Emziren Anneler ve Gebelikte Film (Röntgen) Çektirebilir mi, Çekilirse Ne Olur ?

“Gebelerin film çektirmesinde sakınca var mı ?”,  “hamileyken röntgen ve diğer filmler çekilirse ne olur ?” ve “emzirme döneminde röntgen filmi çektirmesinin çocuğa zararı var mı ?” gibi sorular çok sorulur ve hemen her kafadan bir ses çıkar.

Burada şunu belirtmekte fayda var, gebelikte veya emzirme döneminde “şu kadar film çekilirse bebekte şunlar olur” tarzında kesin hüküm bildiren veriler yoktur ama şu ana dek yapılan bilimsel çalışmalar yeterli derecede yol göstericidir.

Önce bazı terimleri kabaca bilmekte fayda var:

Radyasyon Nedir ?

Radyasyon, elektromanyetik dalgalar veya parçacıklar biçimindeki enerji emisyonu yani yayımıdır.

Televizyon, radyo, bilgisayar, röntgen, tomografi vb. gibi teknolojik birçok elektronik cihaz radyasyon yayar ve elektromanyetik kirliliğe yol açar.

Radyasyonun Deriye Hasarı

Radyasyonun Zararları Nelerdir ?

X ışınları, ultraviyole ışınlar, görülebilen ışınlar, kızıl ötesi ışınlar, mikro dalgalar, radyo dalgaları ve manyetik
alanlar, elektromanyetik radyason tipleridir.

Bunlardan ultraviyole ve X ışınları hücrenin genetik materyali olan DNA’yı parçalayabilecek kadar enerji taşımaktadır.

DNA’nın zarar görmesi ise hücreleri öldürür ve ilgili doku ölebilir, anomaliler gelişebilir veya kanserleşebilir, en azından zarar görür.

Tabi burada “röntgen dediğimiz cihazların kullandığı X ışınları kanser yapar” algısı oluşmasın çünkü kanser oluşması doz, çekim sıklığı, kişinin vücud direnci ve bölge gibi birçok faktöre göre değişir ve tanı için kullanılan filmlerde oluşması çok zordur.

Radyasyonun etkisi de cins, yaş ve organa göre değişmektedir. Çocuklar ve büyüme çağındaki gençler ile organlardan en fazla göz etkilenirken, görme zayıflığı, katarakt ve göz uyumunun yavaşlamasına sebep olabilmektedir.

Deri ise, radyasyona karşı daha dayanıklıdır.

Radyasyonun zararları genellikle zamanla ortaya çıkar yani birkaç ay, hatta yılı bulur. Ani etki ancak atom bombası patlaması gibi çok yüksek ve ani radyasyonlarda görülebilir.

Röntgen Nedir ?

X ışınları ya da röntgen ışınları yüksek enerjili radyasyon yayar. Bu ışınlar tanı amaçlı kullanılan o bildiğimiz siyah filmlerin çekilmesinde kullanılırlar.

Doza bağlı olarak hücre bölünmesi ve genetik yapısında bozulmalara neden olabilirler.

Röntgen ışınlarının da dahil olduğu iyonize radyasyona en hassas olan hücreler hızlı bölünen hücrelerdir bu nedenle gelişmekte olan fetus ve ona ait dokular bu ışınlardan en fazla zarar görmesi beklenilen yapılardır.

Burada bir dip not verelim, radyasyon bu tür filmlerde  sadece ışın ile temas eden dokuyu etkiler. Örneğin çekilen bir sinüs filminde alınan ışınlar gidip karaciğere ulaşmaz.

Hamilelikte Röntgen yani Film Çektirmek Zararlı mıdır ?

X-ışınları ya da bildik adı ile röntgen ışınları ve bunlar kullanılarak çekilen filmler ile tomografi gibi yöntemler hastalıkların tanısında, özellikle kitle ve kırık gibi durumlarda çok faydalı testlerdir. Bu testlerden en azından günümüzde vazgeçmek mümkün değildir.

Gebelerde ise fetüs yani karındaki bebekte bulunan hücreler hızla büyüdüğünden radyasyondan etkilenebilir.

Tüm tanı ve tedavi yöntemlerinde olduğu gibi röntgen filmlerinin de potansiyel yarar ve zararları mevcuttur. Bu
hem hamile olan hem de olmayan kişiler için geçerlidir.

Ancak bu etkiler doz ve süreye bağlıdır.

Yapılan araştırmalarda fetusa zararlı olabilecek radyasyon dozunun 5 rad olduğu, fetusun bu miktarın altında
radyasyona maruz kalması durumuda ise zarar görme olasılığının son derece uzak olduğu saptanmıştır.

5 rad ise bir kerede hiçbir radyolojik teknik ile ulaşılamayacak kadar yüksek bir dozdur.

Amerikan Aile Hekimliği Akademisi gebelik sırasında çekilen röntgen filmlerini güvenli olarak sınıflamaktadır.
Bunun en önemli nedeni herhangi bir tanısal röntgen fiminde fetusa ulaşan dozun zarar verebilecek dozdan
yüzlerce kez daha az olmasıdır.

Örneğin diş hekimlerinin istediği ağız içi röntgen’inden 21 adet film çektirmek ile bebeğin aldığı radyasyon, annenin 3 günde doğadan güneş ışınları ile  aldığı dozdan daha azdır. Bu kadar düşük bir dozun bebekte kalıcı hasara neden olması ve ilerki dönemde kansere yol açması yok denecek kadar düşük bir olasılıktır.

Bir başka örnek ise meşhur akciğer filmi’dir. Gebe bir kadın akciğer filmi çektirdiğinde bebeğe ulaşan radyasyon dozu ortalama 0.05 milirad’dır ve bebek için riskli olabilecek dozdan yüzlerce kez daha azdır.

Bazı sık kullanılan röntgen filmlerinin bebeğe ulaştırdığı radyasyon dozları şu şekildedir.

Kafa : < 50 mrad
Boyun ve ense : < 50 mrad
Göğüs : < 50 mrad
Mammografi : < 50 mrad
Myelografi : < 500 mrad
Üst gastrointestinal filmler : < 500 mrad
Diş filmleri : 0.02 mrad

Hamilelikte röntgen ışınları güvenli olarak kabul edilse bile yine de gereksiz yere ışın almamak için film çekilirken karın üzerine kurşun gömlek konulması önerilir.

Hamilelikte Röntgen Çekilmesinin Olası Etkileri Nelerdir ?

Eğer bir kadın adet gecikmesi olmadan önce ya da birkaç günlük gecikme sırasında röntgen filmi çekti
rirse bu durum tek başına gebeliği sonlandırmak için yeterli bir neden değildir. Çünkü böyle bir durumda bebeğin etkileme olasılığı yok denecek kadar azdır.

Radyasyona maruz kalınan haftaya göre olası etkiler şu şekildedir:

Malformasyon ve prental ölüm:

En duyarlı olunan dönem döllenmeden sonraki ilk 8 gün’dür. Bu dönemde alınan radyasyon gebeliklerin % 50-75’inde düşüğe neden olurken bu düşüklerin çoğu beklenen adet kanamasından önce meydana geldiği için genelde fark edilmez.

Fark edilen gebeliklerdeki düşük oranı ise %15-20 civarındadır.

Gelişme geriliği:

En duyarlı olunan dönem döllenmeden sonraki 8-60. gün’lerdir.

Nörolojik etkiler:

En hassas olunan dönem döllenme sonrası 2-15. haftalar’dır.

En sık karşılaşılan anomali mikrosefali yani kaf anın küçük olması durumudur.

Mikrosefali genellikle zeka geriliği ile birlikte görülür ancak radyasyona bağlı ortaya çıkan mikrosefali olgularının sadece % 25’inde zeka geriliği saptanmıştır.

Gebeliğin 8. haftasından önce radyasyona maruz kalan ve mikrosefali olan bebeklerde ise zeka geriliğine rastlanmamaktadır.

Kanser:

Radyasonun en korkulan etkisi uzun dönemde ortaya çıkan kanserlerdir. Gerçekten de yüksek doz radyasyon kansere neden olur.

Lösemi, tiroid kanseri gibi çocukluk çağı kanserlerindeki artış bununla ilgili olabilir.

Hamilelik sırasında röntgen çekilmesi sonrasında bebekte kanser görülme riski radyasyon dozu ve gebelik yaşına bağlıdır.

Örneğin 1. trimesterde yani ilk 3 ay gebeliklerde 1 rad radyasyonla kanser riski % 0.025 iken 10 rad radyasyonla bu risk % 1.75’e çıkar.

Gebeliğin 2. ve 3. trimesterde ise risk daha azdır. 1 rad radyasyonla kanser riski % 0.012 iken 10 rad radyasyonla bu risk % 0.52’ye çıkar.

Hamilelikte Röntgen Çektirenlerde Gebelik Ne Zaman Sonlandırılmalıdır?

Hamileliğin 2-8 haftaları arasında;

Maruz kalınan doz 15 rad’dan daha az ise bu durum tek başına gebeliğin sonlandırılmasını gerektirmez. Bunun yanısıra teratojen yani anomali veya kanser yapabilen ilaç kullanımı gibi ek bir faktör varsa gebeliğin sonlandırılması düşünülebilir.

15 raddan daha fazla radyasyon olması durumunda ise gebeliğin sonlandırılması daha uygun olur.

Bununla beraber bu kadar yüksek dozları almak çok zordur.

Hamileliğin 8-15. haftaları arasında;

5 raddan daha düşük dozlarda radyasyon tek başına gebeliğin sonlandırılması için yeterli bir neden değildir.

5-15 rad arası dozlarda ek bir sorun varsa gebelik sonlandırılabilir.

15 raddan daha fazla radyasyon olması durumunda ise gebeliğin sonlandırılması daha uygun olur.

Emziren Anneler Röntgen Çektirebilir mi, Çekilirse Emzirmeyi Bırakmalı mı ?

Radyasyona maruz kaldıktan sonra emzirmeyi kesmeye karar vermeden önce göz önüne alınması gereken en önemli şey emzirmenin faydalarını ve kesmenin olası riskleri tartmaktır.

Anne sütünün kendisinde, bebeğin bağışıklık sistemini suni sütten daha iyi koruyacak olan birçok madde vardır. Idaho Devlet Üniversitesi Radyasyon Bilgi Ağı’na göre, Amerika’da ortalama bir kişi her yıl 5 Rad’dan daha az radyasyon alır. Bu, cep telefonları, mikrodalga fırınlar, uçaklar, zaman zaman röntgenler ve radon gibi doğal kaynaklar gibi küçük kaynaklardan günlük olarak maruz kalındığında zamanla biriken toplam radyasyondur.

Bu nedenle,  emziren annelerde düşük radyasyon seviyeleri genellikle emniyetlidir ve emzirmeye devam etmelidirler.

Bununla birlikte, anne nükleer tıpta vücuda enjekte edilen ya da yüksek dozlarda sürekli radyasyon terapisi görüyorsa, emzirmeyi bırakması önerilir. Bunun nedeni, radyoaktif izotopların anne sütüne geçebilmesidir.

Potansiyel yan etkileri, sizin ve bebeğinizin riskleri hakkında daha fazla bilgi için radyoloji uzmanınızla konuşun.

Emziren Anneler BT (CT) ve MR Çekilirken Verilen Kontrast Maddeler Sonrası Bebeklerini Emizrmeye Devam edebilirler mi ?

IV yani damardan verilen kontrast maddelerin plazma yarılanma ömrü 2 saattir ve % 100’ü 24 saat içinde idrarla atılır.

Kontrast maddeler zayıf lipid çözünürdürler ve dozun sadece <% 1’ü anne sütüne geçer. Ayrıca, bu geçen dozun da sadece <% 1’i bebeğin mide bağırsak sisteminden absorbe edilir. Yani bebeğe geçen toplam doz sadece <% 0.01‘dir.

Dolayısıyla mevcut yönergelere göre kontrastlı filmlerden sonra emzirmenin durdurulması gerekmez. Ancak anne, herhangi bir potansiyel etkiden endişe ediyorsa, 12-24 saat bekleyebilir, bu süre zarfında sütünü atar ve sonra emzirebilir.

24 Saatten daha fazla beklemek yarar sağlamaz ve gereksizdir.

 

 

Bir Cevap Yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !
%d blogcu bunu beğendi: