KOAH Nedir, Bronşit, Amfizem ve Astım Belirtileri ve Tedavisi ?

KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı), Amfizem ve Kronik Bronşit‘i kapsayan bir hastalık grubudur.

KOAH’ın en tipi özelliği, Akciğer’lere giren ve çıkan havayı nefes darlığına neden olacak derecede kısıtlayabilmesidir.

Bu hastalık başladı mı geriye dönüşü yoktur. Mutlaka ilerler.

Ölümle sonuçlanabilir.

Amfizem Nedir ?

Amfizem, Akciğer’lerde nefes alıp vermeyi sağlayan Alveol’lerdeki hava boşluklarında, Alveol duvarlarının yıkımıyla oluşan anormal ve kalıcı genişlemedir.

Genel belirtisi Nefes darlığı‘dır.

Kronik Bronşit Nedir ?

Kronik Bronşit fazla miktarda Mukus’un oluştuğu sürekli öksürük durumudur. Kronik Öksürük art arda 2 yıl içinde, yılda en az 3 ay görülür.

KOAH Nedir ?

KOAH, sıklıkla uzun yıllar Sigara kullanan, 50-60 yaşlarındaki Erkeklerde görülmekle birlikte, Sigara içen Kadınlarda da görülür.

Çok nadiren de olsa, Sigara içmeyen kişilerde ve daha erken yaşlarda da görülebilir.

KOAH Tipleri Nelerdir ?

KOAH, A tipi (Amfizem), B tipi (Bronşit) ve C tipi (Karışık) olmak üzere 3 tiptir. Hastaların çoğunda A ve B tipleri birlikte, yani C tipi görülür.

Hastalığın belirtileri bütün tiplerde benzerdir ve ayrımları pratikte zordur.

A Tipi Hastalar, uzun boylu, zayıf, kanlı-canlı görünen, Göğüs ön-arka çapları artmış (Fıçı göğüs), parmak uçları şişkinleşmiş (Çomak parmak), öksürük ve balgam yakınmaları olmayan ve daha çok ilerleyici tipte bir solunum sıkıntısıyla kendini belli eden bir hastalık tablosu gösterirler.

B Tipi Hastalar ise kısa boylu, şişman, öksürürken mor-mavi renkli bol Balgam çıkaran, sık sık kötüleşme krizleriyle hastaneye başvurup, tedavi sonrası kısmen rahatlayan, Kalp yetmezliğinin de sık görüldüğü hastalardır.

KOAH Belirtileri Nelerdir ?

Nefes darlığı

Öksürük

Balgam çıkarma

Göğüste tıkanma

Hırıltılı solunum ve

Morarma gibi yakınmalara yol açar.

Ancak bu yakınmalar ani başlayıp, kısa süren, gelip geçici bir şekilde olmayıp, aylarca, yıllarca devam eden ve giderek artan bir seyir gösterir.

Uzun yıllar Sigara içmiş bir kişide, yaşamının ilerleyen yaşlarından itibaren, önceleri yokuş ve merdiven çıkarken kendini gösteren nefes alma güçlüğü başlar. Zamanla bu durum ilerler ve düz yolda da solunum sıkıntısı ortaya çıkar. Hatta, istirahatte ve gece uykudan uyandıran, uyutmayan nefes darlığı şekline ilerler.

Kişi, nefes darlığından dolayı tuvalete gidemez, ev içinde dolaşamaz, yemeğini yiyemez ve konuşamaz hale gelebilir. Günlük işlerini kendi başına yapamaz ve başkalarının destek ve bakımına muhtaç duruma düşerler.

Nefes darlığının dışında öksürük ve Balgam çıkarma bulguları ortaya çıkar. Öksürük gündüz olduğu kadar gece de görülür ve hastanın uyumasını engeller.

Nefes alıp verme sırasında hırıltı ve hışırtıya benzer bir ses etraftan da duyulabilir.

Bazen Balgam çıkarma sırasında kan gelebilir. Nefes darlığına bağlı uyku, beslenme bozulabilir ve harcanan enerji artar. Bunun sonucunda hasta kilo kaybeder ve zayıflamış, düşkün bir hale gelebilir.

İleri dönemlerde ise oksijen yetersizliğine bağlı morarma, aşırı yorgunluk, güçsüzlük, Kalp yetersizliği ve Kalpte ritm bozuklukları görülebilir.

KOAH için Kimler Risk Altındadır ?

Yağışlı, sisli, soğuk havalar bu hastaların şikayetlerini arttırmaktadır. Kış aylarında, soba ya da kaloriferlerin yanmasıyla ortaya çıkan duman ve bu dumanın neden olduğu hava kirliliği Bronşit’li kişilerde krize neden olmaktadır.

Yine soğuk havalarda kapalı mekanlarda geçirilen zamanın artması ve bu ortamlarda içilen Sigara ve havasızlık, hatalığın kontrolünü zorlaştırmaktadır.

Soğuk havalarda Grip, Nezle gibi solunum yolu enfeksiyonlarına daha sık rastlanır. Bunun sonucunda Bronşit’li hastalar, burundan nefes almak yerine ağızdan bu işlemi gerçekleştirdiklerinden dolayı ve hava yollarının ısı ve neminin düşmesine bağlı olarak özellikle geceleri, nöbetler meydana gelir.

Ayrıca Soba ya da Kalorifer nedeniyle odanın havasının kuru olması, Nem miktarının azalması, özellikle ağızdan nefes alıp veren kişilerde hava yollarını kurutmakta ve gece öksürüğü, nefes darlığı gibi yakınmalara neden olmaktadır.

KOAH Hangi Hastalıklarla Karışır ?

KOAH, genellikle hava yolu daralması ile seyreden Astım gibi hastalıklar ile karıştırılabilir. Fakat KOAH’ta Burun ile ilgili semptom yoktur ve Sigara kullanımı çok önemlidir.

Astım genelde genç yaşta başlar, KOAH ise, yaşla birlikte yavaş yavaş gelişen bir hastalıktır.

KOAH’ın geri dönüşü yoktur. Hastalık bir kere başladı mı mutlaka ilerler. Astım ise geri dönüşü olabilen ve ilerlemeyen bir hastalıktır.

KOAH Nasıl Tedavi Edilir ?

KOAH tedavisinin iki ana amacı vardır. Birincisi hastalığın bulgularını düzeltmek ya da azaltmak, ikincisi ise hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaktır.

Günümüzde KOAH’ı ortadan kaldıracak, tamamen düzeltecek bir tedavi seçeneği yoktur. Ancak Sigara’dan uzak durmak bu hastalığı çok büyük ölçüde önler.

Bu hastalığın tedavi programında şunlar yer almaktadır ;

Sigara’nın bıraktırılması

Uzun süreli tedavi

Ani başlayan atakların tedavisi

Hastalığın derecesine göre tedavi, Akciğerlere giden hava miktarını arttırmayı sağlayan Bronkodilatatör gerektirebilir. Bunlar Doktor kontrolünde düzenli olarak alınması gereken bakım ilaçları ve Salbutamol, Terbutalin v.b gibi bulguların ve krizlerin üstesinden gelmek için alınan rahatlatıcı ilaçlar olmak üzere iki çeşittir.

KOAH’ı kontrol altına almak ve daha sağlıklı bir yaşam için anahtarlar, doğru beslenme, Doktor kontrolünde yapılacak düzenli bir Egzersiz programı, düzenli Uyku ve Sigara’dan uzak ortamlardır.

Astım Nedir ?

Astım, solunumun gerçekleştiği Alveol denen hava keseciklerine soluk havasını ileten hava yollarında daralma ile kendini gösteren ve ataklar (kriz) şeklinde seyreden bir hastalıktır.

Her ne kadar yakınmalar gelip geçici olarak görülse de Astım’lı hastaların hava yollarında, mikrobik olmayan sürekli bir iltihaplanma söz konusudur.

Bu iltihaplanma sonucu, hava yolu duvarı Şiş ve Ödem’lidir. Bu durum hava yollarında aşırı duyarlılığa neden olur.

Yani normal kişilere göre düşük düzeyde toz, koku ve duman gibi uyaranlara maruziyet sonucunda hava yollarını saran kaslarda kasılma söz konusudur.

Bunun yanında hava yollarında daralma, şişlik ve yoğun kıvamlı salgılar (mukus) salınımı olur.

Hastada Nefes darlığı, Göğüste sıkışma hissi, Öksürük ve Hırıltı –Hışıltı gibi şikâyetler ortaya çıkar.

Astım Kimlerde Daha Sık Görülür ?

Anne-Baba başta olarak Ailelerinde Astım’lı hasta olanlar

Doğumundan itibaren hırıltılı solunum atakları yaşayan Bebekler

Doğup büyüdüğü evde Anne-Babası veya bir başkası Sigara içen Bebekler

Endüstrileşmiş kentlerde yaşayanlar ve

Allerjik yapıya sahip kişilerde Astım gelişme riski daha fazladır.

Astım Belirtileri Nelerdir ?

Hastalığın ana belirtileri ;

Nefes darlığı

Göğüste sıkışma hissi

Öksürük ve

Hırıltı‘dır.

Hastalarda bunlardan biri veya birkaçı bir arada olabilir.

Öksürük çoğu zaman kuru vasıfta ve inatçıdır. Hasta sürekli Balgam‘ı oluğunu ancak bir türlü çıkaramadığını ifade eder.

Şikâyetler genellikle tekrarlayıcı olup Nöbetler halinde gelirler, gece veya sabaha karşı ortaya çıkar, bazen kendiliğinden bazen de ilaçlar ile düzelir.

Bazı hastalarda şikayetler belli mevsimlerde artar.

Uygun tedavi almayan hastalarda bu şikayetler ilerleyici olabilir, giderek daha sık ve daha ağır krizler ortaya çıkar ve sonunda tedaviye rağmen hastalığı kontrol altına almak güçleşir.

Astım Belirtilerini Arttıran Faktörler Nelerdir ?

Astım belirtilerini tetikleyen faktörler her hasta için farklı olabilir. Bu nedenle hastalar kendilerini rahatsız eden bu etkenleri iyi bilmeli ve mümkün olduğunca onlardan uzak durmalıdır.

Allerjenler 

Çevremizde bol miktarda bulunan, genellikle zararsız olan, ancak duyarlı kişilerde sorunlara neden olabilen maddelerdir. Her Astım’lı hasta allerjik olmadığı gibi her allerjisi olan hastada Astım gelişmez.

Çocuklarda Astım’ın % 80’i allerjik iken, Erişkinlerde bu oran % 50 civarındadır.

En sık karşılaşılan allerjenler Polen, Ev tozu akarları, Küf mantarı sporları, Hamamböceği, Hayvan tüyleri ve bazı Besinlerdir (Süt, Yumurta, Fıstık, Balık, Buğday, Soya..).

Astım’lı kişilerde ise Grip, Nezle gibi solunum yolu enfeksiyonları Astım ataklarını tetikleyebilir.

Sigara Dumanı 

Hem aktif olarak Sigara içenlerde hem de pasif olarak Sigara dumanına maruz kalanlarda Astım belirtileri tetiklenir. Sigara Astım’ı tetiklemek dışında, tedavinin etkisini azaltır.

Sigara’nın kendisi Akciğerlerde farklı mekanizmalarla kalıcı ve ilerleyici bozukluklara yol açar.

Hava Kirliliği 

Ev dışı ortamda uygunsuz yakıt kullanımı, taşıtların Egzos dumanı veya Sanayi kuruluşlarından kaynaklanan hava kirliliği Astım ataklarını tetikler.

İlaçlar 

Birçok hastalığın tanı ve tedavisinde kullanılan ilaç ve maddeler Astım belitilerinin ortaya çıkmasına veya ağırlaşmasına neden olabilir.

Hipertansiyon, Kalp Damar hastalıkları, Kalp Ritm bozuklukları, Migren, Göz tansiyonu (Glokom) için kullanılan bazı ilaçlar, Aspirin ve benzeri ağrı kesiciler en bilinenleridir.

Stres ve Duygusal değişiklikler 

Astım belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Sinirlilik, aşırı heyecan belirtileri tetikleyebilir.

Fiziksel Aktivite 

Tek başına yakınmaların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Allerjik Nezle, Sinüzit, Nasal Polip gibi Üst Hava Yolu Hastalıkları 

Tedavi edilmediğinde Astım belirtilerini tetikleyebilirler.

Gastroözefageal Reflü 

Mide Asit içeriğinin Yemek Borusuna doğru kaçışıdır. Refleks mekanizmalarla öksürük, nefes darlığı ve Astım belirtilerinde artışa neden olur.

Astım Tanısı Nasıl Konur ?

Yukarıda bahsedilen belirtilerle hasta Doktora başvurduğunda Astım’la uyumlu muayene bulguları olduğunda çoğu hastaya kolaylıkla tanı konabilmektedir.

Bazen muayene tamamen normal olabilir. Akciğer Grafisi genelde normaldir, ancak için ilk kez tanı alan hastalarda diğer hastalıkları dışlamak amacıyla çekilir.

Hastalığın tanısını kesinleştirmek ve ağırlığını belirlemek için günümüzde en sık kullanılan yöntem Solunum Fonksiyon Testi‘dir.

Gerekli görüldüğü durumlarda Allerjik Deri Testleri yapılabilir. Deri testleri Astım belirtilerine yol açan Allerjen kaynaklı tetikleyici faktörlerin belirlenmesine yardım etmek amacıyla yapılır.

Astım Tedavisi Nasıldır ?

Astım tedavisinin amacı, hava yollarındaki mikrobik olmayan iltihaba bağlı daralmanın giderilmesi ve hastanın rahat nefes almasının sağlanmasıdır.

Uygun tedavi ve hastanın tedaviye uyumu sayesinde yakınmalar tamamen kontrol altına alınabilir.

Tedavinin 2 ana öğesi maruz kalınan tetikleyici faktörlerin azaltılması ve ilaç tedavisidir.

Tetikleyci Faktörlerin Azaltılması

Her Astım’lı hastanın yakınmalarını tetikleyen faktörler belirlenerek bu maruziyet ve durumlardan kaçınması önerilir.

İlaç Tedavisi

Astım’ın temelde bir Havayolu hastalığı olması nedeniyle, kullanılan ilaçların birçoğu İnhalasyon (solunarak) ile verilir. İlaç, doğrudan hasta olan bölgeye yani Hava yollarına gider.