Homosistein Testi Nedir ? & Homosistein Düşüklüğü ve Yüksekliği Nedenleri

Homosistein testi günümüzde genellikle Kalp Hastalığı riskini tayinde kullanılır. Metionin metabolizmasını etkileyen, primer ve sekonder çeşitli metabolik hastalıkların teşhis ve takibinde de kullanılır.

Yüksekliği, Ateroskleroz sürecini hızlandırdığı ve Tromboembolizm gelişme yatkınlığını artırdığından, bağımsız bir Kardiyovasküler Hastalık Risk Faktörü olarak kabul edilir.

Homosistein Nedir ?

Sistein’e benzer yapıya sahip bir aminoasittir. Tek farkı fazladan bir metilen gubu içermesidir. Metionin’den, terminal metil grubunun uzaklaştırılmasıyla üretilir.

B vitaminlerinin rol aldığı reaksiyonlarla tekrar Metionin’e dönüştürülür.

Serum Homosistein konsantrasyonu yüksekliği primer enzim defektlerine ya da Vitamin B6, Vitamin B12 ve Folik asit gibi kofaktör metabolizmalarındaki bozukluklara veya besinsel yetersizliklere bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Primer enzim defektleri, Cystathionine Synthase (Homosistinüri), Methylenetetrahydrofolate Reductase (MTHFR) ve Methionine Synthase (MS) enzimleri ile ilişkilidir.

Homosistein düzeyi yüksekliği Kardiyovasküler hastalıklar için bağımsız bir risk faktörü olarak kabul edilir.

Homosistein’in Kalp Damar Hastalığı Riskini Artırıcı Etkisi Nasıl Olur ?

Başlıca 3 yolla riski artırır ;

Homosisten’in Damar Endotel’inde hasar meydana getiren direkt toksik etkisi

Pıhtılaşma faktörleri ile etkileşimi

Düşük Dansiteli Lipoproteinlerin (LDL) oksidasyonunu hızlandırması.

Homosistinüri hastalarında kan Homosistein konsantrasyonun düşürülmesinin Kalp-Damar hastalığı riskini azalttığının görülmesine karşın, genel popülasyonda aynı şekilde Homosistein konsantrasyonunu düşürmenin aynı olumlu sonucu sağlamaması büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır.

Diyabete bağlı Böbrek hastalığı bulunan ve kadınlardan oluşan bir grupta 7 yıllık bir araştırma sonucunda B vitamini takviyesinin Kalp krizi ve İnme olaylarını artırdığının görülmesi ise daha da şaşırtıcı olmuştur.

Bu sebeple, mevcut bilgi birimimiz, Homosistinüri hastaları dışındaki kişilere kan Homosistein konsantrasyonunu düşürmek amacıyla B vitamini takviyesi tavsiye edilmesinin uygun olmayacağını göstermektedir.

Bununla birlikte Amerikan Kalp Birliği, Koroner Kalp Hastalığı riski yüksek olan kişilere, Vitamin B12, Vitamin B6 ve Folik asit’ten zengin diyet önermektedir.

Değerlendirme :

Kan Homosistein konsantrasyonunun yüksekliği, Metionin metabolizmasını etkileyen, primer veya sekonder metabolik hastalıklardan birinin bulunabileceğini düşündürür.

Yaşın ilerlemesi, Sigara içimi, Hareketsiz yaşama biçimi Homosistein konsantrasyonunun yükselmesine neden olur.

Diyet ile yeterince B vitamini ve Folik asit alınmaması da kan Homosistein konsantrasyonunda yükselmeye yol açabilir.

Renal Fonksiyon bozukluklarında, Psoriazis ve Lösemi’lerde de Homosistein konsantrasyonu yüksek bulunur.

Menopoz öncesi kadınlarla karşılaştırıldığında, Erkeklerde Homosistein konsantrasyonu % 25 civarında daha yüksektir.

Bazı ilaçların da kan Homosistein konsantrasyonunu artırıcı etkisi vardır;

Methotreksat 5-Metiltetrahidrofolat yetersizliğine yol açarak,

Azuridin Vitamin B6 antagonisti olması sebebiyle,

Nitrik oksit vitamin B12’yi inaktive ederek,

Fenitoin ve Karbamazepin Folik Asit metabolizması ile etkileşerek,

Oral Kontraseptifler Östrojen tarafından indüklenen Vitamin B6 yetersizliğine neden olduğundan kan Homosistein konsantrasyonunu yükseltir.

Buna karşılık Penisilamin tedavisi sırasında kan Homosistein konsantrasyonunda düşme meydana gelir.

Numune:

EDTA’lı plazma (mor kapaklı tüp).

Numune alındıktan sonra, Hemoliz edilmeden hemen ayrılmalı ve plazma soğuk ortamda gönderilmelidir.

Açlıkta alınmayan örneklerde, Homosistein konsantrasyonu biraz daha yüksek bulunur. Bu sebeple numunenin aç karnına alınması tercih edilmelidir.

Referans Aralığı:

16 umol/L ve altında olmalıdır.

 

 

Bir Cevap Yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !
%d blogcu bunu beğendi: