Dışkı (Gaita) Kültürü Nedir, Nasıl ve Neden Yapılır ?

Dışkı veya Gaita kültürü özellikle ishallerin sebebinin araştırılması sırasında, klinik tablonun parazit yerine patojen bir bakteri tarafından meydana getirilip getirilmediğinin belirlenmesi amacıyla kullanılır.

Ayrıca başta gıda sektörü olmak üzere insan sağlığı ile ilişkili olabilecek iş kollarında çalışanlar için yapılan portör taramaları sırasında da gaita kültürüne ihtiyaç duyulur.

Dışkı örneği

Steril kapaklı bir kap içine alınmalı ve çevreye bulaştırılmadan laboratuvara ulaştırılmalıdır.

Hasta dışkı veremiyorsa steril bir silgiç (eküvyon tüpü) ile rektal yolla alınabilir. Parazit incelemeleri için silgiçle alınan örnek yeterli değildir.

Steril plastik örnek kabına alınan dışkı en geç 30 dakika içerisinde laboratuvara ulaştırılmalıdır. Bu süre aşılacak ise örnek silgiç içerisinde laboratuvara gönderilmelidir.

Yapılışı

Dışkı örneği ekilmeden öze ya da pipet ile lam-lamel arası boyasız ya da lugol/metilen mavisi damlatılarak 40X büyütmede incelenmelidir. Kuşkulu bir durum varsa gram boyamada yapılabilir.

Dışkı örneği öze ile SS besiyerine ekilir.

SS besiyerine ekilirken; örneğe öze batırılıp besiyerinin 1/3’lük kısmına seyreltilerek ekilir. Sonra öze ateşten geçirilip soğutur.

Önceki ekim hattından bir çizgi çekilerek besiyerinin 1/3’lük kısmına yine seyrek ekim yapılır.

Ateşte yakma soğutma işlemi yapılıp geri kalan besiyerinin 1/3’lük kısmına da seyrek ekim yapılır.

37ºC’deki etüve kaldırılır.

Değerlendirme:

SS besiyerinde pembe görülen koloniler laktoz (+) olarak değerlendirilir ve patojen kabul edilmezler.

Sarı, kirli sarı siyah koloniler ileri incelemeye alınırlar.

Salmonella ve Şigella yönünden (-) çıkan örneklerdeki bakteriler nonpatojen kabul edilirler. Anti-serumlarla (+) çıkma durumuna göre üreyen bakteriler IMVC deneyleriyle tanımlanır ve antibiyograma alınır.

Yapılan kültür işlemi sonucunda hastalık tablosundan sorumlu olabilecek mikrobiyolojik bir etkenin belirlenmesi, teşhisin kesinleşmesini ve dolayısıyla da tedavinin etkin bir şekilde yönlendirilmesini sağlar.

Kültür işlemi sonucunda bakterinin izole edilmesi durumunda antibiyogram yapılarak uygun antibiyotik seçimi konusunda daha fazla yardımcı olunması mümkün olabilir.

İshal, genel olarak günlük dışkılama sayısının artışı (3 defadan fazla) ve kıvamının sıvılaşması olarak tanımlanır.

Ani başlayan ve iki haftadan kısa süren ishallere akut, daha uzun süre devam edenlere kronik ishal denir.

Akut ishaller genel olarak enflamatuvar ve nonenflamatuvar olarak iki gruba ayrılabilir.

Nonenflamatuvar ishaller sulu ve kansız dışkı ile karakterizedir.

Periumbilical bölgede kramplar, gaz birikimi, bulantı ve kusma gibi şikayetlerin ön planda olması, ince bağırsaktan emilimi bozan veya sekresyonu artıran bir enfeksiyon olasılığını düşündürür.

Enterotoksijenik Escherichia coli, Staphylococcus aureus, Bacillus cereus, Clostridium perfringes gibi enterotoksin üreten bakterilerin, virüslerin veya Giardia intestinalis’in sebep olduğu ishaller bu grupta yer alır.

Enflamatuvar ishaller ise mikrobiyolojik etkenin bağırsak mukozasını doğrudan doğruya veya toksinleri aracılığı ile zedelemesi sonucunda oluşur.

Shigella, Salmonella, Campylobacter ve Yersinia enfeksiyonları doğrudan doğruya mikroorganizmanın mukozayı zedelemesine, Clostridium difficile ve E. coli O157:H7 ise toksinleri aracılığı ile mukoza zedelenmesine sebep olarak enflamatuvar ishale yol açar.

Entamoeba histolytica’nın ve sitomegalovirüsün sebep olduğu ishaller de, enflamatuvar tipte ishallerdir.

Enflamatuvar ishaller, genellikle kanlı, müküslü dışkılamaya ve ateşe sebep olur.

İnce bağırsaklardan daha çok kalın bağırsağı etkilediği için, sol alt kadranda kramp, ani dışkılama ihtiyacı ve tenezm gibi şikâyetlere sebep olur. Dışkının mikroskopik incelemesinde bol miktarda lökosit ve eritrosit görülür.

Oluşturdukları klinik tabloların benzerliği sebebiyle, enfeksiyona bağlı ishaller ile akut ülseratif kolit atağı arasında ayrıcı tanı yapılması gerekir.

Akut enfeksiyöz ishal etkenleri vücuda çoğunlukla patojen mikroorganizma ile kontamine olmuş yiyecek ve içeceklerin tüketilmesi sonucunda girer.

Birkaç gün içinde iyileşmeyen, kanlı, müküslü, dışkılama ile birlikte karın ağrısı, kusma ve ateş gibi şikâyetlerin bulunması, bakteriyel bir enfeksiyon olasılığını akla getirir.

Makroskopik özelliklerin yanı sıra, mikroskopik incelemede bol miktarda lökosit görülmesi, kalın bağırsak mukozasını zedeleyen enflamatuvar bir etkenin varlığını düşündürür.

Bu etkenlerden Entamoeba histolytica, mikroskopik inceleme ve ardından spesifik antijen kontrolü ile tespit edilir.

Gaita kültürü ile öncelikle Salmonella, Shigella etkenlerine yönelik değerlendirme yapılır.

Yersina enterocolitica, Vibrio cholerae, Vibrio parahaemolyticus ve Campylobacter jejuni etkenlerin izolasyonu daha özel uygulamaları gerektirir.

Özellikle antibiyotik tedavisi sonrasında ortaya çıkan, inatçı bir ishal tablosu ile karşı karşıya kalındığında, Clostridium difficile toksinlerinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekebilir.

 

Bunları da Merak Edebilirsiniz;

“6.Hastalık Nedir ?”

“Kalp Krizi (Miyokard İnfarktüsü) Nedir ?”

“Bruselloz Nedir, Peynirle Geçer mi ?”

“Diyabet Belirtileri ve Tedavisi”

“Ceviz Saç Dökülmesinde Faydalı mı ?”

“Sivilce Nasıl Geçer ?”

“Mantar Zehirlenmesi Neden Öldürür ?”

“Fındık Kalbi Korur mu ?”

“Selülit Nedir, Nasıl Geçer ?”

“CA 125 Testi Ne İçin İstenir ?”

“Pankreas Kanseri Nedir ?”

“Kistik Fibrozis ve Ter Testi Nedir ?”

“Karaciğer Yağlanması Neden Olur ?”

“Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir ?”

“Akciğer Kanserinde Yaşam Süresi Ne kadardır ?”

“Evde Uyuşturucu Testi Nasıl Yapılır ?”

“Sürekli Yorgunluk Neden Olur ?”

“ALT testi Ne İşe Yarar ?”

“Hacamatın Faydaları ve Zararları Nelerdir ?”

 

Bir Cevap Yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !
%d blogcu bunu beğendi: