Spermiogram (Sperm) Testi, Kaç Günde Çıkar & Kruger Testi Normal Değerleri

Spermiogram (Sperm Testi) özellikle erkek infertilitesi (kısırlık) nin değerlendirilmesinde birinci basamak testi olarak kullanılır.

İnfertilite için uygulanan medikal veya cerrahi tedavilerin sonuçlarının izlenmesi ya da kontrasepsiyon amaçlı vazektomi operasyonlarının sonucunun değerlendirilmesi amacıyla da kullanılır.

Bu test bakan kişinin bilgi ve tecrübesi iyi ise erkeğe ait kısırlık hakkında oldukça değerli bilgiler verir.

Genel olarak makroskobik inceleme, sperm hızı-şekli ve sayısına bakılır.

Gerekirse ek parametreler çalışılır.

Aglütinasyon var mı bakılır, lökosit ve yuvarlak hücreler incelenir, visközite-pHsperm volümü bakılır.

 

 

Semen numunesi, testislerde üretilerek ejakulasyon kanalıyla taşınan sperm hücrelerinin yanı sıra, seminal veziküller, prostat ve bulboüretral bezlerin ürettiği salgıların karışımından oluşur.

Testis dokusu içinde üretilen sperm hücreleri, semen numunesi hacminin yalnızca % 2-5 kadarlık kısmını oluşturur.

Numunenin yaklaşık % 65-70’lik kısmını oluşturan seminal vezikül salgısı, başta sperm hücrelerinin temel enerji kaynağı olan fruktoz olmak üzere, sperm hücrelerinin ovumla buluşma sürecinde ihtiyaç duyacakları çeşitli proteinleri, amino asitleri, enzimleri, vitaminleri, flavinoidleri ve lipitleri içerir.

Semen hacminin % 25-30 kadarını oluşturan prostat bezi salgısı, asit fosfataz, PSA ve başka bazı proteolitik enzimleri içermesinin yanı sıra, çinko açısından çok zengin oluşu nedeniyle de önemlidir.

Çinko, sperm hücreleri içindeki DNA ve sperm üretimi için gerekli bir elementtir.

Semen hacminin yalnızca % 1 kadarlık kısmını oluşturan bulbo-üretral bez salgısı ise sperm hücrelerinin vagina ve serviks kanalı içindeyken semen dışına çıkmasını önleyen, galaktoz ve sialik asitten zengin mukus içerir. Bu salgı sayesinde semen jel şeklini muhafaza eder.

Semen analizi, semenin ve içerdiği sperm hücrelerinin hem kantitatif, hem de kalitatif olarak değerlendirilmesini hedefleyen bir grup testten oluşur.

Numunenin alınması:

Numune en az 2, en fazla 7 günlük cinsel perhiz sonrasında alınmalıdır.

Erken verilirse sperm sayısı az, 7 günden fazla beklerse sperm sayısı yalancı yüksek çıkabilir ve hareketleri baskılanabilir.

Numune geniş ağızlı, plastik bir kap içine doğrudan mastürbasyon yoluyla alınır. Özellikle hücre hareketlerini önemli ölçüde etkileyebilmesi nedeniyle, numunenin alınması sırasında herhangi bir kayganlaştırıcı madde kullanılmamalıdır. Mevcutsa bu amaç için üretilmiş özel kondomlar kullanılabilir.

Koitus interreptus uygun bir örnek toplama yöntemi olarak kabul edilmemektedir. Semen numunesi homojen olmadığından, ejekulatın tamamının alınması konusunda özel dikkat gösterilmelidir.

Numunenin laboratuvar içinde hazırlanmış özel odada alınması tercih edilmekteyse de zorunlu hallerde 45 dk içinde vücut ısısında evden getirilen örnekler de kullanılır.

Aynı kişiden farklı zamanlarda alınan semen örneklerinden elde edilen sonuçların birbiri arasındaki farkın, yani biyolojik varyasyonun çok fazla olabileceği bilinmektedir.

Diğer biyolojik örneklerden yapılan biyokimyasal analiz sonuçları arasındaki farklılıklarla mukayese edildiğinde, semen örnekleri arasındaki farkın fazlalığı, konu hakkında yeterince bilgi sahibi olmayan kişileri, örneklemenin ve analizlerin doğruluğu hakkında tereddüde düşürebilmektedir.

Bu nedenle bir şahıs hakkında ilk değerlendirme yapılırken en az iki örnek alınması ve örneklerin alma zamanı arasında en az 7 gün en fazla 3 hafta fark olması önerilmektedir.

Farklı mevsimlerde ve stres yoğunluğunun farklılık gösterdiği dönemlerde alınan numunelerden elde edilen sonuçlar arasında belirgin farklılıklar bulunabilmesi bu görüşü desteklemektedir.

Spermiyogram (Sperm) Testi Yapan Hastaneler, Ne Kadar, Kaç Günde Çıkar ?

Spermiogram testini, bu konuda uzmanlaşmış biyokimya, mikrobiyoloji uzmanı veya embriyolog bulunan tüm hastanelerde, tüp bebek merkezlerinde ve özel laboratuvarlarda yaptırabilirsiniz.

Ortalama olarak numune verildikten sonra 3-6 saat içinde sonuç verilir. Ek testler istenirse süre uzayabilir.

Spermiogram testi ücretleri ise merkeze göre değişir ama çoğu zaman 2017 itibarıyla 50 tl ile 300 tl arasında değişir.

Spermiyogram incelemesinde yer alan parametreler

Semen Volümü (Hacim)

Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre sağlıklı erkeklerde numune hacmi için referans aralık, en az 1.5 mL olarak kabul edilse de, genel olarak 1.0 – 6.5 mL arasındaki hacimler normal olarak kabul edilir.

Hacmin 1 mL’den düşük olması durumunda öncelikle seminal veziküllerde tıkanıklık veya fonksiyon bozukluğu olasılıkları akla gelir.

Semen numunesi hacminin düşük olması hipospermi, hiç semen elde edilememesi ise aspermi olarak adlandırılır.

Aglütinasyon

Hareketli haldeki sperm hücrelerinin birbirlerine yapışması olarak tanımlanır.

Hareketli olmayan hücrelerin birbirlerine, hareketli hücrelerin mukus liflerine, diğer hücre veya yapılara yapışması ise nonspesifik agregasyon olarak adlandırılır.

Genel olarak aglutinasyon varlığı, spermatozoalara yönelik otoimmun bir reaksiyon bulunma olasılığını düşündürür.

Aglutinasyon varlığında kümelerin, büyüklüklerine göre semikantitatif olarak (+) ile (+++) arasında derecelendirme yapılması ve “baş-baş”, “kuyruk-kuyruk” veya “karışık” şeklinde aglütinasyonun tipinin tanımlanması önerilir.

Aglütinasyon varsa sperm mar testi veya anti-sperm antikor bakılmalıdır.

Görünüm

Normal numune, homojen görünümde, genellikle beyaz-gri opak, bazen sarımsı-opak renktedir.

Kanama durumunda renk kırmızı- kahverengi olur. Bu durum hematospermi olarak adlandırılır.

Sarılık durumunda veya vücut sıvılarını boyayan vitamin ya da ilaç kullanımında sarımsı renkte görünebilir.

Görünümle ilişkili normal dışı bulguların tespit edilmesi halinde, durumun raporda tanımlanması gerekir.

Diğer hücreler

Semen numunesinde spermatozoa dışında, lökositler, henüz olgunlaşmamış spermatozoa olan yuvarlak spermatidler, spermatositler, spermatogonia ve epitel hücreleri görülebilir.

Normal bir örnekte lökosit konsantrasyonu <1 milyon /mL’dir.

Lökosit sayısının fazlalığı enfeksiyon olasılığını akla getirir.

Olgunlaşmamış spermatozoa oranındaki artış ise spermatogenezde bozukluk olabileceğini düşündürür.

Viskozite

Viskozitenin yüksekliği, yani akışkanlığın azalması, hücre hareketliliğini olumsuz şekilde etkileyebilen bir faktördür. Numunenin viskozitesi iki şekilde kontrol edilebilir.

Normal bir numunede, pipetten damlatma işlemi sırasında, numune bağımsız damlacıklar şeklinde düşer. Damla ile pipet arasındaki iplikçiklerin uzunluğunun 2 cm’i geçmesi, viskozite artışı olarak değerlendirilir.

Numune içine daldırılıp çıkarılan bir cam çubuğa yapışan iplikçiklerin uzunluğunun da 2 santimetreyi geçmesi, viskozite artışı olarak yorumlanır.

pH

Semen numunesinin pH’sı, sperm hücrelerinin canlılığını ve hareketliliğini etkileyen faktörlerden biridir.

Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre hafif bazik pH (7.2 – 8.0 arası) normal kabul edilir.

Asidik numune olursa aksesuar bezlerin agenezisi, veziküla seminalisin kronik enfeksiyonları, idrarın semene karıştığı durumlar ve seminal veziküllerde tıkanma akla gelir.

Bazik numune yani pH’nın aşırı yüksek olması durumunda ise enfeksiyon olasılığı veya ölçümün geç yapıldığı akla gelir.

Likefaksiyon süresi

Semen numunesi vücut dışına çıktığı anda özellikle son kısmı pıhtılaşarak pelte şekline dönüşür. Bu görünüme, büyük ölçüde vezikülo seminalisler tarafından üretilen proteinler sebep olur.

Likefaksiyon olarak adlandırılan, numunenin bu şekilde koyu bir jel halinden sıvı hale geçme süreci genellikle 20 dakikadan daha kısa bir süre içinde gerçekleşir.

Bu sürenin 1 saate kadar uzaması normal kabul edilir. Likefaksiyon sürecinden büyük ölçüde, bir proteaz enzimi olan, prostat spesifik antijenin (PSA) sorumlu olduğu bildirilmektedir.

Bu süre 1 saati geçerse likefaksiyon kusurundan bahsedilir ki bu da spermin yumurtaya ulaşmasını engellediğinden önemli bir sorundur.

Sperm konsantrasyonu ve sayısı

Sperm hücrelerinin konsantrasyonu kadar toplam sayısı da önem taşır.

Daha önceki kaynaklarda, sperm konsantrasyonu için referans aralık alt sınırı 20 milyon/mL olarak belirlenmiş olduğu halde, Dünya Sağlık Örgütü 2010 yılında bu sayıyı 15 milyon/mL’ye çekmiştir.

Sperm yoğunluğunun bu rakamın altında olması oligospermi olarak adlandırılır.

Bir ejakülattaki toplam sperm hücre sayısı için Dünya Sağlık Örgütünün kabul ettiği referans aralık alt sınırı 39 milyondur.

Bir ejakülatta hiç sperm hücresi bulunmaması azospermi olarak adlandırılır.

Motilite

Sperm hücrelerinin hareketleri, numunenin alınmasından sonraki 60. dakikada değerlendirilir.

Bu değerlendirme sırasında bir yandan hareketli hücre oranı belirlenirken, diğer yandan hücreler hareket kalitesine göre değerlendirmeye tabi tutularak 4 gruba ayrılır:

a) Doğrusal, hızlı ve ilerleyici şekilde hareket eden sperm hücreleri.

b) Hızlı ve ilerleyici hareket yapmakla birlikte, hareketleri doğrusal olmayan sperm hücreleri.

c) Hareketli olmakla birlikte, ilerlemeyen sperm hücreleri. Bu hücreler yalnızca bulundukları yerde kuyruklarını sallayarak hareket ederler.

d) Hareketsiz hücreler.

Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre, numunenin alınmasından sonraki 60. dakikada yapılan değerlendirmede, hareketli hücre oranının % 40’tan fazla olması yeterli bulunur.

İlerleyici hareket yapan hücrelerin oranı % 32’den fazla olmalıdır.

Hareket özelliğinin normal sınırlar altında olmasına astenospermi denir.

Morfoloji

Sperm morfolojisi özel boyalı sperm yayma preparatının incelenmesi sonucunda değerlendirilir.

Hücrelerin normal morfolojiye sahip olup olmadığı Kruger veya Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen kriterlere göre belirlenir.

Günümüzde, normal morfolojiye sahip sperm hücresi oranının belirlenmesi amacıyla otomatize semen analiz sistemlerinden de yararlanılabilir. Ancak bu sistemler mikroskopla manuel bakan kişi kadar güvenilir sonuçlar vermez.

Normal şekilli (Morfolojili) sperm nedir ?

Normal sperm aşağıdaki şekilde tarif edilmektedir;

Bir iğne noktasının boyutundan daha az yani 5-6 mikrometre uzunluğunda ve 2.5-3.5 mikrometre genişliğinde düz, oval şekilli baş,

Sperm başının % 40-70 kapsayan bir iyi tanımlanmış kapak (akrozom),

Boyun, baş kısmı veya kuyrukta hiçbir görünür anormallik olmaması,

Sperm baş boyutu sperm yarısından büyük,

Sperm kafasında sıvı damlacıkları bulunmamalıdır.

Anormal şekilli sperm bir yumurtayı dölleyebilir mi ?

Dölleyebilirse de anormal şekilli spermler yüksek miktarda olan kişilerde kısırlık riski artar.

Anormal şekilli spermler sorunlu gebeliklere de neden olabilir.

Kruger testi nedir ?

Kruger isimli bir bilim adamının kesin kriterleri ile 1986 yılından beri dünyada uygulanmaktadır, bu nedenle bu tahlillere de kruger testi adı verilmiştir.

Kruger yöntemi  şimdiye kadar tüp bebek te bir yumurtayı dölleme için klinik öngörü değerlerine sahip olan tek morfoloji puanlama sistemidir.

Burada spermler aşağıdaki kriterlere göre değerlendirilmektedir:

 

 

 

Spermlerin durumuna göre döllenme şansları ortalama şöyledir :

Kruger testi açıklaması

Morfoloji % 15 ve üstü : Normal aralık, döllenme sansı yüksek.

Morfoloji % 5-14 :  Alt Optimum aralık, döllenme şansı düşük.

Morfoloji % 0-4 :  Çok düşük  döllenme olasılığı. Tüp bebek mikroenjeksiyon gerekmektedir.

Fruktoz

Erkek üreme sisteminde seminal veziküllerde üretilerek ejakülasyon sırasında semen içine salgılanır. Sperm motilitesinin sağlanmasında, enerji kaynağı olarak rolü vardır.

Bu test özellikle ejakulat miktarı düşük olan kişilerde, seminal veziküllerle ilgili bir sorun olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla kullanılır.

Test sonucunun normal sınırlar içinde bulunması, yani semen numunesinde yeterince fruktoz bulunması, seminal veziküllerle ilgili bir sorun olmadığını düşündürür.

Fruktoz testi sonucunun referans aralık sınırlarının altında bulunması, seminal veziküllerle ilişkili bir sorun bulunduğunu düşündürür.

Böyle bir durumda, seminal veziküllerde tıkanıklık, seminal veziküllerin veya seminal veziküllere açılan vaz deferensin gelişmemiş olması gibi olasılıklar düşünülür.

Numune:

Semen.

Numune laboratuvarda verilebileceği gibi, temiz, ağzı kapaklı kap içinde dışarıdan da getirilebilir.

Referans Değer:

150-600 mg/dL.

Konu ile ilgili açıklamalı videomuzu da aşağıdan izleyebilirsiniz;

 

 

 

%d blogcu bunu beğendi: