Sarımsağın Saça, Cilde Faydaları, Tansiyona Etkisi ve Zararları

Sarımsak içerdiği element, vitamin ve en önemlisi çeşitli antioksidan ve anti-kanserojen maddelerle sebzelerin kralı sayılır ve ben de bu görüşteyim.

Her ne kadar çiğ yenmesi, gerek kokusu gerekse acı tadı nedeniyle çok zor olsa da yemeklerde, turşu ve soslarda mutlaka olması gereken bir gıdadır.

Zambakgiller ailesinden olan ve anavatanı birçok baharatta olduğu gibi Hindistan olan sarımsağın latince ismi “Allium Sativum”.

Sarımsak, binlerce yıldır hem sofralarda hem de çeşitli hastalıklar için şifa amacıyla kullanılmıştır. Anadolu sofralarında da vazgeçilmez bir sebzedir.

Sümerler‘in ve eski Mısırlılar‘ın sarımsağı yedikleri ve ilaç olarak kullandıkları saptanmıştır. Haçlı seferleri sırasında ilk önce Fransa’ya getirilmiş ve buradan da Avrupa’ya ve Dünya’ya yayılmıştır.

Sarımsak ülkemizde en fazla ve kaliteli olarak Kastamonu, Amasya ve Tokat illerinde yetiştirilir.

Tansiyonu düşürme, kan pıhtılaşmasını azaltma yani kanı sulandırma, kötü LDL kolesterolu düşürme, kanser gelişimini önleme, bağışıklık sistemini güçlendirme gibi özellikleri bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır.

İçeriğindeki “allicin” adlı madde, tipik gaz gibi kokusunu vermekle kalmaz, ayrıca bakteri gelişimini önleyerek enfeksiyonlardan korunmada da rol oynar.

Özellikle yoğurtla beraber yenirse zehirlenmelere karşı etkili bir koruma sağlar. Kurşun, civa, kadmiyum ve arsenik zehirlenmelerinde tedavide yarar sağlar.

Tüm salgı bezlerini çalıştırır ve toksinlerden vücudu temizler, bu sayede sağlıklı ve dinç olmayı, yaşam süresinin uzamasını sağlar.

Sarımsağın içeriğinde neler var ?

Sarımsak’ta yok yok gibidir.

Karbonhidratlar (sakkaroz, glikoz), vitaminler (A, B, C ve E), kalsiyum, magnezyum, potasyum, selenyum, bakır, çinko, fosfor ve demir mineralleri ve eterli uçucu yağlar (alliin, allicin, ajoen), scordein, selen ile dişilik ve erkeklik hormonlarına benzer maddeler içerir.

Sarımsağın faydaları nelerdir ?

Tansiyonu düşürür, kalp sağlığını korur

Sarımsağın koku ve tatı içerdiği kükürtlü allil disülfür‘den gelir. Allicin vücuda girdiğinde parçalanarak hidrojen sülfür gazı yayar. Bu da nefesin ve derinin kokmasına neden olur.

Ancak kötü kokusuna rağmen damarların genişlemesini sağlayarak, yüksek tansiyonu da düşürür ve kan akışını hızlandırır.

Damarları büzerek tansiyonu yükselten anjiotensin II adlı maddeyi bloke ederek damarları gevşetir. Organlara daha fazla oksijen taşıyarak kalp üzerindeki baskıyı azaltmaya yardımcı olur ve böylece kalbi korur, felç ve damar tıkanıklıklarını engeller.

Kandaki kolesterol ve trigliserid düzeylerini düşürür. Günde iki diş sarımsak yiyen kişilerin kan kolesterol ve trigliserid düzeyleri kısa zamanda yaklaşık % 5 – 15’lere varan oranda düşer.

Sarımsaktaki bol miktarda manganez ise süperoksid dizmutaz gibi antioksidan enzimlerin çalışması için gereklidir. Bu enzim HDL seviyelerini de yükselterek kalbi korur.

İçeriğindeki sülfürlü ajoen maddesiyle kanı sulandırır ve kan dolaşımını hızlandırır, böylece kalp krizi ya da felç geçirmeye neden olabilecek damar tıkanıklıklarını önlemede çok önemli bir yarar sağlar.

Ateroskleroz’a (kireçlenme) iyi gelir ve oluşumunu önler.

Yine bol vitamin B6 içerdiğinden damarlara zarar vererek kalp krizi ve ateroskleroz yapıcı bir madde olan homosistein seviyelerini düşürür.

Sarımsak aynı zamanda iyi bir selenyum kaynağıdır. Selenyum kalp dokusunun sağlıklı olmasında gereklidir. Antioksidan enzim olan glutatyon peroksidaz aktivitesi için de gereklidir.

Kanser’den korur

Sarımsaktaki alil sülfür adlı madde kanserden korunmada ana rolü oynar. Bunlar hücrelerdeki “nükleer eritroid faktör (Nrf2)” seviyesini artırılar. Nrf2 de hücrenin çekirdeğine giderek birçok metabolik aktiviteyi başlatır.

En önemlisi sürekli tehlike veya oksidatif stres altında iken programlı hücre ölümü olan apoptozisi başlatmasıdır. Böylece hücre kanserleşmeden kendini öldürür.

Etlerin çok fazla ısıtıldığı durumlarda heterosiklik aminler (HSA) oluşur. Bunlardan bir türü sürekli et tüketen bayanlarda DNA hasarı yaparak meme kanseri yapar. İşte sarımsaktaki bu sülfürlü maddeler aynı zamanda bu hasarıda önleyerek meme kanserinden koruyucu etki gösterirler.

Enfeksiyonlardan korur

Allicin ayrıca güçlü bir antibiyotiktir. Birçok bakteriyel ve viral enfeksiyonlardan koruma sağlar. Salgın hastalıkların yayılmasını engeller.

Çocuk felcine (polio) karşı da koruyucu olduğu anlaşılan sarımsağı İsveç’te aileler çocuklarına okula gitmeden önce yedirmektedir.

Sindirime faydalıdır

Bağırsak kurtlarını ve diğer parazitleri öldürücü etkisi vardır. Mide ve bağırsakları dezenfekte eder yani zararlı bakterileri elimine eder.

İştah açar ve sindirimi hızlandırır.

Romatizma’da faydalıdır

Sarımsak içeriğindeki dialil sülfür ve tiakremonon adlı sülfürlü maddeler anti- artrit özelliği gösterirler yani eklem inflamasyonu ve ağrısından korunmada faydalıdır.

Saç dökülmesinde faydalıdır

Damar genişletici özelliğiyle beslenmeyi artırdığından ve içerdiği birçok elementten dolayı saç dökülmesini yavaşlatır ve altta yatan bir hastalık yoksa engeller. Saç derisine ezilip sürülürse saçları kuvvetlendirir ve dökülmesini önler.

Anemi yani kansızlıktan korur

Sarımsaktaki dialil sülfür ferroportin üretimini artırır. Bu protein hücrelerdeki demirin çıkmasını sağlar ve böylece sarımsak demir kullanımını da artırır yani kansızlıkta faydalıdır.

Obezite’den korur

Obezite kronik bir inflamasyondur aynı zamanda.

Sarımsaktaki 1,2-DT (1,2-vinildithin) sülfürlü bir anti-inflamatuvar maddedir ve preadipositlerin adipositlere dönüşmesini engelleyerek aynı zamanda kilo almayı engeller ve zayıflamaya yardım eder.

Ayrıca içerdiği bol lif de sindirimi hızlandırarak, detoks yaparak kilo almanın önüne geçer.

Karaciğeri korur

Dövülmüş sarımsağı suda 1 yıl beklettiğinizde ”S-Alilsistein (SAC)”açığa çıkar ve bu bileşik karaciğeri korur, bağışıklık sistemini güçlendirir, kanseri önler ve tüm kanser ilaçları yani kemoterapatiklerin istenmeyen yan etkilerini azaltır.

Diyabet’te faydalıdır

Sarımsak kan sekerini düşürür.

Diyabet hastalarının sarımsak tüketmelerinin faydalı olduğu bazı araştırmalarla gösterilmiştir.

Diğer faydaları

İdrar yollarında taş oluşumunu engeller, idrar söktürür.

Cinsel gücü artırıcı etkisi vardır.

Sarımsak ne kadar ve nasıl tüketilmeli ?

Günde en az 2 diş yemeniz yeterli.

Çiğ yenmelidir, kokusundan şikayet ediyorsanız kapsüllerini kullanabilirsiniz ama benim tavsiyem çiğneyerek yemeniz çünkü yutulması durumunda etkisi azalır ve sindirimi zorlaşır.

Özellikle yoğurdun içine 2 diş rendelenmiş sarımsak atar ve yerseniz (yoğurttaki bol kalsiyum da tansiyonun düşmesine yardım eder) özellikle tansiyonu dengelemede daha da yararlı olur ve daha rahat yersiniz.

Pişirerek de yemeyiniz çünkü besin değeri düşer.

Sarımsağın zararları nelerdir ?

Yapısında bulunan bol miktardaki kükürt bileşikleri, alerjik reaksiyonlara yol açabilir.

Çok fazla tüketilirse oluşan gazların verdiği rahatsızlık dışında bağırsak mukozasındaki normal bakteriyel floranın zarar görmesine de neden olabilir.

Çok fazla çiğ tüketilen sarımsaktaki allicin, karaciğer, mide, bağırsak sistemini tahriş edip, erkeklerde sperm hareketlerini yavaşlatabilir.

Bu nedenle günde 4 dişten fazla tüketmeyin.

Sarımsağı herhangi bir yağın içinde oda ısısında saklama botulismus bakterisinin kolayca üreyeceği ortam yaratır bu da öldürücü besin zehirlenmesi yapabilir.

 

 

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: