Kolesterol iyi mi kötü mü ?

Total Kolesterol testi lipid profil testlerinin ana testidir. Başlıca koroner kalp hastalığı ile ilişkili risk değerlendirilmesi ve riski yüksek hastaların takibi sırasında kullanılır. Genellikle tek başına değil, LDL, HDL-kolesterol ve trigliserit ölçümü ile birlikte istenir. Friedewald formülü kullanılarak LDL-kolesterol hesabı yapılabilmesi için bu üç parametrenin beraberce ölçülmesi gerekir.

Kolesterol iyi mi kötü mü ?

Son yıllarda özellikle televizyonlarda ve sosyal medyada kendini duyurmak ve dikkat çekmek isteyenler, ki bunlar konuyla alakasız kişiler olabildiği gibi bilimadamlarıda olabiliyor, özellikle bilindik konularda absürd çıkışlar yapma taktiğini uyguluyor ve çoğu zamanda başarılı oluyor. Kolesterol yüksekliğinin iyi mi kötü mü olduğu sorusuna geçmeden önce biraz kolesterol nedir sorusunu cevaplayayım.

Kolesterol bir sterol bileşiğidir, başlıca 37 aşamadan oluşan bir işlemle karaciğerde sentezlenir ve hücre çeperinin yapısal komponentidir yani gereklidir. Ortalama olarak günde 1 gram kolesterol sentezlenir, 70 kiloluk bir insanda ortalama olarak 35 gram kolesterol bulunur.

 

Kolesterol yanlış olarak “sadece damar tıkayan bir yağ” olarak bilinir oysa steroid hormonların (testosteron, DHEAS, kortizol, aldosteron, androstenedion, progesteron..), safra asitlerinin ve vitamin D’nin sentezlenmesi için de gerekli son derece önemli bir bileşiktir.

 

Diyetle alınan kolesterol genellikle esterleşmiş halde olduğu için emilimi düşüktür. Yani diyetle fazla yağlı beslenme bile kolesterolü fazla artırmaz, asıl olarak trigliserid denen bir yağ artar. Diyetle fazla kolesterol alınsa bile vücud buna kolesterol sentezini inhibe ederek cevap verdiğinden yine kolesterol fazla yükselmez. Kolesterol karaciğerden safra kesesine safra asitleri oluşumu için atılır. Bunun da % 50’si barsaklardan kana tekrar emilir.

Kolesterol yüksekliği nedenleri :

Tip II familyal hiperkolesterolemi

Hiperlipoproteinemi tip I, IV,ve V

Kolestaz

Miyokard infarktüsü geçirme

Hepatosellüler hastalıklar

Biliyer siroz

Nefrotik sendrom

Glomerülonefritler

Kronik Böbrek yetmezliği

Pankreas hastalıkları

Prostat kanseri

Hipotiroidizm

Diyabet

Alkolizm

Glikojen depo hastalığı (von gierke)

Werner sendromu (erken yaşlanma, hastalar genellikle 45-50 yaşları arasında sıklıkla miyokard enfarktüsü, serebro-vasküler olgular veya kanser hastalığı komplikasyonları nedeniyle kaybedilir)

Diyetle fazla kolesterol ve yağ alımı

Obezite

Gebelik

İlaçlar (çok sayıda ilaç)

Görüldüğü gibi kolesterol yüksekliğinin sadece diyetle fazla yağlı tüketmeyle oluştuğu sanılır ama onu yükseltebilen birçok hastalık ve durum var.

Peki kandaki kolesterolün düşük olmasına neden olan durumlar var mı ?. Bunlar genelde az beslenen ve diyet yapan genç erişkinler ve enerji kullanımının hızlandığı durumlar ama diğer nedenleri de aşağıda sayalım.

Kolesterol düşüklüğü nedenleri :

Hipo-a-lipoproteinemi

Ağır Hepatosellüler hastalık

Miyeloproliferatif hastalıklar

Hipertiroidizm

Malabsorpsiyon-malnütrisyon

Megaloblastik anemi

Sideroblastik anemi

Ağır yanık

Ağır inflamasyonlar

Akut infeksiyonlar

KOAH

Mental retardasyon

Östrojenli ilaçlar İlaçlar (çok sayıda ilaç)

EDTA’lı kandan ölçüm (serumdan % 10 daha düşük bulunur).

 

Gelelim sonuçları yorumlamaya.

Değerlendirme 

240 mg/dl ve üstü değerler kalp hastalığı için ciddi risk faktörüdür ve lipoprotein elektroforezi yapılmalıdır.Yani kolesterol yüksekliği ZARARLIDIR. 200-239 mg/dl arası değerlerde ise eğer koroner arter hastalığı öyküsü varsa veya en az 2 farklı diğer kalp hastalığı risk faktörlerinden (erkek olma,aile öyküsü, prematüre kalp hastalığı öyküsü, günde 10 adetten fazla sigara, hipertansiyon, 35 mg/dl den düşük HDL, diyabet, serebrovasküler hastalık veya tıkayıcı periferik arter hastalığı varlığı, obezite) varsa lipoprotein elektroforezi yapılmalıdır. Kolesterol’ün aşırı yüksek olmasını istemiyoruz ama aşırı düşürmekte tehlikeli ve zararlı.

İşte Kolesterol düşüklüğünün tehlikeleri;

İmmünite yani bağışıklık zayıflar. Bir çalışmada HIV tedavisinde < 150 mg/dl kolesterol düzeyleri olan hastalarda CD4 hücre sayısının düştüğü, HIV virüs oranının daha yüksek olduğu ve antiviral tedavinin daha başarısız olduğu görülmüştür. Hayati riskli hastalık durumlarında (multipl travma,ağır ameliyat,ciddi infeksiyonlar) yapılan meta-analizlerde çok düşük kolesterol seviyeleri olan kişilerde postoperatif infeksiyon görülme oranı yüksek ve ölüm oranı 10 kata kadar artmış bulunmuştur. Burada kolesterolün bazı bakteri endotoksinlerini nötralize ettiği anlaşılmıştır. Ayrıca kolesterol inflamasyonu ve serbest radikal hasarını artıran lökotrien sentezini de bloke ederek antiinflamatuvar aktivite gösterir.

Kolesterol düşük olması aterosklerozu engellemez. Bazı çalışmalarda kolesterol düşük olsa bile ateroskleroz oluşum aşamasında yine köpük hücreleri ve plak oluştuğunu, dolayısıyla damar tıkanması için kolesterol yüksekliğinin şart olmadığı gösterilmiştir. < 160 mg/dl ve daha düşük kolesterol seviyelerinde çeşitli çalışmalarda bazı kanser tiplerinde, akciğer ve infeksiyon hastalıklarında artış olduğu saptanmıştır.

Yine depresyon, intihar, anksiyete, obsesyon ve saldırganlık görülme oranlarının arttığı da gösterilmiştir. Kolesterol düşüklüğünde depresyon neden sık görülür sorusunun yanıtı serotonin düşüklüğü olabilir. Kolesterol düşükse beyinde davranışı etkileyen nörotransmitter olan serotonin’de düşer ve depresyon, sinirlilik, uykusuzluk vs görülür. Tüm inme yani felçlerin % 80 nedeni iskemik, % 20 nedeni hemorajik’dir. Yapılan çalışmalarda 280 mg/dL kolesterol seviyelerinde iskemik felç riski, 230 mg/dL olanlara göre 2 kat yüksek bulunmuştur. Bununla beraber kolesterol seviyesi 180 mg/dL ve altı olanlarda ,kolesterol değeri 230 mg/dL olanlara göre hemorajik felç riski 2 kat yüksek bulunmuştur.

Kolesterol düşüklüğü ile hemorajik felç riskinin artması muhtemelen damar duvarının zayıflamasına bağlıdır çünkü başta da belirttiğim gibi hücre ve damar duvarının sağlıklı olması için kolesterol gereklidir. Kolesterol seviyeleri çok düşük olan Japonlarda hemorajik felç oranının yüksek olması da bu veriyi destekler. Halkımız arasında kötü kolesterol olarak bilinen LDL ve iyi kolesterol olarak bilinen HDL aslında kolesterol değildir. Bunlar kolesterol taşıyan liporoteinlerdir.

Özetle LDL kolesterolü vücut kullansın diye (hücre membranının yapısının oluşturulması, hormon sentezi, antiinflamatuvar aktivite, safra asitlerinin oluşması ve safrada eriyen A,D,E,K vitaminlerinin emilmesi) karaciğerden periferik dokulara taşır. HDL ise tersine kolesterolü dokulardan alır karaciğere taşır. Her ne kadar LDL seviyesinin yüksek olması kalp hastalıkları için bir risk faktörü olarak kabul edilse de son zamanlarda yapılan bazı çalışmalarda LDL seviyesinin düşük olmasının infeksiyon riskini artırdığını göstermiştir.

LDL gram negatif bakterilerin endotoksinlerini bağlar ve onları inaktive eder. Ayrıca bu bağlanma ile TNF-alfa gibi proinflamatuvar sitokin üretimi de azalır ve inflamasyon önlenmiş olur.

Numune

Serum. Beraberinde trigliserit ölçümü ve LDL-kolesterol hesabı yapılmayacaksa, tek başına total kolesterol ölçümü için hastanın aç olması gerekli değildir ama yinede 10-12 saat açken kan alınması tercihan iyidir. Son 2 gün alkol ve testi etkileyen ilaçlar alınmamalıdır.

Referans Aralığı

Kolesterol referans değerleri kalsiyum veya kreatinin gibi sabit değildir. Yaşa, cinsiyete, diyet alışkanlıklarına, bölgelere ve kültürel farklılıklara göre değişir. Bununla beraber erişkinlerde 10-12 saatlik açlık sonrası 140-200 mg/dl arası olması istenir. 240 mg/dl ve üstü risk faktörüdür. 12-18 yaş arası çocuklarda ise üst sınırı 170 mg/dl olarak belirleriz yani daha düşük değerler istenir.

Yorum Yaz - Soru Sor