Fenilalanin (Phe) Nedir ? Fenilketonüri Nedir, Testi Neden ve Nasıl Yapılır ?

Fenilalanin (Phe) bir aminoasittir ve testi Fenilketonüri tarama testinde elde edilen şüpheli veya pozitif sonuçların kontrolü, Fenilketonüri hastalarının tedaviye uyumlarının değerlendirilmesi ve tedaviye alınan cevabın yeterliliğinin izlenmesi amacıyla kullanılır.

Fenilalanin insanlar için esansiyel bir amino asittir. Fenilalanin hidroksilaz enzimi tarafından tirozin’e dönüştürülür. Tirozin, katekolaminlerin ve melanin’in prekürsörüdür.

Fenilalanin hidroksilaz eksikliği kanda ve dokularda fenilalanin konsantrasyonunun artmasına neden olur. Biriken fenilalanin alternatif mekanizmalarla fenilpirüvik asit, fenilasetik asit ve fenillaktik asit’e dönüşür.

Genel olarak “Fenilketon” adı verilen bu maddeler idrarla atıldığından, fenilalanin hidroksilaz enzimi eksikliği sonucunda ortaya çıkan hastalık tablosuna Fenilketonüri denir.

Fenilketonlar, idrardan yapılan organik asit analizi ile tespit edilebilir ve yeterli konsantrasyona ulaştıklarında ferrik klorid testi sonucunu pozitif hale getirirler.

Bir yandan diğer amino asitlerin beyin dokusuna ulaşamaması, diğer yandan da Fenilalanin’in Beyin dokusunda fazla miktarda birikmesi, Beyin gelişiminde aksamaya ve mental geriliğe yol açar.

Aynı zamanda Hiperfenilalaninemi’nin, doğrudan doğruya tirozin hidroksilaz ve triptofan hidroksilaz enzimlerinin aktivitesini inhibe etmesi, nörotransmitter olarak fonksiyon gören dopamin ve serotonin sentezinin daha da azalmasına yol açıp, tablonun ağırlaşmasına katkıda bulunur.

Fenilketonüri, otozomal resesif geçiş gösteren bir hastalıktır. Fenilalanin hidroksilaz eksikliği olan bebekler, doğduklarında herhangi bir belirti vermez.

Hastalığın kökten bir tedavisi bulunmamakla birlikte, durumun erkenden belirlenerek Fenilalanin’den fakir bir diyet uygulanması koşuluyla bu bebeklerin hastalığın sebep olabileceği zararlardan korunması mümkündür.

Uygun şekilde tedavi edilmemeleri durumunda ise Beyin gelişiminin aksamasına bağlı olarak, ağır ve ilerleyici mental gerilik meydana gelmesi kaçınılmaz olur.

Bu çocuklar sıklıkla havale geçirir.

Melanin yetersizliğine bağlı olarak genellikle açık tenli veya sarışın’dırlar. Göz renkleri mavi olabilir. Sıklıkla ekzamatöz cilt döküntüleri ve idrarlarında küf kokusuna benzer bir koku bulunur.

Bu belirtilerin şiddeti, plazma fenilalanin ve metabolitlerinin konsantrasyonu ile korelasyon gösterir.

Klasik Fenilketonüri tablosu gelişen bebeklerde fenilalanin hidroksilaz aktivitesi normal aktivitenin % 1’inden daha düşüktür.

Klasik Fenilketonüri hastalığı dışında fenilalanin hidroksilaz aktivitesi normalin % 1-3’ü seviyesinde olan hafif fenilketonüri ve normalin % 3-10 arasında olan persistan hiperfenilalaninemi tabloları da mevcuttur. Bu son iki durum inkomplet fenilalanin hidroksilaz eksikliği olarak adlandırılır.

Fenilalanin Hidroksilaz enziminin kofaktörü olan Tetrahidrobiopterin eksikliği, Fenilalanin konsantrasyonunda yükselmeye sebep olmakla birlikte, tedavisi tamamen farklı bir hastalık olduğundan, fenilketonüri teşhisi kesin olarak konulmadan önce bu olasılığın da akla getirilmesinde yarar olacaktır.

Tetrahidrobiopterin metabolizmasında bozukluğa neden olan ve otozomal resesif geçiş gösteren 4 hastalık vardır. Bu hastalıklardan hiperfenilalaninemi tablolarının % 2 kadarından sorumludur.

Tetrahidrobiopterin eksikliği ağır derecede nörotransmitter eksikliği ile karakterizedir. Bu bebeklerde “infantil parkinsonizm” denilen bir tablo ve mental gerilik meydana gelir. Tedavisi Klasik Fenilketonüri tedavisinden tamamen farklıdır.

Fenilalanin’in aksine esansiyel bir amino asit olmayan Tirozin, besinlerden elde edildiği gibi, fenilalanin hidroksilaz enziminin katalizlediği reaksiyonla Fenilalanin’den de üretilir.

Gerek Fenilalanin hidroksilaz enzim yetersizliğinden kaynaklanan Primer Fenilketonüri ve gerekse bu enzimin kofaktörü olan Tetrahidrobiopterin yetersizliğinden kaynaklanan Sekonder Fenilketonüri durumlarında kan Tirozin konsantrasyonunda düşme meydana gelir.

Buna karşılık yenidoğan döneminde görülebilen geçici veya persistan Tirozinemi’ler, Fenilalanin konsantrasyonunda yükselmeye yol açarak Fenilketonüri taraması testinin yalancı pozitif sonuç vermesine sebep olabilir. Bu nedenle Fenilalanin yüksekliği durumunda, neticenin doğru olarak yorumlanabilmesi için, eşzamanlı olarak ölçülen Tirozin konsantrasyonunun da dikkate alınması gerekir.

Fumarilasetoasetaz enzim defekti sonucunda meydana gelen Tip I Tirozinemi’de, Tirozin, Metionin ve Fenilalanin seviyeleri yüksek bulunur.

Tirozin aminotransferaz enzim defekti sebebiyle oluşan Tip II Tirozinemi daha seyrek görülen bir defekttir.

Fenilalanin/Tirozin oranının 3’ten büyük bulunması, fenilalanin konsantrasyonu yüksekliğinin tirozin metabolizmasındaki bir defekt veya aksaklıkla ilgili olmadığını düşündürür.

Ağır yanıklar, sepsis, ağır karaciğer hastalıkları’nda da fenilalanin konsantrasyonu yüksek bulunur.

Teşhis konur konmaz başlanılan fenilketonüri tedavisinin hedefi vücuttaki fenilalanin miktarının azaltılmasıdır. Bu amaçla fenilalaninden fakir bir diyet uygulanır.

Fenilalanin konsantrasyonu 6 mg/dL üzerinde olan hastalarda tedaviye başlanması önerilir. Fenilalanin konsantrasyonu 6 mg/dL altındaki Fenilketonüri hastalarına diyet kısıtlaması gerekmez.

Tedavinin hedefi fenilalanin konsantrasyonunun en azından yaşamın ilk 12 yılı içinde 2-6 mg/dL arasında olmasını sağlamaktır.

Numune:

Serum (kırmızı veya sarı kapaklı tüp) veya heparinli plazma (yeşil kapaklı tüp).

Numune açlıkta alınmalıdır. Bebeklerin 4 saat veya daha uzun süre aç tutulmaları gereklidir.

Referans Aralığı:

0.5 – 1.5 mg/dl.

 

 

Fenilalanin (Phe) Nedir ? Fenilketonüri Nedir, Testi Neden ve Nasıl Yapılır ?” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !
%d blogcu bunu beğendi: