Anti-HCV Testi Nedir, HCV Pozitif ve Negatif Ne Demektir ?

Anti-HCV testi kişinin Hepatit C virüsü ile enfekte olup olmadığının veya geçmişte bu virüsle karşılaşıp karşılaşmadığının belirlenmesi amacıyla kullanılır.

Hepatit C Nedir ?

Hepatit C, Transfüzyon sonrasında ortaya çıkan Viral Hepatit‘lerin en sık rastlanılan sebebidir.

Bütün Dünya’da yaygın olarak görülen, yüksek morbidite ve mortaliteye sebep olan bir enfeksiyon olması nedeniyle klinik olarak büyük önem taşır.

Bulaşma çok büyük oranda enfekte kan örneği ile perkütan temas sonrasında gerçekleşir.

Geçmişte en önemli bulaşma yolu, kontrole tabi tutulmayan kan ve kan ürünlerinin transfüzyonu iken, günümüzde gelişmiş ülkelerde en önemli bulaşma yolu intravenöz Uyuşturucu kullanımıdır.

Anneden Bebeğe geçme olasılığı % 5’den daha düşüktür. Akut enfeksiyon safhasında çoğu zaman belirgin klinik bulgu vermez.

Halsizlik

Yorgunluk

İştahsızlık

Soğuk algınlığına benzer şikâyetler

İdrar renginin koyulaşması ve

Sarılık gibi bulgular değişen şiddet derecelerinde görülebilir.

Cildi, Böbrekleri ve Sinir sistemini etkiyen Vaskülit ile ilişkili şikâyetler, Sjögren Sendromu‘na benzeyen şikâyetler, Liken Planus, Porfiria Cutanea Tarda seyrek de olsa hastanın ilk başvuru şikâyet ve bulgularını oluşturabilir.

Bu sebeple, bu tarz bulgu ve şikâyetlerle başvuran hastalarda HCV enfeksiyonu olasılığının da değerlendirilmesi önerilir.

Hastaların büyük çoğunluğu teşhis edildikleri sırada Asemptomatik’tir.

Herhangi bir nedenle yapılan kontrollerde tespit edilen ALT aktivitesi yüksekliğinin sebebinin araştırılması sırasında veya kan bağışı ile ilişkili tarama amaçlı kontroller sırasında belirlenen vakalar, HCV Hepatiti teşhisi konulan vakaların en büyük kısmını oluşturur.

Anti-HCV Antikorları Nedir ?

Virüse karşı oluşmuş olan Anti-HCV antikorlarının, Enfeksiyondan 2-3 hafta kadar sonra tespit edilebilmesi mümkün hale gelmiştir. Ancak bulaşma şekline ve hastanın bağışıklık cevabına bağlı olarak bu süre 6 aya kadar uzayabilmektedir.

Vakaların % 80’inin 15. haftaya kadar, % 90’ının 5. aya kadar, % 97’sinin 6. aya kadar tespit edilebilir. Bu nedenle tereddütlü durumlarda belirli aralıklarla yapılacak kontrol çalışmalarının 6 aya hatta bazen 1 yıla kadar uzatılması gerekli görülebilir.

Anti-HCV testi, hastalığın akut safhasında teşhis konmasına yeterince yardımcı olmayabileceğinden, daha hızlı değerlendirme ihtiyacının duyulduğu durumlarda RT-PCR tekniği ile HCV-RNA analizi yapılabilir.

HCV enfeksiyonuna maruz kalan hastaların çok büyük kısmında enfeksiyon Kronikleşerek uzun yıllar içinde Fibrozis ve ardından da Siroz gelişimine yol açar.

Kronikleşme oranı ABD’de ve diğer Batı Avrupa ülkelerinde % 70-80 civarında, ülkemizde ise daha yüksek seviyededir.

HCV antikorları nötralize edici antikor özelliğinde değildir ve koruyucu bağışıklık sağlamaz. Bu nedenle tedaviye alınan cevabın izlenmesi açısından bir değer taşımaz.

İyileşme sonrasında, uzun yıllar içinde Anti-HCV konsantrasyonu azalarak, sonuç Negatif hale gelebilir.

Değerlendirme:

Anti-HCV test sonucunun pozitif bulunması, şahsın bu virüsle enfekte olduğunu düşündürür. Ancak test sonucunun yorumlanması sırasında hastanın klinik özelliklerinin dikkate alınması gerekir.

Üçüncü Jenerasyon testlerinin spesifitesi % 99.5’in üzerindedir. Buna rağmen cut-off sınırını çok az miktarda aşan bir değerle karşılaşıldığında ve neticenin klinik durum ve diğer test neticeleri ile uyumlu olmadığı düşünüldüğünde, çalışmasının birkaç hafta sonra tekrarlanması veya  doğrudan RT-PCR tekniği kullanılarak HCV-RNA testinin uygulanması gerekli görülebilir.

Yalancı Pozitiflik Nedenleri ;

Gama Globulin konsantrasyonu yüksek olan kişiler

HBV, HIV, EBV, HSV, Rubella, Toksoplazma, Sifiliz, E.Coli enfeksiyonu bulunanlar

Grip Aşısı yaptırmış olanlar

Miyeloma hastaları

ALT aktivitesi yüksek olanlar

ALP aktivitesi yüksek olanlar

IgG konsantrasyonu yüksek olanlar

Karaciğer Kanseri olanlar

Otoimmun hastalığı olanlar ve

Kalp operasyonu geçirmiş hastalar.

Anti-HCV sonucunun aktif bir enfeksiyona işaret edip etmediğinin belirlenmesi amacıyla RT-PCR tekniği ile HCV-RNA testi yapılabilir.

HCV-RNA sonucunun Pozitif bulunması aktif enfeksiyonun bir kanıtıdır.

HCV-RNA test sonucunun Negatif bulunması durumunda, Anti-HCV neticesinin yalancı pozitifliğe mi, yoksa geçirilmiş ancak iyileşmiş bir enfeksiyona mı işaret ettiğini belirlemek amacıyla RIBA (Rekombinant İmmunoblot Assay) çalışması yapılabilir.

RIBA çalışması sonucunun “Pozitif” bulunması enfeksiyonun gerçekleşmiş ancak iyileşmiş olduğunu, “İndetermine” sonuç kesin olmamakla birlikte geçmişte enfeksiyonun gerçekleşmiş olma olasılığının bulunduğunu, “Negatif” sonuç ise kişinin geçmişte HCV ile karşılaşmadığını ve dolayısıyla Anti-HCV pozitifliğinin “yalancı pozitiflik” olarak değerlendirilebileceğini düşündürür.

Uygun zamanda yapılan test sonucunun negatif bulunması hastada HCV enfeksiyonu bulunma olasılığını ekarte ettirir.

Bazen klinik olarak Akut Hepatit tablosunun bulunmasına rağmen antikorların henüz pozitifleşmemiş olabileceği unutulmamalı, Hepatit C enfeksiyonundan kuşku duyuluyorsa ya belirli aralıklarla antikor testi tekrarlanmalı veya doğrudan doğruya RT-PCR tekniği ile HCV-RNA testi uygulanmalıdır.

IgG sınıfı antikorlar plasental yolla Fetüse geçtiğinden, HCV enfeksiyonlu Annelerin doğurdukları Bebeklerin serumunda Anti-HCV antikorları bulunur.

Bu yolla Bebeklere geçen antikorlar 18 aya kadar test sonucunu etkileyebilir.

Numune:

Serum.

Referans Değer:

Negatif.

 

 

Bir cevap yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !