Kan Tahlilinde (Testinde) TSH, Tg, TDBK, IgE, Sedim, Sedimantasyon Ne Demek ?

Laboratuvarlardan aldığınız kan tahlillerinde (testlerinde), raporlarda kısa isimleriyle de verilen TSH, Tg, TDBK, IgE, Sedim, Sedimantasyon nedir, ne demektir kısaca bir bakalım.

Sedimantasyon veya Sedim, ESR  özellikle İnflamatuvar hastalıkların teşhisi ve tedaviye alınan cevabın izlenmesi, bazı İnfeksiyonlar, Romatizmal hastalıklar ve Malign durumların tanısında kullanılan spesifik olmayan bir testtir.

İnfeksiyonlarda ESR artar ama CRP, Ateş ve Lökositoz daha değerlidir. ESR yükselmesi hem geç başlar (1 gün sonra), hem de geç düzelir.

Oysa CRP bir Akut Faz Reaktanı olarak hem daha erken (4-6 saat) Karaciğerde sentezlenir, hem de 2-3 gün içinde en yüksek seviyelere ulaşır.

Polimiyaljiya Romatika ve Temporal Arterit vakalarında aşırı yüksek ESR (>100 gibi) değerleri oluştuğundan bu iki hastalığı düşünmede çok yararlı olabilir.

Sedimantasyon Yüksekliğinin Nedenleri :

Testin oda ısısından yüksek sıcaklıkta çalışılması

Hiperfibrinojenemi (çok artar)

Multiple Myeloma (çok artar)

Lösemiler (çok artar)

Hodgkin lenfoma (çok artar)

Buzdolabında bekletilmiş kanın oda ısısına gelmeden çalışılması

Romatizmal hastalıklar

Kollajenozlar

Anemiler (HCT düşük)

Gut artriti

Romatoid Artrit (çok artar)

Akut Romatizmal Ateş

Polimiyaljiya Romatika (çok artar)

Temporal Arterit (çok artar)

Sistemik Lupus Eritematozus

İlaçlar: (Dekstran, metildopa, heparin, metserjid, doğum kontrol hapları, penisilamin, prokainamid, teofilin, vitamin A..)

Kanserler: Böbrek, Kolon, Meme ve Karaciğer tümörleri

Gebelik (Fibrinojen yüksek)

Hipoalbüminemi

İnfeksiyonlar (Bakteriyel endokardit, Pnömöni, Tüberküloz, Sifiliz, Otitis medya…)

Hipo-Hipertiroidizm

Makrositoz

Nefritler

Menstruasyon

Toksemi

Travma

Ağır Metal zehirlenmesi

Myokard İnfarktüsü

Doku nekrozları

Pulmoner emboli

Sedimantasyon Düşüklüğünün Nedenleri :

Kanda artmış safra asitleri, fosfolipidler, kortikosteroidler, glukoz, albümin varlığı

Konjestif Kalp Yetersizliği

İlaçlar: ACTH, kortizon, etambutol, NSAID, kinin, salisilat

Polisitemi

Hipofibrinojenemi

Yenidoğanlar

Orak Hücreli Anemi (kümeleşme az)

Sferositoz (kümeleşme az)

Mikrositoz

Lökositoz

Oda ısısında 4 saatten fazla beklemiş kan

Pıhtılaşmış kan

Referans Değerleri :

50 yaş altı : Erkek: 15 mm/saat, Kadın: 20 mm/saat

50 yaş üstü : Erkek: 20 mm/saat, Kadın: 30 mm/saat

TSH (Tiroit Stimulan Hormon) testi başlıca Tiroit bezinin fonksiyonlarının kontrol edilmesi amacıyla istenir. Primer, sekonder veya tersiyer Hipo-Hipertiroidilerin ayırıcı tanısında ve Tiroit hormonu kullanılarak yapılan her türlü tedaviye alınan cevabın değerlendirilmesi amacıyla da kullanılır.

TSH, Hipofizin ön lobundan salgılanan, glikoprotein yapısında, alfa ve beta olarak adlandırılan iki subünitesi olan bir moleküldür.

Hipotalamustan salgılanan TRH, Hipofiz bezinden TSH üretimini ve salgılanmasını uyarır.

TSH etkisiyle, Tiroit bezinden T3 ve T4 salgılanır.

Doğrudan doğruya tiroit dokusunun faaliyetindeki yetersizliklerden kaynaklanan Primer Hipotiroidizm tablosunda, serum TSH yüksek bulunurken, Hipofiz veya Hipotalamusun faaliyetindeki yetersizliklerden kaynaklanan Sekonder veya Tersiyer Hipotiroidizm tablolarında ise serum TSH genellikle düşük, bazen de normal sınırlar içinde bulunur.

Hipotiroidinin tedavisine alınan cevabın izlenmesinde ve uygun ilaç dozunun belirlenmesinde, Tiroit dokusu içindeki nodüllerin küçültülmesi amacıyla veya Tiroit kanseri sebebiyle Tiroidektomi uygulanmış hastalara uygulanan supresyon tedavilerinin etkinliğinin izlenmesi için de serum TSH konsantrasyonu ölçümünden yararlanılır.

Hipotiroidi tedavisi sırasında, başlangıçta yüksek olan serum TSH konsantrasyonunun referans aralık sınırları içine çekilmesi hedeflenirken, supresyon amacıyla Tiroit hormonu takviyesi yapılan hastalarda ise genellikle TSH konsantrasyonunun ölçülemeyecek kadar düşük bir düzeye indirilmesi amaçlanır.

Primer Hipotiroidizm’de, TRH uyarısına cevap olarak abartılı TSH salınımı olurken, Sekonder Hipotiroidizm’de cevap alınmaz. Tersiyer Hipotiroidizm’de ise gecikmeli bir cevap alınır.

Primer Hipertiroidizm’de ise TRH uyarısı ile TSH salınımında belirgin bir artma meydana gelmez.

Referans Aralığı:

0.3 – 4 mikroU/ml

İmmunglobulin E (IgE) Allerjik ve Parazitik hastalıklarda çok istenen bir testtir. Çoğu zaman Allerjik reaksiyonlara yatkınlığın araştırılması sırasında ilk tarama testi olarak kullanılır.

Allerjik Hastalığı olan hastaların çoğunda serum Total IgE konsantrasyonu yüksek bulunur. Ancak bir kişide Total IgE konsantrasyonunun referans aralık sınırları içinde olması, bu kişinin belirli bir maddeye karşı aşırı duyarlılık reaksiyonu göstermeyeceği anlamına gelmez.

Sınırlı sayıda Allerjene, sistemik olmayan yani sınırlı son organ katılımıyla Allerjik reaksiyon gösteren pek çok kişide Total IgE konsantrasyonu referans aralık sınırları içinde bulunabilir.

Böyle durumlarda, teşhis ve takibin Total IgE ölçümünden çok, Allerjene spesifik IgE konsantrasyonlarının ölçümü ile yapılması tercih edilir.

Allerjik hastalıklar dışında Parazit Enfestasyonlar, Bronkopulmoner Aspergillozis ve nadir görülen bir hastalık olan Hiperglobulin E Sendromu’nda ve Wiskott-Aldrich Sendromu‘nda da serum IgE düzeyi yüksek bulunur.

Bazı ileri safha Neoplazm’larda, Ataksi Telanjiektazi ve bazı Agammaglobulinemi vakalarında IgE düzeyi düşük bulunur.

 

Trigliserid Lipid profilinde en çok istenen testlerin başında gelir. Başlıca olarak Koroner Kalp Hastalığı riskinin değerlendirilmesine yönelik tarama ve takip çalışmaları sırasında, rutin Check up‘lar sırasında, Pankreatit, Ateroskleroz ve Yüksek Tansiyon hastalarında, Total Kolesterol ve HDL ile birlikte kullanılır.

Ayrıca Trigliserit yüksekliği ile seyreden Lipit metabolizması bozukluğu olan hastalara uygulanan tedavinin takibi açısından da yararlıdır.

Trigliserid Nedir ?

Trigliserid’ler, 3 Yağ Asidi ile ester oluşturmuş Gliserol’den oluşan  bir Lipit grubudur.

Suda çözünmedikleri için kanda Lipoproteinler içinde transport edilir.

Endojen kaynaklı olanlar VLDL, Eksojen kaynaklı olanlar Şilomikronlar içinde taşınır.

Vücudun yağ depolarının % 95 kadarı Trigliserit’ten oluşur. Normal Lipit metabolizmasına sahip kişilerde, açlık koşullarında plazma Şilomikron konsantrasyonu çok düşüktür.

Açlıkta, Trigliserit’lerin en önemli kısmı VLDL fraksiyonunda bulunur. LDL ve HDL’de bulunan Trigliserit miktarı bu Lipoproteinlerin ağırlıklarının % 5’inden daha düşüktür.

Yağlı yemek sonrasında plazma Trigliserid konsantrasyonu süratle yükselmeye başlayarak, yaklaşık 4 saat kadar sonra en yüksek düzeyine ulaşır ve yüksek durumunu, Şilomikronların kandan temizlenmesi için gereken yaklaşık 8 saat boyunca muhafaza edebilir.

Kan yağlarının neden olduğu Koroner Kalp Hastalığı riskini araştırmaya yönelik olarak yapılan ilk dönem çalışmalarda önemi yeterince vurgulanmamış olmakla birlikte son yıllarda yapılan çalışmalar, Trigliserid yüksekliğinin de Koroner Kalp Hastalığı riskini artıran önemli bir faktör olduğunu göstermiştir.

Özellikle Diabet, Obezite, Periferik Damar Hastalığı, Hipertansiyon ve Kronik Böbrek Hastalığı gibi Koroner Kalp Hastalığı riskini yükselten hastalığı olan kişilere ve ailevi Hiperlipidemi hastalığı olanlara kan Trigliserid konsantrasyonu kontrolü yapılması uygun olur.

Serum Trigliserid konsantrasyonu yüksekliği, Koroner Kalp Hastalığı riskini artırmanın dışında Pankreatit’e sebep olabilmesi nedeniyle de önemlidir. Ancak Pankreatit’e genellikle 1000 mg/dL üzerindeki Trigliserid konsantrasyonları sebep olur. Bu kadar yüksek değerlere tek başına Şilomikron (Frederikson Tip I) veya hem Şilomikron ve hem de VLDL (Frederikson Tip V) metabolizması bozukluklarında rastlanır.

Açlık koşulu aranmaksızın yapılan ölçümlerde aynı bireylerde gün içi varyasyonun % 6-65 arasında değişebildiği belirlenmiştir. Yani Trigliserit değerleri çok değişken çıkabilir.

Trigliserid Yüksekliği Nedenleri :

Tip I, IIb, III, IV ve V Hiperlipoproteinemi

Ailevi Lipoprotein Lipaz eksikliği

Lipoprotein Lipaz Kofaktör (Apo CII) yetersizliği

Familyal Disbeta-lipoproteinemi

Familyal Kombine Hiperlipidemi

Şişmanlık

Glukoz Tolerans Bozukluğu

Viral Hepatitler

Alkolizm

Alkolik Siroz

Biliyer Siroz

Ekstrahepatik Biliyer Obstrüksiyon

Akut ve Kronik Pankreatit

Nefrotik Sendrom

Kronik Böbrek Yetmezliği

Hipotiroidizm

Tip1 ve Tip2 Diabet

Gut 

Gebelik

Tip I, III ve VI Glikojen Depo hastalıkları

Karbohidrattan zengin beslenme

Kaloriden çok zengin beslenme ve Stres gibi pek çok nedene bağlı olarak serum Trigliserid konsantrasyonu yüksek bulunabilir.

Trigliserid Düşüklüğü Nedenleri :

Hipo ve A-Betalipoproteinemi

KOAH

Beyin Enfarktüsü

Hipertiroidizm

Hiperparatiroidizm

Laktozüri

Malnütrisyon

Malabsorbsiyon 

İntestinal Lenfanjiektazi ve son safha parankimal Karaciğer Hastalığı’nda serum Trigliserid konsantrasyonu düşük bulunur.

Numune:

Serum.

Numune 12 –14 saatlik açlık sonrasında alınmalıdır.

Kişinin numuneyi vermeden önceki 3 hafta boyunca stabil bir diyet uygulaması, son 3 gün içinde Alkol almamış olması gerekir.

Referans Aralığı:

Yetişkinler :

150 mg/dL ve altı:  İstenen düzey

150-199 mg/dl : Sınırda yüksek

200 mg/dl ve üstü : Yüksek

2-17 yaş  :

NCEP (National Cholesterol Education Program) tarafından benimsenen sınıflamaya göre:

90 mg/dl ve altı : İstenen düzey

90-129 mg/dl : Sınırda yüksek

130 mg/dl ve üstü : Yüksek değer kabul edilir.

TDBK genellikle Anemi ve Hemokromatoz gibi Demir fazlalığı durumlarının değerlendirilmesi amacıyla kullanılırlar. Hemogram’la beraber çok fazla istenen testlerdendir.

Demir plazmada Ferrik formda, Transferrin’e bağlı olarak taşınır.

Transferin ortalama olarak % 25-30 civarında satüredir yani Demir’le bağlıdır.

Transferin’in ek olarak bağlayabileceği Demir miktarına “Bağlı olmayan Demir Bağlama Kapasitesi” (UIBC) adı verilir.

Serum Demir ve UIBC toplamı ise “Total Demir Bağlama Kapasitesi” (TDBK) olarak adlandırılır.

Herediter Hemokromatozis‘te, serum Demir konsantrasyonu ve Demir satürasyonu yüksek bulunur. Bu parametreler hastalık olasılığının taranması amacıyla da kullanılabilir.

TDBK Yükseldiği Durumlar :

Oral Kontraseptifler

Gebeliğin son dönemi

Demir Eksikliği Anemisi

Polistemia Vera

Hipokromik Anemiler

Akut Hepatitler

TDBK Düşük Olduğu Durumlar :

Hipoproteinemi

Demir eksikliğine bağlı olmayan Anemiler

Kronik Enfeksiyonlar

Pernisiyöz Anemi

Maligniteler

Siroz

Hemolitik Anemi

Hemokromatoz

Orak Hücreli Anemi

Viral hastalıklar

Talasemiler

 

 

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !