Hemogram (Tam Kan Sayımı, CBC) Testi Nedir, Neden İstenir ?

Hemogram (Tam Kan Sayımı, CBC) bir kerede en az 16 Hematolojik parametrenin ölçüldüğü ve Laboratuvar dünyasında en fazla istenen testlerden biridir.

Hemogram Testi Neden İstenir ?

Çok sayıdaki durumda istenirse de başlıca olarak ;

Genel sağlık durumunun kontrolü

Kemik İliğinin hücre üretim faaliyetinin ve beslenme ile ilişkili yetersizlik bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi

Bazı Hematolojik malignitelerin, akut enfeksiyon olasılığının ve Kansızlıkların araştırılması gibi amaçlarla kullanılır.

Hemogram kapsamında değerlendirmeye tabi tutulan parametre sayısı, kullanılan analizörün özelliklerine göre değişiklik gösterir.

Otomatize kan sayım sistemlerin çoğunda, Eritrosit sayısı, Hemoglobin konsantrasyonu, Ortalama Eritrosit Hacmi (MCV), Lökosit ve Trombosit sayısı doğrudan doğruya ölçülen parametrelerdir.

İndeks değerlerinin büyük çoğunluğu hesaplanarak belirlenir.

RBC (ERİTROSİT, ALYUVAR SAYISI) :

Eritrositler kanda en fazla sayıda bulunan hücrelerdir.

Görevleri dokularla Akciğerler arasında Oksijen ve Karbondioksit transportunu sağlamaktır.

Geleneksel olarak sonuçlar, milyon/µL birimi kullanılarak rapor edilse de, önerilen uluslararası standart birimi x 1012/L’dir.

Eritrosit Sayısının Arttığı Bazı Durumlar :

Primer Polisitemi (Polisitemia rubra vera)

Akciğer veya Kalp hastalıklarına bağlı Hipoksemi

Renal Kist

Serebellum Hemanjioblastoma

Feokromasitoma

Hepatoma

Nefroblastoma

Fazla Sigara içimi

Yüksek Rakımlı yerlerde yaşama

Ağır Egzersiz

Dehidratasyon

Yanıklar

Aşırı Kusma

İntestinal Obstrüksiyon.

Eritrosit Sayısının Azaldığı Bazı Durumlar :

Demir Eksikliği Anemisi

Kemik İliği Hipoplazisi – Aplazisi

Pansitopeni

Radyoterapi

Kemoterapi

Kan kaybı

İntravasküler Hemoliz

Hamilelik (Hemodilüsyona bağlı)

Soğuk aglütininlerin varlığı

Saat 17.00 – 07.00 arasında ve yemeklerden sonra Eritrosit sayımı sonuçlarında % 10’a varan oranda düşme olabilmektedir.

Referans Aralığı :

 

 

HEMOGLOBİN (Hgb) :

Hemoglobin, kana kırmızı rengini veren, Demir içeren, protein yapısında bir maddedir.

Eritrositlerin oksijen ve karbondioksit transportunu gerçekleştirmesini Hemoglobin sağlar.

Ortalama bir yetişkinde toplam 600 gram Hemoglobin bulunur ve bu miktar Hemoglobin aynı anda yaklaşık 800 mL oksijen taşıyabilir.

Geleneksel birimi g/dL olarak kullanılsa da önerilen uluslararası birimi g/L’dir.

Arttığı ve azaldığı durumlar, Eritrosit sayısını artıran ve azaldığı durumlarla aynıdır.

Ölçüm neticesinde değişiklik yaratan preanalitik varyasyon nedenleri yine Eritrosit sayısında değişiklik yaratan nedenlerle aynıdır.

Referans Aralığı :

 

 

HEMATOKRİT (HCT) :

Eritrositlerin kanda işgal ettiği hacmin ifadesidir.

Geleneksel birimi “%” olarak kullanılsa da önerilen birimi hacim (L) fraksiyonudur (Örnek: % 45 =0.45 L).

Arttığı ve azaldığı durumlar, Eritrosit sayısının arttığı ve azaldığı durumlarla aynıdır.

Ölçüm neticesinde değişiklik yaratan preanalitik varyasyon nedenleri de Eritrosit sayımında değişiklik yaratan nedenlerle aynıdır.

Otomatize sistemlerde Hematokrit değeri, MCV değerinin Eritrosit sayısı ile çarpımı (MCV x Eritrosit sayısı) yoluyla, yani hesaplama yöntemiyle belirlenir.

Manuel çalışan laboratuvarlarda genellikle Mikrohematokrit metodu kullanılır.

Tam kan örneğinin uzun süre beklemesi sonucunda Eritrosit hacminin artma eğilimi göstermesi nedeniyle hücre sayan sistemler tarafından belirlenen Hematokrit değeri, gerçek değerin üzerinde bulunabilir.

Referans Aralığı :

 

 

ERİTROSİT’LERLE İLİŞKİLİ İNDEKSLER :

İlk kez Wintrobe tarafından tanımlanan, Eritrositlerin büyüklüğü ve Eritrosit içi Hemoglobin Konsantrasyonu hakkında bilgi sahibi olmayı hedefleyen indeks değerleri, daha çok Anemi’lerin karakterinin ve dolayısıyla da sebebinin belirlenmesi amacıyla kullanılır.

Otomatize hücre sayım cihazlarının kullanılmaya başlanmasından önce MCV, MCH ve MCHC parametreleri Eritrosit sayısı, Hemoglobin konsantrasyonu ve Hematokrit parametrelerine dayanılarak hesaplama yoluyla belirlenmekteydi.

Günümüzde ise MCV otomatize hücre sayım cihazları tarafından doğrudan ölçülmekte, geleneksel manuel tekniklerle belirlenmesi mümkün olmayan RDW indeks değeri, Eritrosit hacim Histogramı’ndan yararlanılarak hesaplanmaktadır.

MCV (Mean Corpuscular Volume) Nedir ?

Ortalama Eritrosit Hacmi demektir ve Hematokrit ve Eritrosit sayısından yararlanılarak hesaplanır.

HCT/RBC X 100 formülüyle hesaplanır.

MCV değerinin düşüklüğüne “Mikrositoz”, normal sınırlar içinde bulunmasına “Normositoz”, büyük olmasına ise “Makrositoz” denir.

Demir Eksikliği Anemisi ve Talasemi taşıyıcılığı Mikrositoz’un en sık görüldüğü durumlardır. Ayrıca bazen Kronik hastalıklarda, bazı Hemoglobinopati‘lerde ve bazen Hipotiroidizm‘de de Mikrositoz görülebilir.

B12 vitamini ve Folik Asit eksikliği, Makrositoz durumlarında ilk akla gelen olasılıklardır.

Ayrıca Akut Kan Kaybına bağlı Anemi, Hemolitik Anemi, Aplastik Anemi, Hipotiroidizm, Karaciğer Hastalıkları, yaygın Malign hastalıklar, Sigara, Alkol ve Oral Kontraseptif kullananlarda da Makrositoz görülebilir.

Yaşın ilerlemesiyle birlikte MCV değerinde artma meydana gelir.

Referans Aralığı :

 

 

MCH (Mean Corpuscular Hemoglobin) Nedir ?

Ortalama Eritrosit Hemoglobini demektir ve Eritrosit hücresi başına düşen Ortalama Hemoglobin Miktarını (ağırlık) gösterir. Hb/RBC X 10 olarak  hesaplanır.

MCH değerinin düşük olması genellikle Hipokromi varlığını düşündürse de, aynı zamanda Mikrositoz bulunması halinde, Eritrositler Normokromik görünüme sahip olabilir.

Mikrositer Anemilerde (beraberinde Sferositoz yoksa) MCH düşük bulunur.

Aynı zamanda Hipokromi de mevcutsa, MCH değeri daha belirgin derecede düşük bulunur.

Makrositer Anemilerde hücreler daha büyük olduğundan ve daha fazla miktarda Hemoglobin taşıdığından MCH değeri yüksek bulunur.

Referans Aralığı :

25 – 36 pg.

MCHC (Mean Corpuscular Hemoglobin Concentration) Nedir ?

Ortalama Eritrosit Hemoglobin Konsantrasyonu, Eritrositlerin belirli bir hacminde bulunan Hemoglobin miktarını gösterir.

Hesaplanması için Hematokrit ve Hemoglobin değerleri kullanılır.

Hb/HCT formülüyle hesaplanır.

MCHC değerinin düşük olması durumunda Eritrositlerin Hipokromik görünümde olması beklenir.

MCHC değeri düşüklüğüne en sık olarak Demir Eksikliği Anemisi’nde rastlanır.

Makrositozlarda beraberinde Hipokromi yoksa MCHC değeri normal, Hipokromi varsa düşük bulunur.

Sferositozda ise MCHC değeri yüksek bulunur.

Bütün bu bilgiler, MCH ile kıyaslandığında MCHC’nin Hipokromi ile çok daha yakından ilişki gösteren bir indeks parametresi olduğunu göstermektedir.

Referans Aralığı :

31.0 – 36.0 g/dL.

RDW (Red Cell Distribution Width) Nedir ?

Eritrosit Dağılım Genişliği Eritrositlerin büyüklükçe birbirinden farkının yani Anizositoz’un bir göstergesidir. 1983 yılında Bessman isimli araştırmacı Anemilerin RDW ve MCV değerlerine dayanılarak sınıflandırmasını önermiştir.

Bu iki parametre beraberce dikkate alınarak Talasemi taşıyıcılığı ve Demir Eksikliği Anemisi arasında ayrım yapılabilir.

Talasemi Taşıyıcılığı’nda MCV düşük ve RDW normal.

Demir Eksikliği Anemisi’nde ise MCV düşük, ancak RDW yüksektir.

Yani, her iki hastalık tablosunda da Mikrositoz olmasına rağmen, Talasemi Taşıyıcılığında Eritrosit hücrelerinin büyüklük açısından birbirinden farklı olmadığı halde, Demir Eksikliğinde Anizositoz olması beklenir.

Demir Eksikliğinde Eritrositlerin genellikle Hipokromik olması da ayırıcı tanıya yardımcı olur.

RDW değeri iki şekilde hesaplanabilir ve ifade edilebilir:

RDW-CV (RDW– Coefficent of Variation) :

MCV + SD ve MCV – SD değerlerinin arasındaki farkın, dağılım grafiğinin taban genişliğine oranı olarak ifade edilebilir. Dağılım tabanının genişliği, En Büyük Eritrositlerin hacmi ile En Küçük Eritrositlerin hacmi arasındaki farkı gösterir.

Böylece Eritrosit Histogramın tam orta bölgesinde bulunan ve toplam hücrelerin % 68.26’lık kısmını teşkil eden Eritrositlerin dağılım aralığının, bütün Eritrositlerin dağılım aralığına oranı hesaplanmış olur.

Sonuç % birimi ile ifade edilir.

Eritrositler büyüklük açısından birbirine yaklaştıkça, dağılımın standart sapması küçüleceğinden, RDW-SD değeri küçülecektir.

Buna karşılık Eritrositlerin büyüklük açısından birbirinden farkının artması standart sapma değerini büyüteceğinden RDW-SD değerinin daha büyük olmasına neden olacaktır.

Referans Aralığı :

 

 

RDW-SD (RDW– Standard Deviation) :

Anizositoz olasılığını değerlendirme açısından genellikle birbiri ile uyumlu neticeler vermelerine rağmen, RDW-CV değeri RDW-SD değerine göre daha yaygın olarak kullanılır.

LÖKOSİT SAYISI (WBC) :

Beyaz Kan hücreleri veya Beyaz küreler olarak da adlandırılan Lökositler, vücudu enfeksiyon etkenlerine veya yabancı maddelere karşı koruyan bağışıklık sisteminin hücresel komponentini oluşturur.

Kan dolaşımı ve Lenfatik sistem ile bütün vücudu dolaşan Lökositler Kemik iliğinde üretilir.

Lökositlerin toplam sayısı kadar Lökosit formülü ile belirlenen alt gruplara dağılımı da klinik değerlendirmede büyük önem taşır.

Lökosit Yüksekliği Nedenleri :

Enfeksiyonlar

Lökemoid reaksiyon

Akut Hemolitik Atak

Akut Hemoraji

Polisitemia vera

Egzersiz sonrası

Emosyonel stres

Menstruasyon dönemi

Soğuğa maruziyet

Anestezi uygulaması sırasında ve sonrasında

Hamilelik

Doğum

Paroksismal Taşikardi

Güneş ışığına ve Ultraviyole ışınlarına maruz kalma

Konvülsiyon

Bulantı ve Kusma durumları.

Lökosit Düşüklüğü Nedenleri :

Tifoid ve Paratifoid Ateş

Tularemi

Brusellozis

İnfluenza

Kızamık

Enfeksiyöz Hepatit

Rubella

Saman Nezlesi

Sıtma

Milier Tüberküloz

Septisemi gibi Enfeksiyon tabloları

Pernisiyöz Anemi

Aplastik Anemi

Hipersplenizm

Gaucher Hastalığı

Felty Sendromu

Chédiak-Higashi Sendromu ve

Paroksismal Noktürnal Hemoglobinüri gibi Hematolojik hastalıklarda Lökosit sayısı düşük bulunur.

Referans Aralığı :

 

 

TROMBOSİT SAYISI (PLT) :

Kemik iliğinde Megakaryosit’lerin sitoplazmasından üretilen Trombosit’ler, Hemostaz sürecinde çok önemli role sahiptir.

Ortalama ömrü 5-9 gün arasında değişir.

Trombositlerle ilgili hastalıklar başlıca 3 ana grupta toplanabilir.

Trombosit sayısının düşmesi Trombositopeni, yükselmesi Trombositoz olarak adlandırılır. Sayıda anlamlı bir değişiklik olmaksızın fonksiyonlarda değişiklik olmasına Trombasteni adı verilir.

Trombosit’lerin sayısının çok düşük seviyeye inmesi ya da fonksiyonlarının bozulması Kanama‘ya sebep olur.

Buna karşılık sayısının çok yüksek seviyelere çıkması ise Tromboz riskini artırır.

Trombositopeni Sebepleri :

Primer İmmun Trombositopenik Purpura

Lenfoproliferatif Hastalıklar

Kollajen Doku Hastalıkları

Enfeksiyoz Mononükleoz

AIDS

Neonatal Alloimmun Trombositopeni

Transfüzyon sonrası Purpura

Pasif Alloimmün Trombositopeni

Alloimmün Trombosit Transfüzyonuna Cevapsızlık

İlaçlara bağlı İmmun Trombositopenik Purpura (örn. Kinin)

Heparin tarafından indüklenen Trombositopeni

Dissemine İntravasküler Koagülasyon

Septisemi

Enfeksiyonlar

Lenfoproliferatif Hastalıklar.

Trombotik Trombositopenik Purpura

Hemolitik Üremik Sendrom

Kardiyopulmoner Bypass Cerrahisi

İntravasküler Kateter kullanımı

Kalp Hastalıkları

Kardiyomiyopati

Pulmoner Embolizm

Trombositoz Sebepleri :

Akut Kan Kaybı

Akut Enfeksiyonlar

İltihabi reaksiyonlar

Şiddetli Egzersiz veya Stres

Trombositopeni iyileşme dönemi

Demir Eksikliği

Hemolitik Anemiler

Splenektomi

Temporal Arterit

İltihabi Bağırsak Hastalığı

Tüberküloz

Kronik Pnömoni

İlaç reaksiyonları (vinkristin, all-trans-retinoik asit, sitokinler ve growth faktörler).

Referans Aralığı :

150.000 – 450.000/mm3.

 

 

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !