Şizofreni Neden Olur, Belirtileri, Nasıl Olunur, Anlaşılır ve Atlatılır ?

Bölünmüş kişilik bozukluğu olarak adlandırılan şizofreni, kronik, şiddetli ve yıkıcı bir zihinsel hastalıktır.

Yalnızca amerika’da nüfusun yaklaşık % 1’inde görülür.

Psikiyatrik hastalıklar arasında en ilginç ve tedavisi zor olan hastalıkların başında şizofreni gelir.

Erkeklerde kadınlardan yaklaşık 1.5 kat daha sık görülür.

Şizofreni başlangıcı erkekler için 18-25 yaş, kadınlar için 25-30 yaş aralığındadır ve 40 yaşlarında doruğa ulaşmaktadır. Bu zihinsel hastalığa 40 yaşından sonra yakalanan kişilerde geç başlangıçlı şizofreni tanısı konmaktadır.

Şizofreni, psikotik zihinsel bozukluklardan biridir ve düşünce, davranış ve sosyal sorunların semptomları ile karakterizedir.

Şizofreni ile ilgili düşünce problemleri psikoz olarak tanımlanır, çünkü kişinin düşüncesi tamamen gerçeklerden uzaktır.

Örneğin, sesler duyabilir, kokular hissedebilir, orada bulunmayan kişileri gördüğünü ya da böceklerin cildinde gezdiğini söyler.

Düzensiz konuşma, dağınık davranışlar, fiziksel olarak katı  hareketler (katatoni), azalmış hissiyat ve sanrılar yani gerçekte hiçbir temeli olmayan fikirler (örneğin başkalarının kendine karşı planlar yaptığını düşünür) diğer özelliklerdir.

Kompülsif davranışlar ve takıntılı düşünme şizofreni tanısının bir parçası olmamasına rağmen, bu semptomlar birçok şizofreni hastasında görülür.

Şizofreni’nin tarihi nedir ?

Şizofreni kelimesi 1911’den beri kullanılmaya devam etse de, Emil Kraepelin tarafından 1887’de ayrı bir zihinsel hastalık olarak kabul edildi.

Göreceli olarak yakın tarihine rağmen, yazılı tarih boyunca anlatılmıştır. Eski Mısır, Hindu, Çin, Yunan ve Roma yazıları, şizofreninin belirtilerine benzeyen semptomları tarif etmiştir.

Ortaçağda şizofreni, diğer hastalıklarda olduğu gibi, sıklıkla, kötü ruh ve şeytanların musallatıyla olan bir hastalık olarak bilinirdi.

Şizofreni filmleri

“A Beautiful Mind” filminde tanınmış bir bilim adamı olan John Nash’in yaşamı ve paranoid şizofreni hastalığıyla olan mücadelesi anlatılır.

“The Soloist” filmi, Juilliard tarafından yetiştirilen müzisyen Nathaniel Ayers’in şizofreninin sonucu olarak karşılaştığı zorlukları anlatır.

Şizofreni çoğu akıl hastalığı gibi  genellikle toplumdan gizlenir ve utanılan bir durum olarak kabul edilir.

Şizofreni nedenleri nelerdir ? Şizofreni kalıtsal mı ?

Şizofreniyle ilgili sıkça sorulan soru, kalıtımsal olup olmadığıdır. Çoğu diğer zihinsel bozukluklarda olduğu gibi, şizofreni doğrudan genetik olarak geçmez ve bu hastalık için tek bir spesifik neden yoktur.

Karmaşık genetik, biyolojik, psikolojik ve çevresel risk faktörlerinin bir sonucudur.

Biyolojik olarak, beynin bazı bölgelerinde beyin nörokimyasalı olan dopamin ve alt beyinde bazı anormallikler bu durumun gelişmesi için daha yüksek risk taşır.

Şizofreni yatkınlığına neden olduğu düşünülen diğer beyin sorunları arasında, varsayılan modda ağ bağlantısı olarak adlandırılan beynin farklı alanları arasındaki bağlantılarda anormallik sayılabilir.

Beyindeki diğer nörokimyasal olan glutamat’ın taşınmasındaki anormallikler de şizofreniye yakalanma açısından risk faktörü olarak kabul ediliyor.

Çevresel olumsuz stres faktörleri olarak, şizofreninin gelişme riski doğumdan önce bile ortaya çıkabilir. Örneğin, babası ileri yaşta olan ya da annesi yetersiz beslenen veya gebelik sırasında belirli enfeksiyonlardan birine sahip olan kişilerin çocuklarında şizofreni riski artar.

Çocukluk çağındaki zorlu yaşam koşulları, örneğin bir ebeveynin erken kaybedilmesi, ebeveyn yoksulluğu, zorbalığa maruz kalma, aile içi şiddete tanık olma, duygusal, cinsel veya fiziksel istismar bu hastalığın gelişmesinde artmış risklerle ilişkilendirilmiştir.

Uyuşturucu, özellikle esrar, amfetamin ve halüsinojenlerin kullanımı da şizofreni riskini artırmaktadır.

Şizofreni belirtileri nelerdir ?

Delüzyonlar (gerçekte hiçbir temeli olmayan inançlar).
Halüsinasyonlar (örneğin ses duymak, böceklerin ciltte gezdiğini hissetmek, koku duymak veya tadmak)
Dağınık konuşma (tutarsız ya da genellikle fena halde konu dışı konuşma)
Dağınık davranışlar

Yüz ifadelerinin olmaması veya duygusal tepki yetersizliği
Katatonik davranışlar (hareket zorluğu, hareket direnci, hiperaktivite, tekrarlayan veya başka şekilde anormal hareketler, saçma sözcük tekrarı, diğerlerinin söyledikleri veya yaptıklarını yapma)
Öz-ihmal, kendine bakmama ve hijyen eksikliği
Konuşma eksikliği
İlgisizlik veya motivasyon eksikliği

Şizofreni teşhisi ve tedavisi nasıldır ? Şizofreni’yi değerlendiren belirli testler var mı ?

Şizofreni  kesin tanısı için hiçbir test yoktur.

Bu nedenle, psikiyatr’lar kapsamlı tıbbi, aile ve zihinsel sağlık bilgileri toplamak suretiyle bu hastalığa teşhis koymaktadır.

Şizofreni ilaçları

Şizofreninin ciddiyeti ve kronik doğası göz önünde bulundurulduğunda, evde yapılan tedaviler bu hastalık için uygun tedavi olarak görülmemektedir.

Şu anda şizofreni için kesin bir tedavi yoktur ancak ilaç tedavisinin temel taşını oluşturan yararlı tedaviler bulunmaktadır. Bu ilaçlar genellikle psikotik belirtilerin yoğunluğunu azaltmaya yardımcı olduklarından antipsikotikler olarak adlandırılırlar.

Şizofreni belirtilerinde etkili olan ilaçlar arasında, risperidon (Risperdal), olanzapin (Zyprexa), ketiapin (Seroquel), ziprasidon (Geodon), aripiprazol (Abilify), klorpromazin, haloperidol (Haldol), flufenazin ve paliperidon (Invega) sayılabilir.

Klozapin (Clozaril), şizofreni tedavisinde oldukça etkili bir ilaçtır ama ciddi, hatta ölümcül yan etkilere sahiptir ve bu da sık reçete edilmesini önler. Bu yan etkiler, tehlikeli derecede düşük beyaz küre sayısı, kalp kasının iltihabı (miyokardit) yanı sıra yüksek kan şekeri ve kolesterol seviyeleri, kilo artışı ve yüksek prolaktin seviyeleri gibi metabolik yan etkilerdir.

Antidepresan ilaçlar genellikle şizofreniye eşlik edebilen depresyon için temel tedavi yöntemidir.

Elektrokonvülsif tedavi (ECT) şizofrenide birçok ilaç denemesine ve psikososyal müdahalelere yetersiz yanıt durumunda uygulanabilir bir tedavi olabilir.

Şizofreni için psikososyal müdahaleler

Aile içi psikolojik eğitim ve destek

Madde bağımlılığı tedavisi

Sosyal beceri eğitimi

Bilişsel Davranış Terapisi (BDT) ve

Grup terapisini içerir.

Şizofreni için olası komplikasyonlar ve prognoz nedir ?

Şizofreni için muhtemel komplikasyonlar, yaşam süresinin kısalmasından aileler için de olumsuz etkilere kadar değişir.

Şizofrenili bireyler, bozukluğu olmayanlara göre 2 kat fazla ölüm oranına sahiptir.

Şizofreni hastalarının neredeyse yarısında yaşamlarının bir döneminde uyuşturucu madde müptelalığı gelişir.

Araştırmalar, şizofreni veya şizoaffektif bozukluğu olan kişilerin aile üyeleri daha destekleyici ve daha az eleştirel olma eğiliminde olduklarında daha iyi bir yaşam kalitesine sahip olduklarını göstermiştir.

Şizofreni’yi önlemek mümkün müdür ?

Doğum öncesi bakımın iyileştirilmesi, yoksulluğun iyileşilmesi, zorbalık, çocuk istismarı, ihmalinin yanı sıra kişiyi aile ve toplumsal baskıdan korumak şizofreniyi önlemenin önemli unsurlarıdır.

Şizofreninin erken belirtilerini gösteren insanlar için ise bazı araştırmalarda  ilaçların potansiyel kullanımını araştırılıyor.

 

 

Yorum Yaz - Soru Sor