İdrarda Mantar (Candida, Aspergilloz) Hücresi Görülmesi Neden Olur, Testi Nasıldır ?

İdrarda Mantar (Maya, Mantar hücresi veya Hifleri), normalde idrarda bulunmaz ve genellikle Candida (Kandida) denilen sık görülen mantar enfeksiyonlarında görülür.

Mayalar normalde insan Derisinde, Ağız ve Vajina gibi nemli bölgelerde bulunur.

Bağışıklık sistemimiz normalde Maya’nın çoğalmasını kontrol altında tutar ancak herhangi bir nedenle zayıflarsa enfeksiyon meydana gelebilir.

İdrarda bulunan Maya hücreleri Kontaminantlar yani dıştan bulaşı veya gerçek bir Maya enfeksiyonunu temsil edebilir.

Bulaşma ihtimalini dışlamak için yeni bir idrar örneği alınarak kolonizasyon veya enfeksiyondan ayırt edilebilir. Temiz kaba alınmış orta akım idrarı gereklidir.

Mantar Enfeksiyonları Nedir, Neden Olur ?

Fungal idrar yolu enfeksiyonunun (İYE) çoğunluğu, Candida Albicans adı verilen bir Maya’dan kaynaklanır. İdrar yollarının Mantar enfeksiyonu esas olarak Mesane ya da Böbrekleri etkiler.

 

Candida albicans

 

Mesane ve Böbrek’lerinde Maya enfeksiyonu olan hastalar genellikle her seferinde küçük miktarlarda idrar yapma, sık sık ve acı verici idrara çıkma, acil işeme isteği ve muhtemelen alt karın bölgelerinde ağrı yaşarlar.

Candida türleri, asemptomatik hastalarda rutin Üriner sistem incelemesinde veya idrar Kültürü’nde tesadüfen bulunur.

Birçok hastada Asemptomatik Candidüri kendiliğinden düzeldiği için Antifungal tedavi genellikle endike değildir.

İdrarda Maya görülmesi hastaneye yatırılmış hastalarda, özellikle Diyabet, Üriner Kateterler ve Antibiyotiklere maruz kalma gibi birden fazla predispozan faktörü olabilen Yoğun Bakım Ünitelerinde sık görülen bir bulgudur.

Candida ile alt İYE genellikle Üriner Kateterli hastalarda, Antibiyotik tedavisinden sonra ortaya çıkar, ancak Kandidal ve Bakteriyel enfeksiyonlar aynı anda sıklıkla görülür.

C. Albicans Prostatit‘i, Diyabet’li hastalarda nadiren görülür.

Renal Kandidiyaz genellikle Hematojen olarak yayılır ve genelde Gastrointestinal sistemden kaynaklanır. Enfeksiyonun yayılışı olasıdır ve çoğunlukla Nefrostomi tüpleri, kalıcı cihazlar ve Stent alan hastalarda görülür.

Diyabet’li hastalar ile Tümör, AIDS, Kemoterapi veya İmmünosüpresanlardan dolayı bağışıklık sistemi baskılananlar yüksek risk altındadır.

Bu tür yüksek riskli hastaneye yatırılmış hastalarda Kandidemi yani kanda Candida olmasını oluşturan önemli bir kaynak İntravasküler Kateter‘dir. Böbrek Transplantasyonu, Candida riskini çok arttırır.

Kandida Belirtileri Nelerdir ?

İdrarda Kandida olan hastaların çoğu asemptomatiktir yani şikayetleri yoktur.

Candida’nın erkeklerde Üretral semptomlara (hafif üretra kaşıntısı, dizüri, idrar sızması) neden olup olmadığı belirsizdir. Nadiren, kadınlarda dizüri ile giden Üretrit’e neden olabilir.

Alt İYE’ler arasında, Candida’ya bağlı Sistit, sık işeme, idrara sıkışma, dizüri ve suprapubik ağrı‘ya neden olabilir.

Hematüri yani idrarda Eritrosit  yaygındır.

Kötü kontrollü Diyabet’li hastalarda, Amfizematöz Sistit nedeniyle gelişen Pnömatüri ortaya çıkabilir.

Mantar topları veya Bezoarlar Üretra tıkanıklığı semptomlarına neden olabilir.

Bazen Papiller Nekroz, İntrarenal veya Perinefrik apseler ağrı, Ateş, Hipertansiyon ve Hematüri’ye neden olur.

İdrarda Mantar Tanısı Nasıl Konur ?

İdrar Kültürü

Predispozan faktörleri taşıyan, İYE’yi düşündüren semptomları olan ve Kandidemi’si olan tüm hastalarda Candida İYE tanısı öncelikle düşünülür.

Üretrit belirtileri olan erkeklerde ise sadece diğer Üretrit nedenleri dışlandığında Candida’dan şüphelenilmelidir.

Candida İYE’nin tanısı genellikle İdrar Kültürü’yle yapılır. Enfeksiyon ile  Candida kolonizasyonunu ayırt etmek, doku reaksiyonu kanıtını gerektirir.

Böbrek Kandidiazis’i ateş, idrarda Candida veya Mantar Topları geçişi olan hastalarda düşünülür. Şiddetli Böbrek Yetmezliği postrenal tıkanıklığı akla getirir.

İdrar Yollarının Görüntülenmesi gerekebilir.

Candida için Kan Kültürleri genellikle negatiftir.

İdrarda Mantar (Candida) Tedavisi Nasıldır ?

Sadece semptomatik veya yüksek riskli hastalar için yapılır.

Flukonazol veya dirençli organizmalar için Amfoterisin B, bazen Flusitozin kullanılır.

Kateterlerin Mantar kolonizasyonu tedaviye ihtiyaç duymaz. Asemptomatik Kandida, nadiren tedavi gerektirir.

Üriner Stentler ve Foley Kateterleri mümkünse çıkarılmalıdır.

Semptomatik Sistit için, günde bir kez 200 mg Flukonazol ile tedavi yapılır.

Piyelonefrit için günde bir kez 200-400 mg Flukonazol tercih edilir. Her iki durumda da tedavi 2 hafta olmalıdır.

Flukonazol dirençli Funguslar için, Amfoterisin B önerilir.

Candida Albicans Dışında Aşağıdaki Mantarlar da İdrarda Görülebilir;

Aspergillus

Fusarium

Zygomycetes (Rhisopus, Mucor)

Scedosporium apiospermum

Aspergillus Nedir ?

Doğada yaygın olarak bulunan bir küf mantarı‘dır.

Geniş spektrumlu Antibiyotiklerin yaygın kullanımının ve daha etkili İmmun süpressif tedavilerin sonucunda günümüzde yaygın enfeksiyonlar yapabilmektedir.

Hastalık yapan türler Aspergillus Fumigatus, A.Flavus, A.Niger ve A.Terreus’dur.

 

Aspergillus Niger

 

Aspergillus sporları havada sıklıkla saptanabilir, kurumaya dirençlidir ve kolayca yayılır.

Sağlıklı insanların Orofarenks ve Gastrointestinal sistem floralarından izole edilebilmektedir.

İnvazif Aspegilloza Bağlı Klinik Durumlar Nelerdir ?

Aspergillus sporlar oluşturur ve solunum yolu ile inhale edilir, bu nedenle infeksiyonların büyük kısmı sinüs ve alt solunum yollarını ilgilendirir.

Kulak İnfeksiyonları

Otomikozis dış kulak yolunun Mantar infeksiyonu olup Tropikal ve Subtropikal bölgelerde sıktır. Kulak ağrısı, kulak akıntısı ve işitme kaybı şeklinde bulgu verir.

Burun ve Sinüs İnfeksiyonları

Aspergillus Burun ve Paranazal sinüslerin en sık rastlanan Fungal infeksiyonu‘dur.

Hastalarda tipik Kronik Sinüzit bulguları yani Rinore, Burun tıkanıklığı ve Sinüslerde doluluk hissi vardır.

Göz İnfeksiyonları

Mikotik Keratit ılıman iklimli ve gelişmekte olan ülkelerde görülmektedir. Travma en sık saptanan predispozan faktördür ve Aspergillus böyle durumlarda en sık saptanan Fungal patojendir.

Aspergillus Endoftalmit‘i hızla gelişen ağrı, Periorbital ödem, Fotofobi, Kemozis ve ciddi görme kaybı ile karakterizedir.

Akciğer İnfeksiyonları

Aspergillus infeksiyonlarının % 90’ında Pulmoner tutulum vardır ve bunların % 70’inde de infeksiyonun tek lokalizasyonu Akciğer’lerdir.

Non İnvazif Pulmoner Aspergillozis

Altta yatan hastalığı olmayan normal bireylerde de nadiren Primer Pulmoner Aspergillozis gelişebilir.

Kronik ve sessizdir, ancak nadiren Fulminan ve fatal seyirli de olabilir.

Aspergilloma, A.Fumigatus’a bağlı gelişen ve en sık rastlanan Pulmoner Aspergilloz formudur. Patolojik lezyon bir Miçetoma’dır. Bu yapı iyi drene olmayan Akciğer alanında büyüyen Miçel topu’dur.

Kronik Nekrotizan Pulmoner Aspergillozis

Yavaş ilerleyen, kavitasyon ve Aspergilloma oluşumuna neden olan bir durumdur.

Hastalarda kronik ateş, kilo kaybı, öksürük ve balgam çıkarma yakınmaları vardır.

Plevrit ve Ampiyem

Plevral Ampiyem daha önce hasara uğramış Akciğer dokusunda nadiren gelişebilir. İnfeksiyon sıklıkla kroniktir, kilo kaybı, halsizlik, öksürük ve anemi bulguları vardır.

Merkezi Sinir Sistemi İnfeksiyonları

Sinüs veya Göz infeksiyonunun komşuluk yoluyla yayılımı veya İmmunsüprese hastalarda yaygın İnfeksiyon sonucu gelişir.

Vakaların büyük kısmında tanı hasta kaybedildikten sonra konmaktadır.

Menenjit, Meningoensefalit, Beyin apsesi ve Granüloma görülebilir.

Aspergillus Osteomiyelit’i

Sıklıkla İmmun süprese hastalarda gelişir.

Kutanöz (Deri) Aspergilloz’u

İmmunsüprese çocuklarda invaziv Aspergilloz’un sık görülen bir biçimidir. Morumsu papül veya plaklar ve Hemorajik Büller, hatta Ülserler görülebilir.

Aspergillus Endokardit’i

Sıklıkla açık Kalp cerrahisi sırasında havadan Mantar bulaşması sonucu oluşan mortalitesi ve morbiditesi çok yüksek olan bir hastalıktır.

Genitoüriner Sistem Aspergilloz’u

Sıklıkla Hematojen yayılım veya assendan infeksiyon sonucu gelişir. Böbrekte nekroz ortaya çıkar. Ateş, titreme, yan ağrısı ve Hematüri oluşur.

Nadiren Pelvis içinde Yumaklar (Miçetoma) oluşur ve bunlar idrarla atılabilir.

Renal hasara rağmen idrar Kültürü negatif olabilir.

Dissemine Aspergilloz

2 veya daha fazla komşu olmayan organın tutulmasıdır ve klinik Aspergilloz’un en ağır formu’dur.

Lösemi, kemik iliği nakli gibi ağır ve uzun süreli Nötropeni olan hastalarda görülür.

Aspergillus İnfeksiyonlarının Tedavisi Nasıldır ?

İnvaziv ve tedavi edilmeyen vakalarda mortalite % 100 iken Amfoterisin B tedavisi alan vakalarda bu oran % 34‘e inmiştir.

Major organ tutulumunda veya dissemine vakalarda mortalite % 20-100 arasındadır.

MSS tutulumu olan, disseminasyon gösteren veya valvüler infeksiyonlarda tedavi yanıtları çok azdır.

Cerrahi Tedavi

Aspergillus Sinüziti, Serebral Miçetoma, İnfekte Prostetik valv ve lokalize Pulmoner İnfeksiyon varlığında cerrahi olarak infekte dokuların eksizyonu başarı sağlamaktadır.

Korunma

İnvazif Aspergillus infeksiyonlarında mortalite ve morbidite çok yüksek olduğundan immunsüprese veya Nötropenik bireylerin Aspergillus sporları ile temas etmesinin önlenmesi hastalıktan korunmada önemlidir.

Bu nedenle yüksek riskli hastaların yapım ve yıkım yapılan bölgelerden uzak tutulması, HEPA filtresi içeren izole odalarda tutulmaları, bu odalardan Bitki ve Çiçek bulundurulmaması önerilir.

Nötropenik hastalarda Amfoterisin B Nazal Spreyi Sinüs ve Solunum yolu kolonizasyonunu önlemede yararlıdır.

Saccharomyces Cerevisiae Nedir ?

Sindirim, Solunum ve Genitoüriner sistemin komünal Mayasıdır yani buralarda normalde bulunabilir.

Antibiyotik sonrası Diyare tedavisinde yaygın olarak Probiyotik olarak kullanılır.

Genellikle bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda sık Fungemi’ye neden olur.

 

Saccharomyces Cerevisiae

 

S. Cerevisiae’ye bağlı idrar yolu enfeksiyonu geçiren erişkin Diyabetik hastalar az değildir.

Hastalık, ateş olmadan sık idrara çıkma ve yanma ile gider.

Teşhis, Maya varlığının doğrudan mikroskobik incelemesi ve Sabouraud-Kloramfenikol üzerindeki kültür pozitifliği ile konabilir.

Hastalar Flukonazol tedavisine iyi yanıt verirler.

 

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !