Toksoplazma IgG ve IgM Antikoru Değerleri, Pozitif ve Negatif Ne Demek ?

Toksoplazma IgG-IgM Antikorları kedilerden bulaşan toksoplazma enfeksiyonun değerlendirilmesi için kullanılır.

Toksoplazma gondii, doğada yaygın bulunan, insan da dahil olmak üzere bütün sıcak kanlı canlıları enfekte edebilen, protozoon grubundan, hücre içi bir parazittir.

Normal koşullarda, bağışıklık yetersizliği olmayan, sağlıklı bir insanda, enfeksiyonun genellikle fazla bir önemi ve klinik bulgusu olmaz.

Ancak gebelik döneminde annenin ve buna bağlı olarak fetüsün enfekte olması, fetüsle ilişkili önemli sorunlara sebep olabilir.

İnsanlar ve diğer memeliler, çevrede bulunan sporlu ovositleri veya doku kistlerini ağız yoluyla alarak enfekte olur. Ovositlerin insanlara ulaşması çoğunlukla kedi dışkısıyla kirlenmiş sebze ve meyvelerin yenmesiyle olur.

Doku kistlerinin kaynağı ise yeterince pişirilmemiş veya çiğ olarak yenen enfekte et ve et ürünleri’dir.

Toksoplazma Kliniği Nasıldır ?

Akut (primer) enfeksiyon dönemi:

Toksoplazma gondii ile ilk kez karşılaşan kişilerin çoğunda, fark edilebilir önemli belirtiler ortaya çıkmaz. En sık karşılaşılan klinik belirti, lenf bezlerinde büyümedir.

Bazen vücudun çeşitli bölgelerindeki, çoğunlukla da boyun bölgesindeki lenf bezlerinde büyüme meydana gelebilir. Bu dönemde, bitkinlik, baş ağrısı, kaslarda ağrı ve hafif derecede ateş, sık olmayarak rastlanabilen belirtilerdir.

Korioretinit, yani gözün sinir ve damar tabakalarının iltihabı, nadir olarak karşılaşılan bir belirti olabilir.

Bu dönemde yapılacak olan periferik yayma preparatı incelemesinde, enfeksiyöz mononükleosiste olduğu gibi, lenfositlerde aktivasyon bulgularına rastlanabilir.

Gebelikten önce enfekte olmuş bir kişide, enfeksiyon etkeninin fetüse ulaşması, çok nadir görülen ve özellikle bağışıklık sistemi yetersiz kişilerde mümkün olabilen bir durumdur.

Klinik belirtilerin yeterince spesifik olmaması nedeniyle, akut primer enfeksiyondan kuşku duyulduğunda, durumun serolojik testlerle değerlendirilmesi gerekli olur.

Konjenital enfeksiyon:

Primer enfeksiyonun gebeliğin erken döneminde gerçekleşmesi durumunda fetüsün enfekte olma olasılığı nispeten daha düşük olmakla birlikte, fetüsün zarar görme olasılığı daha yüksek olmaktadır.

Buna karşılık, primer enfeksiyonun, gebeliğin ileri döneminde gerçekleşmesi fetüsün enfekte olma olasılığını artırırken, fetüsün zarar görme olasılığını azaltmaktadır.

Maternal enfeksiyonun erkenden belirlenip uygun antibiyotik tedavisinin uygulanması halinde etkenin fetüsü enfekte etme olasılığı tamamen ortadan kalkmasa da %50-60’a varan oranda azaltılabilmektedir. Bu nedenle maternal enfeksiyonun erkenden belirlenmesinin ve tedavinin vakit geçirmeden başlatılmasının büyük bir önemi vardır.

Kedigiller, Toksoplazma gondii’nin bilinen tek konakçısıdır. Bu nedenle enfeksiyonun ana rezervuarını oluşturur. Kediler enfekte hayvanların etlerini yiyerek enfekte olur.

Fetüsün toksoplazma gondii enfeksiyonuna maruz kalması, birbirinden farklı klinik sonuçların ortaya çıkmasına sebep olabilir.

Enfeksiyon, fetüsün ölümü ve spontan abortus ile gebeliğin sonlanmasına neden olabileceği gibi önemli fetal defektlere de yol açabilir.

Korioretinit, intrakranial kalsifikasyonlar ve hidrosefali konjenital toksoplazmozis olasılığını düşündüren “klasik belirti triadı” olarak tanımlanmaktadır.

Doğum öncesi dönemde enfekte olan fetüslerde, duyu kayıpları, gelişme geriliği, mental gerilik ve merkezi sinir sistemi lezyonları oluşabilir.

Günümüzde polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile amniyon sıvısından toksoplazma DNA’sının amplifikasyonu en güvenilir prenatal teşhis yöntemi olarak kabul edilmektedir.

Tanı ve Değerlendirme Nasıl Yapılır ?

Genel olarak tek başına IgG antikorlarının pozitif bulunması, geçirilmiş enfeksiyona bağlı olarak kazanılmış bağışıklığı, tek başına IgM antikorlarının pozitifliği ise primer enfeksiyon olasılığını akla getirir.

IgM sınıfı antikorları pozitif bulunan bir hastada, ilk değerlendirmede negatif olan IgG’nin daha sonra pozitif hale gelmesi (serokonversiyon) veya 2-3 hafta aralıklarla yapılan analizlerde IgG konsantrasyonunun belirgin derecede yükselmekte olduğunun belirlenmesi, akut primer enfeksiyon olasılığını kuvvetle destekleyen serolojik bulgular olarak kabul edilir.

Gebelik öncesinde kontrol yaptırmamış olan kişilere, gebelik sırasında ilk kontrolde test yaptırmaları önerilir.

IgM antikorlarının negatif, IgG antikorlarının pozitif bulunması, kişinin enfeksiyon etkeni ile aylar, hatta yıllar önce karşılaştığını gösterir. Yaklaşık 3 hafta kadar sonra tekrarlanan IgG testinde antikor konsantrasyonunun değişmediğinin görülmesi, bu düşünceyi destekler.

IgM antikorlarının pozitif bulunması, primer enfeksiyonun yakın bir zaman içinde gerçekleşmiş olma olasılığını akla getirmekle birlikte, bu antikorların bazen çok uzun süre pozitifliğini muhafaza edebilmesi ve reenfeksiyon durumlarında da ölçülebilir konsantrasyonlara yükselebilmesi nedeniyle, yalnızca IgM analizi sonucuna dayanılarak primer enfeksiyon teşhisi konması yanıltıcı olabilir.

Diğer yandan çok nadir bir durum da olsa, daha önce hiçbir zaman toksoplazma ile karşılaşmamış bazı kişilerde toksoplazma antijenlerine karşı doğal IgM antikorları adı verilen antikorların bulunabileceği bildirilmiştir.

Ancak çoğu zaman bu süre beklenmeden, durum hakkında kanaat oluşturmaya yardımcı olması amacıyla, IgG sınıfı antikorları da pozitif ise toksoplazma IgG avidite testinden de yararlanılır.

Numune:

Serum.

Referans değer:

Negatif.

 

 

Toksoplazma IgG ve IgM Antikoru Değerleri, Pozitif ve Negatif Ne Demek ?” için bir yorum

Yorum Yaz - Soru Sor