Helicobacter Pylori Antijeni Testi Nedir ? & Gaitada Helicobacter Pylori Antijeni Nedir ?

Helicobacter Pylori Antijeni-Gaita testi başlıca olarak ülser riski değerlendirmesinde helikobakter pilori enfeksiyonunun teşhisi ve tedaviye alınan cevabın izlenmesi amacıyla kullanılır.

Aynı zamanda Campylobacter pylori olarak da adlandırılan Helicobacter pylori, spiral şekilli, gram negatif bir bakteridir.

Gastrik mukozaya yerleşerek non-ülseröz dispepsi, gastrik-duodenal ülser, aktif gastrit gibi tablolara sebep olmanın yanı sıra mide adenokarsinomu riskini de artırır.

Peptik ülser, mide veya duodenumda, asit ve pepsin gibi faktörlerin etkisiyle mukoza bütünlüğünün bozulması sonucunda ortaya çıkan lezyonlara denir.

Peptik ülser oluşumunda en önemli faktör, normal koşullarda mide asidi veya pepsine karşı koruyucu mekanizmaların bozulmasıdır.

Sigara içiminin ve nonsteroidal antienflamatuvar ilaç kullanımının ülser gelişiminde rol oynadığı bilinmekle birlikte, geçmişte inanılanın aksine alkol kullanımının, diyetle ilişkili faktörlerin ve stresin ülser oluşumunda rol sahibi olmadığı bildirilmektedir.

Peptik ülserlerin % 80’i duodenumda % 20 kadarı midede oluşur.

Her yaşta görülebilse de, duodenal ülserlerin daha çok 30–55 yaşları arasında, mide ülserlerinin ise daha çok 55–70 yaşları arasında ortaya çıktığı bildirilmektedir.

Peptik ülser oluşumunun 3 ana sebebi vardır. Bunlar NSAID ilaç kullanımı, Helikobacter pylori enfeksiyonu ve Zollinger Ellison sendromu gibi hipersekresyon durumlarıdır.

Uzun süreli nonsteroidal antienflamatuvar ilaç kullananların yaklaşık % 10–20 kadarında gastrik ülser, % 2–5 kadarında ise duodenal ülser gelişir. Bu grup ilaçları kullanmayanlarda meydana gelen ülserlerin çok büyük bir bölü- münde H. pylori’nin rol oynadığı görünmektedir.

Hastalık, H. pylori ile enfekte olan bireylerin yalnızca altıda birinde meydana gelir. Genel olarak duodenal ülserlerin % 75–90 kadarında H. Pylori enfeksiyonunun tespit edildiği bildirilmektedir.

Başarılı bir tedavi ile bakteri eradikasyonunun sağlansa bile, ülserlerin bir yıl içinde tekrarlama oranının % 5–20 arasında değiştiği bildirilmektedir. Rekürrenslerin en önemli sebepleri, yine nonsteroidal antienflamatuvar kullanımı ve H. pylori reenfeksiyonudur.

Taşıyıcıların çok büyük bir kısmında klinik açıdan önem taşıyan herhangi bir sorunla karşılaşılmadığı için sağlıklı bireylere H. pylori enfeksiyonu taraması önerilmemektedir.

Şikâyeti olan ya da mide veya duodenum ülseri, gastrik MALT (mucosa associated lymphoid tissue) lenfoması gibi bir hastalığı olduğu belirlenen kişilere, teşhisin kesinleştirilerek uygun tedavi protokolünün belirlenmesi amacıyla test uygulanması gerekir.

Günümüzde, H. pylori enfeksiyonunun teşhisi amacıyla üre-nefes testi, gaitada antijen testi, serolojik testler ve gastroduodenoskopi yöntemleri kullanılabilir.

Serolojik testler diğerlerine göre daha düşük spesifiteye sahiptir. Bu nedenle, yalnızca diğer testlere ulaşılmasının mümkün olmadığı durumlarda uygulanmalıdır.

Üre-nefes testi, günümüzde nonradyoaktif 13C işaretli üre kullanılarak uygulanır. Hem nispeten daha pahalı olması ve hem de uygulama açısından bazı zorluklar içermesi nedeniyle daha az sayıda merkezde kullanılmaktadır.

Teşhis için “altın standart” olarak kabul edilen gastroduodenoskopi, hekimin ihtiyaç duyması halinde uygulanan, H. pylori enfeksiyonunun araştırılmasına ek olarak mide ve duodenumun vizüel olarak değerlendirilmesi imkânı veren ve ihtiyaç halinde biyopsi yapma olanağı sağlayan bir incelemedir.

Gastroduodenoskopi sırasında alınan biyopsi materyalinden histopatolojik inceleme yapılması, kültür yapılması veya üreaz testi uygulanması da mümkündür.

Doğrudan dışkıda H. pylori antijeninin aranması kolay uygulanan ve yeterince hassas bir test olması nedeniyle kabul görmektedir. Klinik uygulamada H. pylori enfeksiyonunun varlığının teyidi ve tedavi ile eradikasyonunun sağlanıp sağlanmadığının kontrolü amacıyla kullanılabilir.

Değerlendirme:

Pozitif netice her zaman H. pylori enfeksiyonunun bir kanıtı olarak kabul edilir. Gerek teşhis ve gerekse tedavinin takibi amacıyla kullanımda, testin sensitivite ve spesifitenin, klinik ihtiyacı karşılayacak düzeyde olduğu kabul edilmektedir.

Doğru koşullarda uygulandığında sensitivitesinin yeterince yüksek olduğu belirtilmekle birlikte, yalancı negatif netice elde edilmesine sebep olabilecek durumlar hakkında dikkatli olunması gerekir.

Antimikrobial tedaviden, bizmut tedavisinden veya proton pompa inhibitörleri tedavisinden sonraki 2 hafta içinde yalancı negatif netice elde edilmesi olasılığı yüksektir.

Numune:

Ceviz büyüklüğünde gaita numunesi, teste kadar temiz ve ağzı kapalı bir kap içinde ve soğuk ortamda saklanır.

Referans Değer:

Negatif.

 

 

Helicobacter Pylori Antijeni Testi Nedir ? & Gaitada Helicobacter Pylori Antijeni Nedir ?” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !
%d blogcu bunu beğendi: