İdrar Kalsiyum Testi Nedir, Yüksekliği ve Düşüklüğü Nedenleri ?

İdrarda Kalsiyum testi özellikle Kalsiyum atılımında azalma veya artma meydana getirebilen durumların araştırılması için kullanılır.

En sık olarak tekrarlayan Üriner Sistem Taşı oluşma nedeninin araştırılması veya Taş oluşma riskinin değerlendirilmesi amacıyla ihtiyaç duyulur.

Kalsiyumun Böbreklerin proksimal tübülüslerindeki reabsorbsiyonu, Sodyum ve Su’yun reabsorbsiyonu ile paralellik gösterir.

Vücuttaki Kalsiyum dengesinin muhafaza edilebilmesi için, vücuda alınan Kalsiyum ile vücuttan atılan Kalsiyum miktarları arasındaki dengenin muhafaza edilmesi gerekir.

Vücuttan Kalsiyum atılımı İdrar, Dışkı ve Ter’le gerçekleşebilir.

Vücuttaki Kalsiyum dengesi, büyük ölçüde Kemiklerden çözülen, Kemiklerde tutulan ve gastrointestinal sistemden emilen Kalsiyum miktarlarının ayarlanması ile sağlanır.

Doğrudan idrarla Kalsiyum atılması, Kalsiyum dengesinin sağlanması açısından çok kullanılan bir yol değildir.

Gıdaların Kalsiyum içeriğinin artması durumunda, emilen Kalsiyum oranında azalma meydana gelir. Böylece emilen toplam miktar ayarlanmış olur.

Vücuttaki Kalsiyum dengesinin bir şekilde bozulması sonucunda idrarla atılan Kalsiyum miktarın artmasına Hiperkalsiüri denir.

Hiperkalsiüri Üriner Sistem Taşı oluşumuna yol açan en önemli sebeplerden birini teşkil eder.

Hiperkalsiüri Nedenleri :

Genel olarak, 24 saatte idrarla atılan Kalsiyum miktarının, herhangi bir diyet kısıtlaması uygulamayan kadınlarda 250 mg’ın, erkeklerde 300 mg’ın, üç aylıktan küçük çocuklarda 5.0 mg/kg’ın, daha büyük çocuklarda ise 4.0 mg/kg’ın üzerinde bulunması Hiperkalsiüri olarak adlandırılır.

Hiperkalsiüriler Absorptif, Resorptif ve Renal Hiperkalsiüri olmak üzere 3 gruba ayrılır.

Absorptif Hiperkalsiüri’lerin de 3 tipi bulunur.

Tip I’de Kalsiyum emilimindeki artış diyetten bağımsızdır.

Tip II diyete bağımlıdır.

Tip III ise, Böbreklerden Fosfat atılımında artış meydana gelmesine bağlıdır. Fosfat atılımının artması sonucunda D vitamini sentezi ve buna bağlı olarak da İnce Bağırsaklardan Kalsiyum emilimi artar.

Bu tip Hiperkalsiüri’lerin tedavisi amacıyla Ortofosfat’lar kullanılır. Bu şekilde Böbreklerden Fosfat atılımında değişme olmasa da, D vitamini sentezi baskılanmış olacağından Kalsiyum absorpsiyonu ve dolayısıyla da idrarla Kalsiyum atılımı azaltılmış olur.

Resorptif Hiperkalsiüri’ler, Hiperparatiroidizm’e bağlı olarak gelişir. Bu tabloda Hiperkalsemi, Hipofosfatemi, Hiperkalsiüri ve PTH yüksekliği bir arada bulunur.

Medikal tedavi imkânı bulunmadığından, tedavi amacıyla Paratiroit bezinde bulunan Adenom’un cerrahi müdahale ile çıkarılması gerekir.

Renal Hiperkalsiüri’de temel sorun Kalsiyumun Renal tübüllerden  reabsorbe edilememesi‘dir. Bu şekilde idrarla Kalsiyum kaybı, Hiperparatiroidizm’e sebep olur. Bu sebeple serum Kalsiyum konsantrasyonu genellikle normal sınırlar içinde bulunur.

Renal Hiperkalsiüri’lerin tedavisi amacıyla Tiazid’ler etkin bir şekilde uygulanabilir. Uzun süreli tedavinin herhangi bir sakıncası yoktur.

İdrarda Kalsiyum Düşüklüğü Nedenleri :

Hipoparatiroidizm

Pseudohipoparatiroidizm

Raşitizm

Akut Nefrit

Osteomalazi

Kalsiyum düşmesine neden olan bütün hastalıklar

Osteoblastik Metastazlar

Hipotiroidizm

Çölyak Sprue Hastalığı

Steatore ve

Hipokalsiürik Hiperkalsemi

İdrarda Kalsiyum Yüksekliği Nedenleri :

Hiperparatiroidizm

Osteolitik Kemik Metastazları

Miyeloma

Osteoporoz

İmmobilizasyon

Cushing Sendromu

Akromegali

Vitamin D intoksikasyonu

Distal Renal Tübüler Asidoz

Tirotoksikoz

Paget Hastalığı

Fanconi Sendromu

Hepatolentiküler Dejenerasyon

Sarkoidoz

Meme ve Mesane’nin Malign hastalıkları

Osteotis Deformans

Numune :

24 saatlik idrar veya spot idrar kullanılabilir.

İdrarın toplanması sırasında soğuk ortamda tutulması gerekir. Ayrıca bir koruyucuya ihtiyaç yoktur.

Referans Aralığı :

24 saatlik İdrar :

100-300 mg

Spot idrardan yapılan çalışmalarda, sonuç Kalsiyum (mg/dL) /Kreatinin (mg/dL) oranı şeklinde rapor edilir.

Genel olarak yetişkinlerde bu oran 0.14’den düşüktür, 0.20’den daha yüksek oranlar Hiperkalsiüri lehine değerlendirilir.

Altı aylıktan daha küçük Bebeklerde 0.8’e, 6-12 ay arasında 0.6’ya kadar olan oranlar normal kabul edilir.

İki yaşından itibaren yetişkin için geçerli oran referans değer olarak kullanılabilir.

 

 

Bir cevap yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !