Çok Uzun Zincirli Yağ Asidleri Testi Nedir ?

Çok Uzun Zincirli Yağ Asidleri Testi başlıca olarak Peroksizomal hastalıklar ve Refsum hastalığının tanısında kullanılır.

Günümüzde Peroksizomal hastalıklar 2 büyük sınıf altında kategorize edilmektedir:

Peroksizomal Biyogenez Bozuklukları

Bu grupta Pex anormallikleri ve çoklu peroksizomal enzim eksiklikleri temel patolojiyi oluşturur. Hastalarda histokimyasal boyamalarda peroksizomların sayılarında azalma, mevcut peroksizomlarda ise genişleme ve şekil bozuklukları izlenir.

Biyokimyasal analizlerde ;

Plazmada artmış çok uzun zincirli yağ asidleri
Artmış plazma fitanik asid
Artmış plazma pristanik asid
Eritrositlerde plazmalojen lipidlerde azalma
Anormal safra asidleri ara ürünlerinde artış izlenir.

Peroksizomal biyogenez bozukluklarında hastaların tümü aynı Biyokimyasal paterni gösterirler. Bu nedenle ayırıcı tanının Biyokimya testleri ile yapılması mümkün değildir.

Normal bir Peroksizomal aktivite için en azından 19 adet normal Pex geni gereklidir. Klinik olarak bu gruptaki hastalıklar 4 fenotip gösterirler.

En şiddetli olan form Serebrohepatorenal form veya Zellweger Sendromu (ZS) olarak adlandırılan formdur. Bu sendrom anormal morfogenez, şiddetli nörolojik işlev bozuklukları, yetenek kaybı, Karaciğer ve sindirim sistem tutulumları ve erken ölüm‘le karakterlidir.

Daha az şiddetli seyreden form otozomal resesif geçişli Neonatal Adrenolökodistrofi (NALD)dir. Bu hastalık hafif veya hiç saptanamayan Kraniofasyal dismorfizm ve Demiyelinizasyon ile karakterlidir.

En hafif form Refsum Hastalığıdır. Karaciğer ve sindirim sistemi tutulumu, görme veya duyma kusurları veya yaşla ilerleyen bir nörolojik fonksiyon kaybı söz konusudur.

Dördüncü fenotip ise Benekli Rizomelik Kondroplazi olarak adlandırılan Pex7 bozuklukları ile karakterli formdur. Literatürde raporlanan olgularının sayısındaki artışa paralel değişik fenotipler de ortaya çıkabilir.

Tekli Peroksizomal Enzim Defektleri

Bu başlık altında bulunan hastalıklar ;

Klasik Refsum Hastalığı

X’e bağlı Adrenolökodistrofi (XALD)

Mevalonik Asidüri

Hiperoksalüri tip 1

Katalessemi‘dir.

Bu grup hastalıklarda genotip ve fenotip sınıflandırması yapmak çok zordur. Klinik görünüm ve bulgular olgudan olguya çok değişkendir. Bu değişkenliğin nedenleri arasında mutasyonun doğasındaki farklılıklar ve doku mozaikliği yatıyor olabilir.

Peroksizomal hastalıklar sıklıkla periferal sinir sistemini etkiler ve sensorinöral işitme kaybı sık rastlanan bir bulgudur.

Zellweger sendrom (ZS)’luların ve Neonatal Adrenolökodistrofi (NALD) hastalarının tamamına yakını Sağır‘dır. Bu hastalarda periferal nöropati sıktır.

Katarakt ve Retinopati de oldukça sık oranda gözlenir.

Tanı Nasıl Konur ?

Peroksizomal bozukluklara multisistemik detaylı muayene ve incelemeler ile tanı konur. Biyokimyasal olarak rutin testlerin yanı sıra spesifik peroksizomal testlerin çalışılması gerekir.

Peroksizomal profil başlığı altında Plazma’dan :

Çok uzun zincirli yağ asidleri

Pristanik asid

Fitanik asit

7-Dehidrokolesterol ve

EDTA’lı tam kanda Eritrositlerden Plasmalojen‘leri çalışılır.

Bu parametreler tek tek istenebileceği gibi profil halinde de talep edilebilmektedir.

Peroksizomal Bozukluklarda Tedavi Nasıldır ?

Hatalığın tipine göre tedavi yönlendirilir.

Genel olarak Dokosaheksaenoik asid tedavisi ile plazma çok uzun zincirli yağ asidlerinin düzeyi kontrol altında tutulabilmekte, nörolojik komplikasyonlar bu tedaviyle azaltılabilmektedir.

Lorenzo’nun yağı olarak bilinen özel karışımlar, bazı peroksin genlerini uyararak etki yapan 4-Fenilbütirik asid tedavisi, Kemik iliği nakli ve gen tedavileri bu hastalık grubunun tedavisinde kullanılan yöntemlerdir.

Numune :

Plazma, Dondurulmuş.

Kan hemen santrifüj edilip plazma ayrılmalıdır.

 

 

Bir Cevap Yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !
%d blogcu bunu beğendi: