Estradiol (E2) Testi Nedir, Yüksekliği ve Düşüklüğü Nedenleri ?

Estradiol (E2) Biyolojik olarak en güçlü Endojen Östrojen’dir. Genellikle Hipogonadizm, Polikistik Over Sendromu, Hirsutizm, erkeklerde Jinekomasti gibi durumlarda tanıya yardımcı olarak istenir.

Başlıca üretim yerleri, Over, Testis ve Plasenta’dır. Hamile olmayan kadınların kanında Estron (E1) ve Estradiol (E2) olmak başlıca 2 östrojen bulunur.

Bu iki östrojen, birbirine dönüşebilir. Estron ile karşılaştırıldığında, Estradiol’ün biyolojik etki potansiyeli ve menopoz öncesi kadınlardaki kan konsantrasyonu çok daha yüksektir.

Estron Böbreküstü bezinde ve başta yağ dokusu olmak üzere diğer periferik dokularda Androstenodion’un aromatizasyonu sonucunda üretilirken, Estradiol Testosteron’un aromatizasyonu sonucunda başlıca Over’lerde üretilir.

Çok daha az miktarda olmak üzere Böbreküstü bezinde ve periferik dokularda da Estradiol üretimi vardır. Erkeklerde Testislerde ve periferik dokularda az miktarda Estradiol üretimi mevcuttur.

Kadınlarda, kadınsı özelliklerin gelişimi ve devamını sağlamanın yanı sıra, üreme fonksiyonu açısından da çok önemli rol oynar. Menstruel siklusun Foliküler fazında hakim hormon olarak Endometrium’un proliferasyonunu sağlar.

Cinsiyete özgü bu fonksiyonlar dışında, Büyüme, Sinir sisteminin olgunlaşması, Kemik metabolizması ve Endotelyal fonksiyonlar açısından da büyük önem taşır.

Menopoza girmemiş bir kadında, kan Estradiol konsantrasyonu, menstruel siklus boyunca önemli ölçüde dalgalanma gösterir. Kan konsantrasyonu, Foliküler dönemin başlangıcında en düşük seviyede bulunur.

FSH tarafından kontrol edilen Folikül olgunlaşması ile birlikte Estradiol’ün kan konsantrasyonu yavaş yavaş yükselerek Ovulasyonun hemen öncesinde maksimum seviyeye ulaşır.

Luteinizan Hormon (LH) ve FSH‘ın beraberce ani yükseliş yaparak Ovulasyon’u gerçekleştirmesinden sonra, Estradiol’ün kan konsantrasyonunda tedrici bir düşüş meydana gelir.

Luteal dönemin ortalarına kadar devam eden hafif düzeyde bir yükselme eğiliminden sonra, menstruasyon dönemine kadar süren bir düşüş süreci yaşanır.

Menstruel siklusun 3.cü gününde yapılan ölçüm sonucu, bazal Estradiol seviyesini gösterir.

Menstruel siklusun yaklaşık 14. gününde gerçekleşen Ovulasyon’dan hemen önce serum Estradiol konsantrasyonunda, birkaç gün süren ani bir yükseliş meydana gelir.

Menstruel siklusun yaklaşık 10-14. günleri arasında bu ani yükselişin yaşanmaması, bu siklus döneminin Ovulasyon’suz geçmekte olduğunu düşündürür.

Klinik uygulamada Ovulasyon’un gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek amacıyla, genellikle menstruel siklusun 21. gününde  yapılan Progesteron analizinden yararlanılır.

In vitro Fertilizasyon uygulamaları sırasında indüksüyonun başlatılma ve sonlandırma zamanlarının belirlenmesi amacıyla seri Estradiol ölçümlerine ihtiyaç duyulur.

Estradiol Yüksekliği Nedenleri :

Polikistik Over Sendromu

Polikistik Over Sendromu’nda Adet düzensizliği ile birlikte, kan Estradiol konsantrasyonunun yüksekliği dikkati çeker.

LH konsantrasyonunun FSH’ya göre yüksekliği Polikistik Over tanısı için daha spesifik bir bulgudur. LH/FSH oranının 2’den büyük olması, bu olasılığı destekleyen bir bulgu olarak kabul edilir.

Ek olarak görülen Serbest Testosteron, DHEA-SO4, Androstenodion konsantrasyonları yüksekliği Hirsutizm ve Virilizasyon’dan sorumludur.

Erkeklerde Jinekomasti ve Feminizasyon bulgularının değerlendirilmesi sırasında Estradiol ölçümüne ek olarak Testosteron ve Böbreküstü bezi kaynaklı Androjen ölçümleri de yapılır.

Androjen Üreten Tümör

Fazla miktarda Androjen Üreten Tümör mevcudiyetinde periferik dokularda aromatizasyon artışına bağlı olarak Estron ve Estradiol üretimi artabilir.

Obezite

Yağ dokusu, androjenik hormonlardan Estron üretiminin büyük oranda gerçekleştiği yer olduğundan, Obezite de Jinekomasti ve Feminizasyon eğilimi yaratabilir.

Karaciğer Hastalıkları

Karaciğer Hastalıklarında ise Estron ve Estradiol yıkılımının yavaşlaması sebebiyle, kan Estradiol konsantrasyonu arttığından jinekomasti gelişebilir.

Oral Kontraseptif ve Klomifen kullanımı

Oral Kontraseptif kullanımı endojen Estradiol üretiminin düşmesine, Klomifen kullanımı ise yükselmesine neden olur. Ancak Oral Kontraseptif’lerde bulunan Estrojen’ler interferans yaratarak serum Estradiol ölçüm değerinin yüksek bulunmasına yol açabilir.

Estradiol Düşüklüğü Nedenleri :

Kadınlarda Hipogonadizm, Estradiol konsantrasyonunun beklenen seviyenin altında olması ile karakterize bir klinik tablodur.

FSH ve LH hormonları ile birlikte yapılacak bir değerlendirme, Primer Gonadal Hipogonadizm ile Hipogonadotropik Hipogonadizm tabloları arasında ayırım yapma olanağı sağlar.

Primer Gonadal Hipogonadizm, genetik, otoimmun veya toksik sebeplerle Over’lerin yeterince fonksiyon görememesi halidir. Primer Gonadal Hipogonadizm’de, serum Estradiol konsantrasyonu düşüklüğü ile birlikte FSH ve LH konsantrasyonlarında belirgin bir yükseklik dikkat çeker.

Primer Gonadal Hipogonadizm’e yol açan sebepler ;

Ailevi Prematüre Over Yetmezliği

Turner Sendromu

Tip II Otoimmun Poliglandular Endokrin Yetmezliği Sendromu

Kemoterapi

Radyasyon tedavisi olarak sayılabilir.

Hipogonadotropik Hipogonadizm’de ise temel sorun Gonadotropik hormonlar olan FSH ve LH hormonlarının Hipofiz’den yetersiz salgılanmasıdır.

Bu tabloda Estradiol konsantrasyonu ile birlikte gonadotropik hormonların serum konsantrasyonları da beklenen düzeyin belirgin derecede altında bulunur.

Emosyonel stres

Aşırı Egzersiz

Uzun süreli Açlık

Alkol ve Uyuşturucu kullanımı en önemli sebepleri oluşturur.

Bunların dışında Hipofiz veya Hipotalamus’la ilişkili yapı ve fonksiyon bozukluğuna sebep olan bazı organik sebepler de Hipogonadotropik Hipogonadizm tablosuna yol açabilir.

Numune:

Serum.

Referans aralık menstruel siklus dönemlerine göre değiştiğinden, numunenin alınması sırasında son adet tarihi kaydedilmelidir.

Referans Aralığı:

 

 

 

 

Bir cevap yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !