Miyoglobin Testi Nedir ?

Miyoglobin testi eskiden miyokard enfarktüsünde sık kullanılan tanı testlerinden biriydi.

Günümüzde hemen hemen hiç istenmemektedir. Nadir istemlerde kalp kası (miyokard enfarktüsü) ve  her türlü kas hasarının belirlenmesi amacıyla kullanılır.

Miyoglobin, kalp kası, çizgili kas ve bazı düz kas hücrelerinde bulunan, oksijen bağlama özelliğine sahip bir hem proteinidir.

Doku kapillerleri içinde hemoglobinden serbestlenen oksijeni bağlayan miyoglobin, onu hücre içinde rezerv olarak muhafaza eder ve ihtiyaç halinde, mitokondrilerdeki oksidatif fosforilizasyon reaksiyonlarında kullanılmak üzere serbest hale getirir.

Değerlendirme:

Miyokard enfarktüsü de dahil olmak üzere, kas dokusunda hasara sebep olan bütün durumlarda doku içindeki miyoglobin kana geçebilir.

Bu nedenle, bu dokularda hasar meydana getiren bir durumun bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla serumda miyoglobin ölçümünden yararlanılabilir.

Geçmişte kısa bir dönem önerilmiş olmasına rağmen, spesifitesi düşük olduğundan, günümüzde miyokard enfarktüsü olasılığının değerlendirilmesi amacıyla kullanılması önerilmemektedir.

Günümüzde spesifitesinin yüksek olması sebebiyle, miyokard hasarı olasılığının değerlendirilmesi amacıyla troponin ölçümünden yararlanılmaktadır.

Kas travması ve miyopatilerin yanı sıra, resüsitasyon ve intramüsküler enjeksiyon gibi tıbbi müdahaleler de serum miyoglobin konsantrasyonunu yükseltebilir.

Şok tablosu sırasında, diğer dokulara olduğu gibi kas dokusuna da yeterince oksijen ulaşamaması, serum miyoglobin konsantrasyonunu yükselten bir sebep olarak karşımıza çıkabilir.

Tamamen sağlıklı bir insanda şiddetli kas aktivitesi sonrasında serum miyoglobin konsantrasyonunda dikkat çekici miktarda artış meydana gelebilir.

Renal yetmezlikte, böreklerle atılımın azalmasına bağlı olarak kan seviyesinde yükselme olabilir.

Serum miyoglobin konsantrasyonu, akut miyokard enfarktüsü sonrasında, hastaların %85 kadarında, 1-4 saat içinde yükselir.

Yaklaşık 8-12 saat içinde en yüksek seviyeye ulaşılır.

Serum konsantrasyonunun tekrar referans aralık sınırlarına geri dönmesi için genellikle 24-36 saat geçmesi gerekir.

Numune:

Serum.

Referans Aralığı:

7-74 ng/ml

 

Miyoglobin-idrar testi başlıca olarak kas hasarına ve buna bağlı olarak idrarla miyoglobin atılımında artışa neden olan hastalıkların teşhisi ve tedaviye alınan cevabın izlenmesi sırasında kullanılır.

Kuşkulu durumlarda hemoglobinüri ile miyoglobinüri arasında ayrım yapılmasına yardımcı olur.

Miyoglobinüriye sebep olan olaylar genellikle serumda kreatin kinaz, aldolaz, laktat dehidrogenaz, aspartat aminotransferaz ve diğer bazı enzim aktivitelerinin artışı ile birlikte görülür.

İdrarla atılan miyoglobin, tubüluslerde presipite olarak obstrüksiyona ve sonuçta da böbrek hasarına yol açabilir.

Miyoglobinüri riskinin bulunduğu bir durumda, sorunun erkenden tespiti ve gecikmeden yapılacak olan yoğun sıvı tedavisi, akut böbrek hasarı oluşmasını önleyebilir.

İdrardaki miyoglobin konsantrasyonunun 4 µg/mL’nin üzerine çıkmasıyla birlikte, idrarın renginde gözle görülür değişiklik meydana gelmeye başlar.

Değerlendirme:

İskelet veya miyokard kasında hasar meydana getiren her durumda miyoglobinin serum konsantrasyonu ile birlikte idrarla atılan miktarı da artar.

Progressif müsküler hastalıklar, herediter miyoglobinüri ve fosforilaz eksikliği, miyoglobinüriye neden olan en önemli genetik hastalıklardır.

İdmansız kişilerin aşırı egzersiz yapması, Crush sendromu, elektrik şoku, yanıklar, alkol entoksikasyonu, yılan sokmasına bağlı zehirlenmeler, karbon monoksit zehirlenmeleri, diabetik asidoz, hipokalemi, malign hiperpireksi ve barbitürat zehirlenmeleri, miyoglobinüriye sebep olan başlıca mekanik, toksik ve metabolik sebepleri oluşturur.

Kokain, eroin, metadon, amfetaminler gibi toksik maddelerin kullanımına bağlı olarak da miyoglobinüri gelişebilir.

Her türlü kas zedelenmesi idrarla atılan miyoglobin miktarını artırdığından, idrarda miyoglobin artışının tespiti tek başına spesifik bir hastalığın işareti olarak kullanılamaz.

Akut renal yetersizlik durumunda, aynı zamanda idrarla atılan miyoglobin miktarında belirgin artış tespit edilmesi, hastalık tablosunun miyopati ile ilişkili olabileceğini düşündürür.

Miyoglobinürinin tubüler toksiteye sebep olabileceği düzeyler, idrardaki miyoglobin konsantrasyonuna ek olarak, hastanın hidrasyon durumu ve idrarın pH’sı ile de ilişkilidir.

Renal zararın azaltılması amacıyla hastanın acilen hidrate edilmesi ve idrar pH’sının yükseltilmesine dönük tedbir alınması önerilir.

Numune:

Spot idrar.

Soğuk ortamda saklanmalı ve gönderilmelidir.

Miyoglobinin çökmesine sebep olduğundan, asit üzerine toplanmış idrar örneklerinin kullanılması mümkün değildir.

Referans aralığı:

0 – 200 ng/ml.

 

Bunları da Merak Edebilirsiniz;

“Ceviz Saç Dökülmesinde Faydalı mı ?”

“Sivilce Nasıl Geçer ?”

“Mantar Zehirlenmesi Neden Öldürür ?”

“Fındık Kalbi Korur mu ?”

“Selülit Nedir, Nasıl Geçer ?”

“CA 125 Testi Ne İçin İstenir ?”

“Pankreas Kanseri Nedir ?”

“Kistik Fibrozis ve Ter Testi Nedir ?”

“Karaciğer Yağlanması Neden Olur ?”

“Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir ?”

“Akciğer Kanserinde Yaşam Süresi Ne kadardır ?”

“Evde Uyuşturucu Testi Nasıl Yapılır ?”

“Sürekli Yorgunluk Neden Olur ?”

“ALT testi Ne İşe Yarar ?”

“Hacamatın Faydaları ve Zararları Nelerdir ?”

 

%d blogcu bunu beğendi: