Digoksin Testi Nedir, Ne Zaman Yapılır ?

Digoksin testi özellikle Kalp yetmezliği tedavisi sırasında ilacın hedeflenen tedavi edici kan kan konsantrasyonuna ulaşıp ulaşmadığının izlenmesi ve toksite olasılığının değerlendirilmesi amacıyla kullanılır.

Digoksin Testi Nedir ?

Digoksin başlıca olarak  Konjestif Kalp yetmezliği ve çeşitli Kardiak ritim bozuklukları’nın tedavisi amacıyla yaygın şekilde kullanılan bir ilaçtır.

Hücrelerde Na-K-ATPaz enzimini inhibe ederek Sodyum/Kalsiyum değişimini aktive eder ve hücre içi Kalsiyum miktarını arttırır. Bu yolla Kalbin kasılma gücü artar ki buna Pozitif inotropik etki denir.

Ortalama eliminasyon yarı ömrü 36–40 saattir. Böbrek hastalığı olanlarda eliminasyon hızı belirgin şekilde yavaşlar. Başlıca idrar yoluyla, biraz da Karaciğer vasıtasıyla vücuttan atılır.

İlacın terapötik ve toksik kan seviyeleri arasındaki farkın düşük olması toksite riskini yükseltir. İlacın metabolizması kişiden kişiye önemli ölçüde farklılık gösterdiğinden kan konsantrasyonunun zaman zaman kontrol edilmesinde yarar vardır.

Digoksin Toksisitesi durumunda Kardiyak ritim bozukluğu ortaya çıkar.

Bunun dışında ;

İştahsızlık

Bulantı

Kusma

Karın ağrısı

Diyare

Yorgunluk

Baş dönmesi

Bulanık görme

Görsel ve işitsel halüsinasyonlar

Paranoid düşünceler ve

Depresyon görülebilir.

Digoksin Testi Ne Zaman Yapılır ?

Oral alımdan sonra kısa bir süre içinde kan seviyesi yükselir ve 6–8 saat içinde dengeye ulaşır. Bu nedenle ilaç alımının üzerinden 6–8 saat geçmeden numune alınmaması önerilir.

Terapötik aralığı aşan değerler tedavi dozunun vakit geçirmeden ayarlanmasını gerektirir.

3 ng/mL’yi aşan konsantrasyonlar karşısında vakit geçirilmeden hastanın doktoru ile temasa geçilmesi gerekir.

Digoksin Testi Nasıl Yapılır ?

Koldan alınan 3-5 ml kandan (serum) çalışılır.

Son ilaç kullanma zamanı ve dozu belirtilmelidir.

Stabil kan seviyesine yaklaşık olarak 5 gün içinde ulaşılır.

Referans Aralığı Nedir ?

Terapotik düzey : 0.6-2.0 ng/ml

Toksik düzey : > 2.5 ng/ml

Panik Değer Nedir ?

3 ng/mL üzeri panik değer olarak kabul edilir.

Minimal toksik belirtilerin ortaya çıktığı dozun iki katından daha yüksek konsantrasyonlar yani 4 ng/mL üzeri ölümle sonuçlanabilir.