hastaların takibi sırasında kullanılır.

Genellikle tek başına değil, LDL, HDL-kolesterol ve trigliserid ölçümü ile birlikte istenir. Friedewald formülü kullanılarak LDL-kolesterol hesabı yapılabilmesi için bu üç parametrenin beraberce ölçülmesi gerekir.

Diyetle alınan kolesterol genellikle esterleşmiş halde olduğu için emilimi düşüktür. Yani diyetle fazla yağlı beslenme bile kolesterolü fazla artırmaz, asıl olarak trigliserid denen bir yağ artar.

Diyetle fazla kolesterol alınsa bile vücud buna kolesterol sentezini inhibe ederek cevap verdiğinden yine kolesterol fazla yükselmez.

Kolesterol karaciğerden safra kesesine safra asitleri oluşumu için atılır. Bunun da % 50’si barsaklardan kana tekrar emilir.

Kolesterol yüksekliği nedenleri :

Tip II familyal hiperkolesterolemi

Hiperlipoproteinemi tip I, IV,ve V

Kolestaz

Miyokard infarktüsü geçirme

Hepatosellüler hastalıklar

Biliyer siroz

Nefrotik sendrom

Glomerülonefritler

Kronik Böbrek yetmezliği

Pankreas hastalıkları

Prostat kanseri

Hipotiroidizm

Diyabet

Alkolizm

Glikojen depo hastalığı (von gierke)

Werner sendromu (erken yaşlanma, hastalar genellikle 45-50 yaşları arasında sıklıkla miyokard enfarktüsü, serebro-vasküler olgular veya kanser hastalığı komplikasyonları nedeniyle kaybedilir)

Diyetle fazla kolesterol ve yağ alımı

Obezite

Gebelik

İlaçlar (çok sayıda ilaç)

Görüldüğü gibi kolesterol yüksekliğinin sadece diyetle fazla yağlı tüketmeyle oluştuğu sanılır ama onu yükseltebilen birçok hastalık ve durum var.

Kolesterol düşüklüğü nedenleri :

Hipo-a-lipoproteinemi

Ağır Hepatosellüler hastalık

Miyeloproliferatif hastalıklar

Hipertiroidizm

Malabsorpsiyon-Malnütrisyon

Megaloblastik anemi

Sideroblastik anemi

Ağır yanık

Ağır inflamasyonlar

Akut infeksiyonlar

KOAH

Mental retardasyon

Östrojenli ilaçlar

İlaçlar (çok sayıda ilaç)

EDTA’lı kandan ölçüm (serumdan % 10 daha düşük bulunur).

Halkımız arasında kötü kolesterol olarak bilinen LDL ve iyi kolesterol olarak bilinen HDL aslında kolesterol değildir. Bunlar kolesterol taşıyan liporoteinlerdir.

Özetle LDL, vücut kullansın diye (hücre membranının yapısının oluşturulması, hormon sentezi, antiinflamatuvar aktivite, safra asitlerinin oluşması ve safrada eriyen A,D,E,K vitaminlerinin emilmesi) kolesterolü karaciğerden periferik dokulara taşır.

HDL ise tersine kolesterolü dokulardan alır karaciğere taşır.

Her ne kadar LDL seviyesinin yüksek olması kalp hastalıkları için bir risk faktörü olarak kabul edilse de son zamanlarda yapılan bazı çalışmalarda LDL seviyesinin düşük olmasının infeksiyon riskini artırdığını göstermiştir.

LDL gram negatif bakterilerin endotoksinlerini bağlar ve onları inaktive eder. Ayrıca bu bağlanma ile TNF-alfa gibi proinflamatuvar sitokin üretimi de azalır ve inflamasyon önlenmiş olur.

Beraberinde trigliserid ölçümü ve LDL-kolesterol hesabı yapılmayacaksa, tek başına total kolesterol ölçümü için hastanın aç olması gerekli değildir ama yine de 10-12 saat açken kan alınması tercihan iyidir.

Son 2 gün alkol ve testi etkileyen ilaçlar alınmamalıdır.

Referans Aralığı :

Kolesterol referans değerleri kalsiyum veya kreatinin gibi sabit değildir. Yaşa, cinsiyete, diyet alışkanlıklarına, bölgelere ve kültürel farklılıklara göre değişir.

Bununla beraber erişkinlerde 10-12 saatlik açlık sonrası 140-200 mg/dl arası olması istenir.

240 mg/dl ve üstü risk faktörüdür.

12-18 yaş arası çocuklarda ise üst sınırı 170 mg/dl olarak belirleriz yani daha düşük değerler istenir.

Daha ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

Yorum Yaz - Soru Sor