Kan Tahlilinde ve Testinde Mo, Mon, Mono, Lym ve MCH Nedir ?

Kan tahlilinde yani test raporlarında görmüşsünüzdür, Hemogram yani “Tam Kan Sayımı” testi altında Mo, Mon, mono, Lym ve MCH gibi kısaltmalar vardır.

Bunlarda “referans değerler” dışında bir sonuç varsa yani yüksekliği veya düşüklüğü durumları varsa, genellikle daha rahat görünsün diye yazıcıdan koyu renkli, altı çizgili, kenarında yıldız işaretli veya siyah renkte çıkar.

Bu yazımızda “bu kısaltmalar kısaca neyi ifade ediyor ve koyu yazılmasının yani sonucun yüksek veya düşük çıkmasının nedenleri nelerdir ?” sorusunu yanıtlayalım.

Kan Tahlilinde Mo, Mon veya Mono Nedir ?

Bu kısaltmalar Monosit’ler’i tanımlar. Monositler tüm lökositler‘in yani akyuvar da denen beyaz kan hücrelerinin en büyüğüdür. 

Monosit’ler, bazı enfeksiyonlarla mücadele eden ve diğer beyaz kan hücrelerinin ölü ya da hasarlı dokuları çıkarmalarına, kanser hücrelerini yok etmelerine ve yabancı maddelere karşı bağışıklığı düzenlemelerine yardım eden bir beyaz kan hücresi türüdür.

Monositler kemik iliğinde üretilir ve daha sonra beyaz kan hücrelerinin yaklaşık % 1- 10‘unu (kan mikrolitresi başına 200 ila 600 monosit) oluşturmak üzere dolaşıma girerler. Kanda birkaç saat kaldıktan sonra, makrofajlara dönüşecekleri dokulara (dalak, karaciğer, akciğerler ve kemik iliği dokusu) geçerler.

Makrofajlar, bağışıklık sisteminin ana yıkıcı hücreleridir. Bazı genetik anormallikler, Gaucher hastalığı ve Niemann-Pick hastalığı gibi lipid depolama hastalıkları, monositlerin ve makrofajların işlevini etkiler ve hücreler içinde yağlı (lipid) artıkların birikmesine neden olur.

Monositoz yani kandaki monosit sayısı artışı kronik enfeksiyonlara, otoimmün bozukluklara, kan bozukluklarına ve bazı kanserlere yanıt olarak ortaya çıkar.

Sarkoidoz, histiositoz ve enfeksiyoz mononükleoz gibi hastalıklarda da monosit artabilir.

Monosit sayısı düşüklüğü ise sepsis yani kan dolaşımı enfeksiyonu, kemoterapi veya kemik iliği bozukluğu gibi genel beyaz kan hücre sayısını azaltan durumlarda görülebilir.

Bazı deri enfeksiyonlarında ve  genital organlarda HPV enfeksiyonu olan bazı insanlarda da düşük monosit sayısı görülebilir.

Düşük veya yüksek sayıda monosit genellikle semptomlara neden olmaz. Bununla birlikte, kişiler monosit sayısındaki değişikliğe neden olan bozukluğun semptomlarına sahip olabilir.

Tanı, bir kişide bir enfeksiyon veya otoimmün bozukluk belirtileri  olduğunda kan testi ile (tam kan sayımı) yapılır.

Monosit rahatsızlıklarının tedavisi de nedene göre değişir.

MonoMAC sendromu

Yakın zamanda tanımlanan, ancak nadir görülen bir bozukluktur, monositlerin eksikliğidir. MonoMAC sendromu olan insanlarda, enfeksiyonlara, özellikle deri enfeksiyonlarına, genellikle enfeksiyona neden olmayan mikroorganizmalar neden olur.

Sebep, kemik iliğini etkileyen bir gen kusurudur. Belirtiler, enfeksiyona neden olan spesifik mikroorganizmaya bağlı olarak değişir.

Teşhis, monosit yokluğunu gösteren bir kan testi ve genetik test ile yapılır.

Kan Tahlilinde Ly veya Lym Nedir ?

Ly veya Lym, lenfosit‘leri tanımlar.

Lenfositler kandaki akyuvar yani beyaz kan hücrelerinin diğer bir türüdür. Beyaz kan hücreleri, vücudun hastalıklara karşı korunmasına yardımcı olur ve enfeksiyonlarla mücadele eder.

Lenfositler, serum immünoglobulinleri ve hücresel immün yanıtın kaynağıdır.

Tüm lenfositler kemik iliğinde üretilir. B hücreli lenfositler ayrıca kemik iliğinde olgunlaşırken, T hücreli lenfositler timüs bezinde olgunlaşır.

B hücreleri, rahatsız edici bir antijene özel antikor üretirler.

T hücreleri, T4 helper hücreler, NK hücreleri, sitotoksik hücreler ve  T8 süpresör hücrelerinden oluşan, vücudun ana immün hücreleridir.

Kanda dolaşan lenfositlerin çoğunluğu B-lenfositlerden ziyade T-lenfositleridir.

Hemogram testinde, T ve B-lenfositlerinin toplamı birlikte rapor edilir.

Yetişkinlerde, nötrofillerden sonra lenfositler en yaygın ikinci WBC türüdür. 8 yaşın altındaki küçük çocuklarda ise lenfositler nötrofillerden daha yaygındır.

Lenfositoz yani lenfositlerin artışı birçok viral enfeksiyonda ve tüberkülozda görülebilir. Lenfositozun sık görülen bir nedeni de lenfositik lösemi’dir. Akut ve kronik lösemi formlarının çoğu çoğunlukla lenfositleri etkiler.

Lenfosit seviyesinin % 40’ın üstünde olması anormal derecede yüksek olarak kabul edilir. Grip, suçiçeği, tüberküloz, kabakulak, kızamıkçık, varisella, boğmaca, bruselloz ve herpes simpleks hastalıklarında lenfositoz sıktır.

Anormal derecede yüksek lenfosit sayısına neden olabilecek diğer koşullar enfeksiyoz mononükleoz, hepatit,
toksoplazmozis ve sitomegalovirüs enfeksiyonlarıdır.

Bazı ilaçlar da yüksek lenfosit sayısına neden olabilir. Bu tür ilaçlara örnek dilantin ve mefenitoin’dir.

Lenfositopeni yani anormal derecede düşük (% 15’den az) lenfosit sayısı için ise yine birçok olası neden vardır;
Lenfositler kemik iliğinde  yapıldığından yeterli miktarda kemik iliğinde hücre üretilemezse veya kemik iliği aktivitesi azalırsa düşük lenfosit sayısı oluşabilir. Kemik iliği tahribatı aplastik anemi’de görülebilir.

AIDS ve tümörler de lenfosit sayısında düşüklükle giderler.

Steroidler lenfosit sayısında anormal bir düşüşe neden olabilir.

Vücuttaki sinirleri etkileyen bazı bozukluklar, lenfosit seviyesinin çok düşük olmasına neden olabilir. Örnekler multipl skleroz, miyastenia gravis ve Guillain-Barre sendromudur.

Kan Tahlilinde MCH Nedir ?

MCH, “Mean Corpuscular Hemoglobin” anlamına gelir ve bir kişinin alyuvarlarının her birinde bulunan ortalama hemoglobin miktarının ölçülmesidir.

Hemoglobin, oksijeni akciğerlerden vücudun hücrelerine kan dolaşımı yoluyla taşıyan maddedir. Kan testi ile belirlendiği üzere MCH’nin aşırı veya düşük seviyeleri, besin yetersizliklerinden kronik hastalıklara kadar değişen çeşitli vücut problemlerinin bir göstergesi olabilir.

MCH, Tam Kan Sayımı (CBC) adı verilen kan testinin bir bileşeni olarak yapılır. MCH direkt olarak ölçülmez, MCH’yi hesaplamak için Hgb, RBC’ye bölünür.

Normal MCH seviyeleri, RBC başına 26 ila 33 pikogram (pg) hemoglobin arasındadır.

Yüksek MCH 

34 pg üzerindeki MCH seviyeleri genellikle anormal derecede yüksek olarak kabul edilir. Yüksek MCH için en yaygın sebep, makrositer anemi, yani vücudun yeterli sayıda kırmızı kan hücresi üretemediği bir kan hastalığıdır.

Makrositer anemide, üretilen kırmızı kan hücreleri normalden büyüktür ve her biri normal büyüklükteki hücrelere göre daha fazla hemoglobin taşır. Bu durum, vücuttaki eksik B12 vitamini veya folik asit seviyeleri nedeniyle olabilir.

Makrositer aneminin ana belirtileri şunlardır:

Açıklanamayan yorgunluk
Kalp çarpıntısı
Solgunluk
Kalp komplikasyonları.

Yüksek bir MCH testinin diğer olası nedenleri arasında anemi, tiroid işlev bozukluğu, kemoterapi, bazı enfeksiyonlar, östrojen içeren ilaçların kullanımı, bazı lösemi formları ve kalıtsal sferositoz gibi alyuvarların yetersizliğine neden olan diğer bazı durumlar sayılabilir.

Düşük MCH 

26 pg’ın altındaki MCH seviyeleri anormal derecede düşük olarak kabul edilir. Düşük MCH bulgularının yaygın nedenleri kan kaybı, diyetle demir eksikliği ve mikrositer anemi’dir. (alyuvar hücreleri anormal derecede küçük, daha az hemoglobin taşır).

Düşük MCH testinin diğer olası nedenleri hemoglobin yapısında değişikliğe neden olan bir grup bozukluk olan hemoglobinopati‘ler ve demir eksikliği anemisi’ni içerir.

Beslenme yetersizlikleri de anormal MCH düzeylerine neden olabilir.

 

 

Bir Cevap Yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !
%d blogcu bunu beğendi: