Çayın Faydaları ve Zararları Nelerdir, Çay mı Kahve mi ?

Çok sevdiğim Çay ile ancak sevdiğim birinin hatırı için yılda bir içtiğim Kahve’yi kıyaslayalım. Bakalım Çay’ın faydaları neler, Kanser mi yapar, Kanserden mi korur, Kansızlık mı yapar, Kalbe faydalı mı ? vs..

Çay, binlerce yıldır tüketilen ve dünyanın dört bir yanındaki kültürlerde törenlerin, ticaret hayatının ve hatta devrimlerin başlangıcını oluşturan  önemli bir içecek.

Ancak çay sadece nefis tadı için değil, aynı zamanda çok sayıdaki “sağlık yararları” nedeniyle de içiliyor.

Günümüzde onun tahtına ortak olan Kola (şeker yığınıdır, tam bir kalp sağlığı düşmanıdır, kansere ve obeziteye zemin hazırlar ama hileli özelliğinden dolayı da bırakması zordur) ve Kahve (Koladan iyidir, birçok sağlık faydası vardır ama zararları da vardır) ile birlikte neredeyse Su kadar tüketilen 3 içecekten biridir.

Günlük rutininizde bir bardak Çay içiyorsanız benim bu yazımdan sonra bunu 3’e çıkarırsınız artık…

Gelelim Sağlığımıza Faydalarına ;

Çay Antioksidan içerir ;

Antioksidanlar yaşlanmayı yavaşlatmaya ve hücrelerin yenilenmesine ve onarılmasına yardımcı olur.

Çayların tümü, vücudunuzu daha sağlıklı tutmaya yardımcı olabilecek antioksidan Polifenolleri yüksek oranda içerir ve bu yolla bazı kanserlerden bile korunma sağlar.

Kahveden daha az Kafein içerir ;

Orta düzeyde Kafein tüketmenin potansiyel olarak sağlık yararları olmasına rağmen, fazlası Kalbinizde ve diğer organlarda sıkıntı yaratır.

Çay ile daha az Kafein alırsınız ve böylece daha az çarpıntınız olur ve uykunuz da daha az kaçar.

Çay, vücudunuzun susuz kalmamasına yardımcı olur ;

Normalde Kafeinli içecekler sizi dehidrate yani susuz bırakır. Eğer bir kerede 5 ila 6 bardak tüketmediğiniz sürece Kafeinin bu zararlı etkisi ortaya çıkmaz ama.

Çay ise hem daha az Kafein içerir hemde Antioksidan, bu nedenle vücuda su sağladığı gibi tek başına su içmekten daha fazla yararlıdır denebilir çünkü Antioksidan da almış oluruz.

Bununla beraber suyun yerini hiç birşey tutamaz, su içmeyi bırakmayın sakın. Günde 1.5 litre suya devam

 

Çay, sakin fakat daha uyanık bir zihin durumu yaratır ;

Çalışmalar, çay bitkisinde bulunan Amino asit L-Theanine‘in Beyindeki dikkat ağlarını değiştirdiğini ve Beyin dalgaları üzerinde belirgin etkileri olabileceğini göstermiştir.

 

 

Daha basit bir şekilde çay, rahatlamanıza ve görevler üzerinde daha kapsamlı bir şekilde konsantre olmanıza yardımcı olabilir.

Çay, Bilişsel bozulma riskini düşürür ;

Günlük en az 2 fincan yeşil çay tüketen Japon erişkinleri üzerine yapılan araştırmalar, bu kişilerin bilişsel bozukluk riskinin yarı yarıya düştüğünü ortaya çıkardı.

Çay, Stres hormonu seviyelerini düşürür ;

Siyah çayın stresli bir olayın etkilerini azalttığı gösterilmiştir.

 

 

Bir çalışmada, bir ay süreyle günlük 4 bardak çay içtikten sonra stres hormonu olan Kortizol’de % 20 düşüş saptandı.

Çay, sinirlilik, baş ağrısı, sinirsel gerginlik ve uykusuzluğu hafifletir. 

Çay, kısa süreli hafızada geçici bir artışa neden olabilir.

İçeriğindeki Kafein, hafızanızı en azından birkaç saat iyileştirmeniz için gereken gücü verebilir.

 

Çay, Kalp krizi ve İnme riskinizi azaltabilir ;

Çay, çoğu zaman Kalp krizi ve Felce yol açan tehlikeli kan pıhtılarının oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Bazı çalışmalar, siyah çay içicilerinin ölümcül bir Kalp Krizi geçirme riskinin % 70 daha düşük olduğunu saptamıştır.

Çay Kemiklerinizi korur ;

Kemiklerinize yardım etmek için çayın içine Süt koymanız gerekmez. Çalışmalar, normal çay içenlerinin, çay içmeyenlerinkinden daha güçlü Kemik’lere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Bilim adamları, çaydaki bu etkiyi içerdiği Fitokimyasal’lara bağlamıştır.

Oysa Kahve Kemiklerden Kalsiyum çözerek Osteoporoz riskini artırır.

Çay Kalp hastalığına karşı koruyabilir ;

Kesin kanıtlar için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulsa da, düzenli olarak yeşil ve siyah çay tüketilmesinin Kalp hastalığına bağlı Kalp Krizi riskinde önemli bir düşüşe neden olduğu öne sürülmüştür.

Çay, Kolestrol’ü düşürmeye yardımcı olur ;

Çin’deki yeni bir araştırmaya göre düşük yağlı bir diyet ve çay kombinasyonu, düşük yağlı bir diyetle kontrol grubuyla karşılaştırıldığında 12 hafta boyunca kötü Kolesterol düzeyinde ortalama % 16 düşüş ürettiğini göstermiştir.

Çay  Yüksek Tansiyon sorununa yardımcı olabilir ;

Günde sadece yarım fincan Yeşil veya Oolong çayı içmek, yüksek Tansiyon riskinizi % 50’ye kadar azaltabilir ve daha fazla içilirse, ek risk faktörleri olsa bile riskini daha da azaltabilir.

Çay, Sindirime yardımcı olur ;

Çay, binlerce yıldır Çin’de yemek sonrası sindirimi kolaylaştırıcı olarak kullanılmaktadır ve içerdiği Tanen’lerin yüksek seviyeleri nedeniyle de sadece çekik gözlülere değil size de yardımcı olabilir.

Çay, Bağırsak enflamasyonunu önlemeye yardımcı olur ;

Yeşil çaydaki Polifenol’lerin, İrritabl Bağırsak Sendromu gibi koşulların neden olduğu bağırsak iltihaplanması üzerinde doğal bir çareden daha fazla rahatlık sağlayan bir etkisi olduğu gösterildi.

Çay Mide kramplarını azaltabilir ;

Kırmızı çayın özellikleri, Anti-Spazmodik ajan gibi davranmasına ve bebeklerde Mide kramplarının veya hatta koliklerinin hafifletilmesine yardımcı olmasına neden olur.

 

Çay gülümsemenizi korur ;

Sürekli çay içen İngilizlerin korkunç Dişleri çayın diş düşmanı olduğunu düşündürür ama tam tersidir. Çay aslında Florür ve Tanen içerir ve her ikisi de plak oluşumunu ve Diş çürümesini azaltmaya yardımcı olur.

 

 

İyi bir Diş hijyeni rejimi ile birleştiğinde Dişleriniz daha uzun süre sağlıklı kalabilir.

Çay Kalori’sizdir

Tatlandırıcı veya Süt eklemeyi seçmediğiniz sürece Çayın kendisi kalorisizdir, bu da kilo vermenize yardımcı olur..

Çay Metabolizmayı arttırır ;

İstediğiniz kilo kaybını önleyen yavaş bir metabolizma hızınız mı var ?

Bazı çalışmalar, yeşil çayın, metabolik hızınızı hafifçe artırabileceğini ve günde 70-80 Kalori daha yakmanızı sağlayabileceğini göstermiştir. Bu, fazla gibi gözükmese de, damlaya damlaya göl olur.

Çay, Cildinizi Sivilcelerden kurtarmanıza yardımcı olur ;

Yeşil çaydaki Antioksidanlar Sivilceleri etkileyebilir ve bazı durumlarda çok daha sert olan Benzoil Peroksitlerin % 4’lük solüsyonu kadar işe yaradığı gösterilmiştir.

Çay Nefesteki kötü kokuyu yoketmeye yardımcı olabilir.

Chicago Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, çaydaki Polifenollerin kötü kokuyu oluşturan Bakterileri kontrol etmeye yardımcı olabileceğini öne sürdü.

Çaydaki aşağıda sayacağım bu faydalar da, hasta olmanıza engel olabilir.

Çay, Bağışıklık savunmanızı güçlendirir ;

Yeni bir araştırma, Kahve içenlerinin bağışıklık faaliyetlerini çay içenlere oranla karşılaştırdı ve çayı seçenlerde çok daha yüksek (5 kat daha fazla) buldular.

Çay Kansere karşı korur ; 

Son zamanlarda yapılan araştırmalar, yeşil çayın düzenli olarak tüketildiğinde Akciğer, Prostat ve Meme kanseri riskini azalttığını ortaya koymuştur. Bu faydalı etkisinden muhtemelen içeriğinindeki birçok Antioksidan sorumludur.

Çay Artrit’i önlemeye yardımcı olabilir ;

Araştırmalar, çay içen daha yaşlı kadınların, Romatoid Artrit’e yakalanmada, çayı içmeyenlere kıyasla % 60 daha düşük risk taşıdığını ortaya koydu.

Çay, Grip ile mücadelede yardımcı olabilir ;

Siyah çayın, günde iki kez siyah çay özü çözeltisi ile gargara alan katılımcılarda Grip virüsüne karşı daha fazla bağışıklık sağladığı gösterildi.

Çay Enfeksiyonla savaşmaya yardımcı olur ;

Çay, bazı Tümör hücrelerine ve Bakterilere benzer şekilde hareket ederek vücudun bağışıklık tepkisini artıran Alkilamin antijenleri denilen kimyasalları içerir.

Sepsis gibi ciddi enfeksiyonlarda bile etkili olduğu gösterilmiştir.

Çay, Parkinson Hastalığı riskini azaltabilir ;

Yeni çalışmalar, normal çay tüketiminin vücudun bu nörolojik bozukluğa yakalanma riskini azalttığını göstermiştir.

Dünyaca ünlü Boksor “Muhammed Ali”nin de ölüm nedeni olan “Parkinson Hastalığı” ile ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Çay, Gıda zehirlenmesini önleyebilir ;

Yeşil çayda bulunan acı maddelerden biri olan Kateşin’in gıda zehirlenmesine neden olan Bakterileri etkin bir şekilde öldürdüğü ve bu Bakterilerin ürettiği toksinlerin etkilerini en aza indirdiği gösterildi.

Çay, HIV’in inhibisyonuna neden olabilir ;

Journal of Allergy and Clinical Immunology’dan yeni bir araştırma, yeşil çayda bulunan bir maddenin HIV virüsünün bağlamasını engelleyebileceğini buldu. Tabi ki bu konuda daha çok çalışma yapılmalı.

Çay, Şeker Hastalığı’nı önlemeye yardımcı olabilir ;

Yeşil çayın Tip 2 Diyabet riskini düşürmeye yardımcı olduğunu gösteren bazı kanıtlar var, ancak gelecekteki araştırmalarla bunun kesin olarak teyit edilmesi gerekiyor.

Çay Kan Şekerini düşürebilir ;

Çay Kan Şekerini düşürmek için gözle görülür bir etkiye sahip olduğu gösterilen Kateşin ve Polisakaritler içerir.

Çay, Demir hasarını önleyebilir ;

Hemokromatoz gibi Demir bozukluklarından muzdarip olanlar, vücudun emebileceği Demir miktarını sınırlayan Tanen‘leri içeren çay içmek suretiyle kendilerine yardımcı olabilirler.

Çay Burun tıkanıklığı gidermeye yardımcı olabilir ;

Limonlu siyah çay içmek, sizi rahatsız eden tıkanıklığın temizlenmesine yardımcı olabilir.

Görüldüğü gibi çay tam bir sağlık dostu.

Çayın Zararları yok mu ?

Var ama Kahveye göre az. Bakalım ;

Kaygı ve Huzursuzluk

Çayın yan etkilerini düşünürken, içeceğin Kafein içeriğini dikkate alın. Bir bardak çay genellikle 14 ila 60 miligram arasında Kafein içerir, bu azdır ama bazı insanlar için belirgin bir enerji  sağlayabilir.

Her ne kadar Kafein insanları farklı şekilde etkiliyor olsa da, çok fazla çay Endişe, Huzursuzluk ve Uyku zorluğuna neden olabilir.

Bağımlılık

Çayı günlük rutinin bir parçası haline getirirseniz ve sonunda kendinizde bir fincan yerine iki fincan ihtiyaç olduğunu fark ederseniz, muhtemelen uyarıcıya bağımlılığınızı geliştirdiniz demektir.

Kafein alımınızı düşürdükten sonra veya tamamen durduğunuzda, konsantrasyon sorunları, baş ağrısı ve aşırı yorgunluk gibi çekilme belirtileri yaşamanız mümkündür.

Uykuda Kesinti

Kafein hafif bir Diüretik etki gösterebilir, ancak genellikle yalnızca uzun süre çay içmeden 5-8 fincan çay içerseniz. Genel olarak, çayı orta derecede içerseniz Diüretik değildir.

İçeceğin bu yan etkisi hafif olsa da, uyku bozukluklarına ve daha sonra yorgunluğa neden olabilir.

İskelet Florozis’i

Çok fazla çay içmek Kemiklerde ağrılı bir durum olan iskelet Florozisi’ne neden olabilir. Siyah çay, uzun süre büyük miktarlarda tüketirseniz, Kemiklere zarar verme potansiyeline sahip Florür içerir.

Bununla birlikte, orta dereceli çay tüketimi, minimum düzeyde risk taşır.

Anemi (Kansızlık) varsa fazla tüketmeyin

Çay tüketimi, Demir eksikliğinden kaynaklanan bir tür Anemi olan Demir Eksikliği Anemisi’ne neden olabilir veya kötüleştirebilir.

Çaydaki Tanin’ler, vücudunuzun Demir emme kabiliyetine müdahale eder.

Bu tür Aneminiz varsa veya risk altındaysanız, bir Demir takviyesi veya başka tedaviye ihtiyacınız olup olmadığı konusunda doktorunuzla konuşun.

 

Diyetinize bol miktarda C vitamini ekleyin çünkü bu vitamin vücudunuzun Demir’i emmesine yardımcı olur.

 

Birazda Kahve’ye bakalım.

Kahvenin Faydaları

Kahve fiziksel performansınızı artırır;

Egzersizden yaklaşık bir saat önce bir fincan siyah Kahve içerseniz performansınız % 11-12 artırabilir. Kafein kanınızdaki Adrenalin düzeylerini arttırır.

Adrenalin vücudunuzun “dövüş veya uçuş” hormonu olup, fiziksel güç hazırlamanıza yardımcı olur.

Kahve kilo vermenize yardımcı olabilir ;

Kahve, insan vücudunun İnsülin kullanmasına, kan şekeri seviyelerini düzenlemesine,  şekerli tatlı ve aperatifler için iştahını azaltmasına yardımcı olan Magnezyum ve Potasyum içerir.

Kahve, Yağ yakmanıza yardımcı olur ;

Kafein, yağ hücrelerinin vücut yağlarını parçalamasına yardımcı olur ve enerji için yakıt olarak kullanır.

Kahve odaklanmanızı ve uyanık kalmanızı sağlar ;

Günde 1-6 bardak orta dereceli Kafein alımı, zihinsel uyanıklığınıza yardımcı olur.

Kahve ölüm riskini düşürür ;

Araştırmalar Kahve içicilerinin erken ölüm riskinin Kahve içmeyenlerinkinden % 25 daha düşük olduğunu göstermiştir.

Tabi bu çalışmalara ne kadar güvenilirse..

Kahve Kanser riskini azaltır ;

Bir çalışma, Kahve‘nin erkeklerde Prostat kanseri gelişme riskini % 20, kadınlarda Endometriyal kanseri % 25 azaltabileceğini göstermiştir.

Test grubundaki insanlar günde dört fincan kahve içti. Kafein, ayrıca bazal hücre karsinomasının ki bu en yaygın cilt kanseridir gelişmesini önleyebilir

Kahve İnme riskini azaltır ;

Makul Kahve tüketimi (günde 2-4 bardak), İnme riskinin azalması ile ilişkilidir.

Kahve Parkinson Hastalığının riskini azaltır.

Araştırmalar düzenli Kahve içmenin Parkinson Hastalığı riskini % 25 düşürdüğünü göstermiştir. Kahve’nin Parkinson’dan etkilenen Beyin kısmında aktiviteye neden olduğuna dair kanıtlar vardır.

Kahve, vücudunuzu korur ;

Kahve, vücudunuzdaki Serbest Radikal’lere karşı savaşan küçük savaşçılar olarak  bir sürü Antioksidan içerir.

Kahve Tip II Diyabet riskini düşürebilir ;

Kafein, İnsülin hassasiyetinizi düşürür ve Glukoz toleransını engeller, bu nedenle Tip 2 Diyabet riskinizi azaltır.

Kahve, Beyninizi korur ;

Kanınızdaki yüksek Kafein seviyeleri Alzheimer Hastalığı riskini azaltır. Demans riskini de düşürür.

Kahve Depresyonla mücadelede yardımcı olur ve İntihar riskini düşürür ;

Kafein merkezi sinir sistemini uyarır ve Serotonin, Dopamin ve Noradrenalin gibi nörotransmitterlerin üretimini artırır ve ruh halinizi yükseltir.

Günde iki fincan Kahve intihar riskini % 50 oranında engeller.

İyi de bu Kahve’nin zararı yok mu ?

Olmaz mı…Buyrun !

Kahve İçmenin Zararları ve Riskleri

Kahve İnsomnia (Uykusuzluk) ve Huzursuzluğa neden olabilir.

Yine burada ana neden Kafein. Önerilen azami miktardaki Kafein miktarı 400 mg kadardır, kabaca 4 fincan Kahve.

Kafeine duyarlı iseniz, içtiğiniz Kahve miktarına özen gösterin. Muhtemelen zaten hangi miktarın ve ne tür bir Kahve’nin size uygun olup olmadığının farkındasınızdır.

İnsan tüketimi için güvenli olan Kafein miktarı aslında DNA’mızda yazılmıştır.

Hamile iseniz günde bir fincandan fazla içmeyin.

Kahve’nin Fetüs üzerindeki etkileri üzerine yapılan araştırmalar tartışmalıdır, fakat bir şey var : Hamileyken Kahve içerseniz, Kafein Fetusa da ulaşacak ve Bebeğiniz Kafeine karşı oldukça duyarlı olacak.

Yani ağır bir Kahve içici iseniz ve Hamile kaldıkça içmeyi bırakamıyorsanız, en azından günde bir fincana düşürün.

Yüksek Kolesterolünüz varsa filtrelenmiş Kahve seçin.

Kahve çekirdekleri, LDL Kolestrol düzeylerini yükselten iki bileşen olan Cafestol ve Kahweol  içerir.

Filtrelenmesi ile LDL yüksekliğinin  çoğu engellenir ancak Cafestol ve Kahweol Espresso, Türk Kahvesi, Fransız Pressinde ve İskandinav tarzı “Pişmiş Kahve”de bulunur.

Bir bardak Espresso’dan oluşan LDL yüksekliği çok küçüktür, normal Kolesterol seviyesine sahip kişiler için risk oluşturmaz.

Ayrıca, Cafestol ve Kahweol’ün yararlı Anti-Kanser etkilerine sahip olabileceğini ve Karaciğeriniz için iyi olabileceğini gösteren bulgulara sahip bazı çalışmalar da bulunmaktadır.

Kahve Osteoporoz yani Kemik Erimesi yapar

Kemiklerden Kalsiyum salınımına ve idrarla atılımına yol açar ve Kemik Erimesi riskini artırır.

Kahve ve Hidroklorik Asit

Sabah boş bir Mideye Kahve içmek, Hidroklorik Asit üretimini uyarır. Bu bir problem olabilir, çünkü HCl sadece yiyeceklerin sindirimi için üretilmelidir.

Özellikle Protein sindiriminde Midede Hidroklorik asit bulunmaması ile protein esaslı gıdalar düzgün parçalanmadan önce İnce Bağırsağa geçebilir. Süt olmayan protein, şişkinlik ve gazdan IBS’ye, Divertikülit ve hatta Kolon kanserine kadar birçok sağlık sorunu ile ilişkilidir.

Ülserler, IBS ve Asitlik

Kafein ve Kahve çekirdeklerinde bulunan çeşitli asitler gibi Kahve içerisindeki bileşiklerin çoğu Mide ve İnce Bağırsağınızı tahriş edebilir.

Ülser, Gastrit, IBS ve Crohn Hastalığı olanlar için ciddi bir sorundur bu ve bu hastalar Kahve içmemelidir.

Mide Yanması Sorunları

Alt Özofageal sfinkteri gevşettiğinden Kahve tüketimi Reflü ve Mide ekşimesi’ne neden olabilir.

Tuvalet ihtiyacını artırır

Kahve içtiğimizde sindirim sistemindeki peristaltizm tetiklenebilir, bu da Tuvalet ihtiyacına neden olur.

Bazıları Müshil olarak kasıtlı olarak kullanıyor ancak bu da tehlikeli çünkü gastrointestinal sistemdeki tahriş ve iltihaplanma şansını arttırır.

Magnezyum eksikliği ve Kansızlık 

Kahve Midedeki Demir absorpsiyonunu ve özellikle Böbreklerinizin Kalsiyum, Çinko, Magnezyum ve diğer önemli mineralleri alabilme yeteneğini etkiler.

Bu minerallerin hepsi sağlık açısından hayati önem taşırken, sindirim açısından bakıldığında, Bağırsak düzenini korumak için gerekli olduğu için, Magnezyum emilimine yönelik etkisi çok önemlidir.

Eğer yeterince Magnezyum alamayacağınızdan endişe duyuyorsanız Kahve içmeyin.

Kahve içerisindeki  Akrilamid Kanserojen’dir

Acrylamide, Kahve çekirdeği yüksek sıcaklıkta kavrulduğunda oluşan potansiyel olarak Kanserojen (Kansere neden olan) bir maddedir.

Kızartma ne kadar koyu olursa, Akrilamid seviyeleri de o kadar yüksek olur.

Stres ve Gerginlik

Çok fazla Kahve içmek Stres hormonları olan Kortizol, Epinefrin ve Norepinefrin’in salınmasını teşvik edecektir. Bu kimyasallar nabzınızı, kan basıncınızı ve gerginlik seviyenizi arttırır.

Gelelim Sonuca ?

Yüksek Kolesterol’ünüz varsa veya Kafein’e duyarlı iseniz, Hamile veya bir çocuğunuz varsa Kahve içmeye dikkat etmeniz gerekir. Bence içmeyin, Çay size yeter.

Toksinsiz, özel filtrelenmiş Kahve içebilirsiniz ama beraberinde Magnezyum, Kalsiyum ve Vitamin D seviyeleriniz iyi olmalı.

Oysa Çayın hem daha fazla yararı vardır, hem de zararı azdır.

 

Bir cevap yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !