Kan ve Kan Ürünleri Saklama ve Hazırlama Talimatı

Dünya’da ilk insan kanı nakli 1795 yılında Amerikalı Dr. Philip Syng Physick tarafından yapılmıştır ve o tarihten bu yana transfüzyon uygulamalarının temeli iyice anlaşılmış ve güvenilir hale gelmiştir.

1901 yılında Avusturya’lı Karl Landsteiner‘in A, B, C (O) kan gruplarını bulması ise transfüzyon biliminde milat kabul edilir.

Transfüzyon Sırasında Neler Yapılmalıdır ?

Transfüzyon tarih ve saati,
Transfüzyon yapılacak komponentin torba numarası,
Transfüzyon volümü,
Transfüzyon sırası ve transfüzyon sonrası klinik durumun kaydedilmesi,
Transfüzyonun bitiş zamanı kaydedilmelidir.

Kan Komponentlerinin Işınlanması İşlemi Nedir ?

Transfüzyonla ilişkili Graft versus Host hastalığından korunmak için yapılır. Amaç komponentin içinde bulunan lenfositlerde DNA hasarı oluşturarak çoğalmalarına engel olmaktır.

Işınlanan eritrosit süspansiyonlarının raf ömrü 28 gün ve trombosit süspansiyonlarının raf ömrü 5 gün‘dür.

Eritrosit, trombosit, granülosit süspansiyonları ve taze plazma ışınlanır. TDP ve Kriyopresipitat‘ta ışınlamaya gerek yoktur.

Alıcının immun sistemi normal de olsa 1-2.derece akrabalarından yapılan tüm nakillerde ışınlanış ürün verilmelidir.

Kan veya Kan Bileşenlerinin Kliniğe Nakli Nasıl Olmalıdır ?

Yetkilendirilmiş personel tarafından yapılan nakil sırasında, eritrosit süspansiyonu 2-10 C de korunmalıdır.

Kan merkezi dolabından çıktıktan sonra kullanılmayan kan, 30 dk içinde kan merkezine geri dönmüş olmalıdır.

Kan ve komponentinin kliniğe transportu sırasında fizik travmadan sakınmalı, tam kan ve eritrosit süspansiyonu, 30 dk yı aşan mesafelere gidecekse buz aküsü içinde taşınmalı, plazma ise kuru buz kalıpları içerisinde taşınmalıdır.

Sık yapılan yanlışlar:

– Taşıma kaplarının kullanılmaması
– Eritrositlerin direkt buzla teması
– Fiziksel travmalar

Transfüzyon Öncesi Eritrositler Isıtılmalı mıdır ?

Rutinde HAYIR.

Özel durumlar:

* 30 dakika süreyle 100 mL/dk hızında transfüzyon
* Yeni doğanda exchange transfüzyon
* Paroksismal soğuk hemoglobinüri
* Soğuk agglutinin hastalığı olanlar da ısıtılma yapılır.

* Erişkinde 50 cc/kg/saat’ten, çocukta ise 15 cc/kg/saat’ten daha hızlı transfüzyonlarda da ısıtılmalıdır.

Isıtmada 42 derecenin üzerine çıkılmamalıdır.

Eritrosit süspansiyonlarını ısıtmak için özel cihazlar kullanılmalıdır.

Kalorifer üzerinde
Kaynayan sularda
Vücut yüzeyinde
Mikrodalga fırınlarda, vb. ısıtılma yapılmaz.

Transfüzyon Süreleri Nasıldır ?

Eritrositler

Bir ünite kan gerektiğinde hasta monitörize ise birkaç dakika içinde verilebilir.

Normal şartlarda kan merkezinden alındıktan sonra maksimum 4 saat içinde transfüze edilmelidir.

Trombositler

Olabilecek en kısa sürede dakikalar içinde başlanmalı ve 30 dk içinde verilmelidir.

Taze Donmuş Plazma

Çözüldükten sonra en kısa sürede kullanılmalıdır.
1-6 C ısıda saklanmak koşulu ile maksimum 24 saat içinde kullanılmalıdır.
Eritilmiş olan plazma tekrar dondurulmamalıdır.  10 C üzerinde ısınmasına izin verilen ama kullanılmayan kanlar tekrar kullanılmamalıdır.

Transfüzyon Sırasında Neler Yapılır ?

Transfüzyonun ilk 5 – 10 dakikası yavaş yapılmalıdır ve hastanın vital bulguları yakın takip edilmelidir. Eğer hastada problem olmazsa infüzyon hızı arttırılır.

Tüm transfüzyon boyunca hastanın vital bulguları belirli aralarla takip edilmelidir.

Transfüzyon sırasında ortaya çıkan belirti ve bulgular aksi kanıtlanıncaya kadar yaşamı tehdit eden akut transfüzyon reaksiyonu olarak kabul edilmeli, gerekli ise transfüzyon durdurulmalıdır.

Transfüzyon bitimi transfüzyon raporu doldurulmalıdır.

Herhangi bir nedenle kullanılmayan komponent en kısa sürede (mak. 30 dakika) kan merkezine geri iletilmelidir.

Akut Kan Transfüzyon Reaksiyonu Nasıl Anlaşılır ?

Akut hemolitik reaksiyonlar anemi, şans eseri saptanan asemptomatik olaylar ve ölüme kadar giden durumlar gibi farklı şekillerde ortaya çıkabilir.

Ateş

Üşüme

Titreme

Ağrı

Kan basıncında değişiklikler: Akut hipotansiyon veya hipertansiyon

Solunum sıkıntısı

Ciltte kızarıklık veya ürtiker

Bulantı

Kusma

İdrarın kırmızılaşması varsa akut reaksiyon kabul edilir.

Akut Kan Transfüzyon Reaksiyonu Şüphesi Varsa Ne Yapılmalıdır ?

Transfüzyon hemen durdurulur.

İntravenöz yol açılarak % 0,9’luk NaCL solüsyonu verilir.

Doğru kan ünitesinin doğru hastaya verilip verilmediğinden emin olmak için:

Hastanın kan grubu belgesinde bildirilen kan grubu ile kan ünitesi üzerindeki etikette yazan kan grubu karşılaştırılır.

Uygunluk raporu tekrar gözden geçirilir.

Hastanın adı soyadı, hasta numarası, doğum tarihi, TC ve başka kimlik bilgileri, hastanın kimliği ile karşılaştırılır.

Uygunluk raporundaki ürün numarası ile torba etiketindeki ürün numarası karşılaştırılır ve “çapraz karşılaştırma uygundur” ifadesi aranır.

Akut hemolitik transfüzyon reaksiyonu, anaflaksi, transfüzyonla ilişkili sepsis hızlı tibbi yardım gerektiren reaksiyonlardır. İlgili reaksiyon tanımlanarak reaksiyon sonrası kan ve idrar örnekleri ile beraber transfüze edilen kan ünitesi, iğnesi çıkarılmış olarak kan seti, aynı damar yoluyla verilen diğer solüsyonlar, bu transfüzyonla ilişkili tüm form ve etiketler kan merkezine gönderilmelidir.

Akut hemolitik transfüzyon reaksiyonunda hastanın Direkt Coombs testi pozitif bulunur.

Ayrıca serum LDH düzeyi yüksekliği, Hemoglobinüri ve İndirekt Bilirubin yüksekliği gibi intravasküler Hemolize ait laboratuar bulguları saptanır.

Hastaya serum fizyolojik infüzyonuna başlanarak idrar volümünün 100 mL/saat üzerinde tutulması gereklidir. Bu amaçla Furosemid ve/veya mannitol infüzyonu kullanılabilir.

Ağır olgularda yüksek doz Steroid, oksijen, Adrenalin veya Dopamin verilmesi gerekebilir. Renal yetmezlik geliştiğinde hemodiyaliz uygulaması hastalarda hayat kurtarıcı olabilmektedir.

Otolog Transfüzyon Nedir ?

Hastanın kendi kanının alınması, saklanması ve gerektiğinde kendine transfüzyonudur.

Avantajları:

– Enfeksiyon bulaştırma riski yoktur
– Allo-immünizasyon riski yoktur
– İmmün hemolitik, febril, allerjik reaksiyon riski yoktur
– Graft versus host hastalığı riski yoktur

Dezavantajları:

– Bakteriyel kontaminasyon oluşabilir
– Non-immün travmatik hemoliz oluşabilir
– Sıvı yüklenmesi olabilir
– Çoğunlukla başka hasta için kullanılamaz, ürün israfı olur.

Acil Transfüzyon Nedir ?

Transfüzyonun gecikmesi hasta yaşamını tehdit ettiğinde, standart transfüzyon öncesi testler yapılmadan kanın hastaya verilmesidir. Mecbur kalınmadıkça önerilmez.

Bu durumda hastanın hekimi özel bir form imzalamalıdır.

“Acil” terimi hastanelerde çok kullanılan ve özellikle laboratuvar çalışması taleplerinde suistimal edilen bir terimdir. Bu konuda Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği terminoloji kullanılmalıdır.

– Çok acil: Kanın temini 10-15 dakika içinde gerekli
– Acil: 1 saat içinde gerekli
– Öncelikli: 3 saat içinde gerekli

Çok acil transfüzyon gereğinde örnek tüpüne kan alındıktan sonra 15 dakika içinde transfüzyon başlamalıdır. Bu nedenle acil transfüzyon gereken hastane kan bankalarında 2-6 ünite kadar O grubu Rh negatif Eritrosit süspansiyonu (ES) stoklarda saklı tutulmalıdır.

Daha güvenli, “grup spesifik ES” temin edilinceye kadar 2-10 ünite O grubu Rh negatif ES ve 4 ünite AB grubu taze donmuş plazma acilen verilebilir.

 

 

Tam Kan Nedir ?

Donörden alındıktan sonra işlem görmeksizin kullanılan kandır. Ortalama hacmi 450 mL (± %10)’dir.

Tam kanın içeriği başlıca eritrosit, trombosit, plazma ve pıhtılaşma faktörlerinden meydana gelmektedir.

Bir ünite tam kanda yaklaşık 200 mL Eritrosit, 250 mL plazma ve 63 mL antikoagülan (CPD/CPDA) bulunmaktadır.

Saklanma süresi kullanılan antikoagülan ve koruyucu solüsyonun özelliğine göre 21-42 gün arasında olup, 1-6 °C arasında kan bankasında bulunan kan dolaplarında saklanır.

Ortalama hematokrit % 36-40 kabul edildiğinde 1 Ü tam kan transfüzyonu Hematokriti % 3, Hemoglobini 1 g/dL arttırır.

Günümüzde tam kan nadiren kullanılmaktadır. Başlıca endikasyonları arasında pediatrik hastalarda exchange amaçlı olarak, açık kalp cerrahi operasyonları ve total kan volümünün % 30 üzeri kaybı ile karakterize aşırı miktarda kan kayıplarında yerine koyma amaçlı olarak kullanılmasıdır.

 

 

Eritrosit Süspansiyonu Nedir ?

Tam kanın Trombositten zengin plazma kısmının ayrıştırılması (200-250 ml) ile elde edilir.

Kanaması olmayan bir erişkinde 1 ünite eritrosit süspansiyonu Hematokriti % 3, Hemoglobini 1g/dL arttırır.

Eritrosit süspansiyonları sadece oksijen taşıma kapasitesinde ve Eritrosit kitlesinde artışa gereksinimi olan Normovolemik hastalarda anemi tedavisi için endikedir.

Böbrek yetmezliği veya Malignite nedeniyle oluşan kronik anemili hastalar bu grubu oluşturur.

Eritrosit süspansiyonu özellikleri

Hacim:

– Koruyucu solüsyonlarla ~ 300-350 mL

İçerik:
– RBC: 200 mL
– Plazma: 20-30 mL
– WBC
– Hb
– Htc:  % 50–70
– Antikoagülan/koruyucu sol : 63–100 mL
– Demir

Saklama:

+2/+6 ºC arasında, alarmlı, ısı kontrollü, onaylı bir kan merkezi dolabında saklanmalı.
– Saklama süresi 21–42 gün arasında değişir:
• CPD/ACD: 21 gün
• CPDA–1: 35 gün
• SAG-M, ADSOL, NUTRİCEL , OPTİSOL: 42 gün

Uygulama:

ABO ve Rh uygun olmalı
– Transfüzyon öncesi Crossmatch yapılmalı
– Buzdolabından çıkarıldıktan sonra 30 dk içerisinde transfüzyona başlanmalı
– Kan torbasına asla herhangi bir tıbbi ilaç eklenmemeli
– Transfüzyon 4 saat içinde bitirilmelidir.

Eritrosit süspansiyonları, kalp yetmezliği olan anemili hastaların aşırı volüm artışını tolere edememeleri nedeni ile tam kandan daha avantajlıdır. Acil durumlarda ABO grubu henüz tespit edilmemiş hastalara O grubu Rh (-) eritrosit süspansiyonları verilebilir.

Taze Eritrosit süspansiyonları:

Başlıca endikasyonu orak hücreli anemi ve talasemi gibi hastalıklarda eritrosit değişimi uygulamasıdır.

Lökositi azaltılmış Eritrosit süspansiyonları:

Eritrosit süspansiyonları içerisinde bulunan lökositlere bağlı olarak febril komplikasyonlar, alloimmünizasyon, akciğer hasarı (TRALI) ve CMV enfeksiyonu geçişi gibi komplikasyonlar gelişebilir. Bu amaçla kullanılabilirler.

Yıkanmış Eritrosit süspansiyonları:

Yıkanmış eritrosit süspansiyonu hazırlanmasının başlıca endikasyonları IgA eksikliği ve anafilaksi/ciddi alerjik reaksiyondur.

Ancak T-aktivasyon sendromu, paroksismal nokturnal hemoglobinüri ve neonetal/intrauterin transfüzyonlarda da kullanılabilir.

Işınlanmış Eritrosit süspansiyonları:

• Akraba vericiler
• HLA uyumlu bileşenler
• Allojenik ve otolog kök hücre nakli
• Hodgkin Hastalığı
• İmmün yetmezliği (özellikle T hücre)
• İntrauterin ve exchange transfüzyon
• Kök hücre mobilizasyonu
• Pürin analoğu alanlar
• Anti-CD52 alanlar
• ATG alanlar
• Aplastik anemi durumlarında verilebilir.

 

 

Trombosit Süspansiyonu Nedir ?

Trombosit süspansiyonları oda sıcaklığında (22 ± 2°C) saklanmalı ve ajitatörde yatay olarak çalkalanmalıdır.

Optimal şartlarda 5 güne kadar bekletilebilir. Daha uzun süreli saklama bakteriyel proliferasyon ve septisemi riskini artırır.

Trombosit süspansiyonu servislerde bekletilemez. Kullanımdan hemen önce istek yapılmalı ve 30 dk içinde takılmalıdır.

Havuzlanmışsa bakteriyel proliferasyon riski nedeniyle 4 saat içerisinde kullanılmalıdırlar.
ABO ve Rh uygun trombosit süspansiyonu verilmelidir.

Transfüzyon öncesi çapraz karşılaştırma testi gerekmez.

 

 

Taze Donmuş Plazma Nedir ?

Tam kanın kısa süre içinde +2-6 C°’de santrifüj edilmesi ve 6 saat içinde en az -18 C°’de dondurulmasıyla taze donmuş plazma (TDP) elde edilir.

İçinde koagülasyon faktörleri, immünglobulinler ve albümin bulunur. Ayrıca, ürün içerisinde labil koagülasyon faktörlerinin (FV ve FVIII) aktiviteleri korunmuştur.

-18 C°’de ve daha düşük derecelerde 1 yıl ve üzerinde saklanabilir.

Derin dondurucudan çıkarılan plazmanın özel ısıtıcılarda ısıtılması (37 C°) ve sonrasında hemen kullanılması gerekir.

Eritilen plazma oda sıcaklığında 4 saat, buzdolabı sıcaklığında 24 saat bekletilebilir. Bunun için plazma uygulamadan hemen önce istenmelidir.

ABO uygun ürün kullanılmalıdır.

Rh uyumu aranmaz. Transfüzyon öncesi çapraz karşılaştırma testi gerekmez.

Isıtılan plazma tekrar dondurulup kullanılmamalıdır.

 

 

Kriyopresipitat Nedir ?

TDP’nın 1-6°C’de gece boyunca yavaş yavaş eritilmesi ve santrifüj ile süpernatanın ayrıştırılması sonucu kalan
10-15 cc peltemsi kısma kriyopresipitat adı verilir.

Hemen dondurulur ve TDP gibi saklanır.

Kullanım için plazma çözücülerde çözdürülür ve 6 saat içinde kullanılmalıdır.

İçeriği açısından TDP’dan farkı olmayan bu ürününün tek avantajı hacminin azlığıdır.

Kriyopresipitat, -18°C ve daha soğukta 1 yıl saklanabilmektedir.

Uygulama sırasında ABO uygun ürün kullanılmalıdır.

Rh uyumu aranmaz. Transfüzyon öncesi çapraz karşılaştırma testi gerekmez.

Işınlama ve filtrasyon önerilmez.

Çözündükten sonra buzdolabında +2 ile +6ºC arasında 24 saat saklanabilir.

Transfüzyon Komplikasyonları Nelerdir ?

Transfüzyon yapılan hastalarda akut hemolitik transfüzyon gelişme oranı 1/600.000 ile 1/1.800.000 ünite, gelişen akut hemolitik transfüzyon reaksiyonunda mortalite oranı ise % 25-40 arasında değişmektedir.

Ateş Reaksiyonları 
Akut Akciğer Hasarı 
Ürtiker ve Anaflaksi
İmmünmodülasyon
Graft Versus Host Hastalığı 
Transfüzyon Sonrası İzlenen Purpura
Hiperkalemi
Sitrat Toksisitesi
Hipotermi
Dolaşım Yüklenmesi
Hemosiderozis
Hemolitik anemi
Bakteri ve Parazit Enfeksiyonları
Virus Enfeksiyonları
Prion Hastalıkları başlıca komplikasyonlardır.

Eritrosit Süspansiyonunun Geçimli Olduğu Sıvılar Nelerdir ?

Serum Fizyolojik (% 0.9 NaCl), ABO uyumlu Plazma ve % 5 Albumin‘dir.

Bunlar dışında hiçbir sıvı veya ilaç kan torbası içerisine konulmamalı, kan seti ile aynı setten verilmemeli veya puşe edilmemelidir.

Cerrahi Öncesi Transfüzyon Hb kaç ise Yapılmalı ?

Genel olarak Hb değeri 10 g/dL veya üzeri olan hastalardan çok az bir kısmı transfüzyon ihtiyacı gösterir. Hb değeri 7 g/dL veya altında olan hastaların çoğunda ise transfüzyon gereksinimi olur.

Kan transfüzyonuna karar verirken Hb değerinin yanında hastanın yaşı, eşlik eden diğer hastalıkları, aneminin süresi, peroperatif kan kaybı olasılığı, operasyonun türü ve süresi göz önünde bulundurulmalıdır.

 

 

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !