Neden Kilo Veremiyorum, Neden İnsülin Direnci mi ?

“Diyet, Egzersiz yapmama ve Yağ Yakıcı kullanmama rağmen neden yeterince kilo veremiyorum” diyorsanız bu yazımızı dikkatle okuyun.

“Neden kilo veremiyorum” sorusunun aslında çok basit bir yanıtı var ; “Artık günümüzde kolay değil de ondan”

Çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biri Obezite yani aşırı şişmanlık’tır.

Bu sadece estetik bir problem değil, aynı zamanda beraberinde Ateroskleroz yani Damar sertliği, Karaciğer yağlanması, Kalp Krizi ve Kanser gibi birçok ölümcül sağlık sorunlarına da yol açtığından çok ciddi ve düzeltilmesi gereken bir sağlık sorunudur.

Günümüzde kadın olsun erkek olsun hemen hepimiz kilo alıyoruz. Bazıları bu fazla kiloları gerek egzersiz gerekse diyet yaparak verme imkanına sahip olabiliyorsa da, çoğu insan ne yaparsa yapsın bir türlü kilo veremiyor.

Önce “neden kilo alıyoruz” sorusuna kısaca yanıt bulmaya çalışalım. Unutmayalım ki çağımızın en sinsi ve belalı sorunu olan Obezite, büyük oranda düzeltilmesi sabır isteyen ve zor olan bir Hormonal problemden kaynaklanıyor.

İnsülin Direnci !.

Neden Kilo Alıyoruz Peki ?

Sağlıksız Besleniyoruz !

Günümüz insan nüfusunun hızla arttığı ve temel besin maddelerinin artan insan nüfusuna yetmesi için maalesef gerek genetiği değiştirilmiş gıdalar, gerek uzun raf ömrü ve artmış boyutta olsun diye birtakım kimyasal madde ve hormonlarla desteklenmiş gıdaların sağlıklı besinlerin tahtlarını indirdikleri bir döneme girdi.

Artık organik gıdalarımız olan Mercimek, Fasülye, Nohut, Buğday, Mısır ekmeği, Bulgur vs yemeklerini tüketen kaç kişi var.

Mutfakta hazırladığımız yemeklerin hemen hepsi raflardan geliyor ve ya genetiği değiştirilmiş gıda yani GDO’lu, yada Hormonal katkılı.

Hazır aldığımız yoğurtlarda bile bazen maliyeti düşürmek için vücuda zararlı jelatin gibi maddeler bulunabiliyor.

Dolayısıyla artık kendinize ait saf Tohum ve Bahçeniz yoksa veya bildiğiniz bir yerden gerçekten el değmemiş organik bir gıda alamamışsanız sağlıklı beslenmeniz artık neredeyse hayal oldu.

Sürekli Beyaz Zehir (Şeker, Karbonhidrat) Tüketiyoruz !

Glisemik İndeksi (Şeker Yükseltme Hızı) yüksek olan Karbonhidratlardan uzak durun. Beyaz Ekmek, Şeker, Makarna, Kek ve Tatlılar, Çikolata, Kahve gibi gıdalar İnsülin direncini artırır, Pankreas’ı yorar, kilo aldırır ve Ateroskleroz’a yol açar.

Fazla alınan Karbonhidratlar vücutta Glikojen olarak depo edilir, daha da fazla alınırsa Yağ asitleri ve Trigliserid’lere yani yağa dönüştürülür.

Dolayısıyla tatlı ihtiyacımızı Baklava, Gofret, Şekerli tatlılar, Kola vs den değilde Meyvelerden karşılamadığımız sürece kilo vermemiz çok zor.

Stresliyiz !

Gerek Duygusal gerek Fiziksel Stres insanı şişmanlatır. Vücudumuz bu Stres’le başa çıkmak için Böbreküstü bezinden Kortizol üretir.

Kortizol özetle Kasların yıkılmasına, İnsülin direncine ve yağ depolanmasına neden olur.

Dolayısıyla Stresten kaçınmak çok zor olsa da Hobiler elde edinme, her şeyi kafaya takmama vs ile başa çıkmak zorundasınız.

Egzersiz Yapmıyoruz !

Kilo vermek ancak enerji harcamakla olur. Bu da Egzersizden geçer.

Tavsiyemiz “her şeyin doğalı” prensibiyle Egzersizi de abartmayın, vücudun dengesi var.

En iyi Egzersiz yeşillik bir ortamda, mümkünse çim veya yaprak kokularını alarak en az her gün 30 dk, onu yapamıyorsanız 10 dk ve haftada en az 1 gün 3 saat yavaş tempolu yürüyüş yapmanız.

Bunu yaparken yanınızda pet su olsun ve hergün en az 1.5 litre su tüketin.

Aşırı ve ağır Egzersiz yapmayın çünkü Glikojen depolarınız hızla yakılır ve sonuçta vücut daha fazla şeker ister ve tatlılara hücum edersiniz akabinde.

Herşeyi berbat etmeyin, hafif ama uzun yürüyüşler yapın.

Aşırı veya Sık Sık Yiyoruz !

Vücudun Şekere de, Yağa da ihtiyacı var. Kalkıp tamamen Karbonhidratlara düşman olarak sadece yeşillik yerseniz olmaz, her şeyi dengeli ve yeteri kadar almalıyız.

Günde 3 kez ve en az 8 saat arayla beslenin ve sabah kahvaltısını es geçmeyin.

Akşam 20:00 den sonra ise yemek yemeyin (su içmek, yeşillik yemek ve kalorisi yüksek olmayan meyve yemek serbest).

Uyku Düzeniniz Bozuk !

Sürekli az uyumak da Kortizol salgılanmasına sebep olur. Bu nedenle her gün ortalama 7-9 saat uyumalısınız.

Kilo Vereceğim Diye Aşırı Diyet Yapmak (Kalori Kısıtlamak) Doğru mu ? 

Hayır.

Çünkü  Kalori alımı azaldıkça Tiroid bezi hormonlarımızdan ve vücut metabolizmasını düzenleyen T3 seviyemiz düşer ve bu da metabolizmamızın  yavaşlamasına ve kilo veremememize neden olur.

Yine yağ dokusundan salınan Leptin isimli bir hormonumuz vardır, bu da kanda azalır. Leptin hormonu iştahı baskılayan bir hormondur ve azalınca Beyindeki iştah merkezi uyarılır  ve daha fazla yemek yeriz.

Dolayısyla bilinçsizce kalori kısıtlaması değil her şeyden yeterince yemeliyiz. Aksi halde yine Manganez, Krom, Çinko, Biotin ve Kalsiyum gibi element eksiklikleri nedeniyle de kilo vermemiz zorlaşır.

Mesela Biotin eksikliğinde yağ yakılması zorlaşır, Selenyum eksikliğinde T4 hormonunun T3’e dönüşmesi bozulur, Krom eksikliğinde İnsülin çalışması bozulur vs.

Peki Üstte Saydıklarımızı Yaptınız, Buna Rağmen Kilo Veremiyor veya Sürekli Kilo Alıyorsunuz ?

O zaman Obezite’nin sinsi nedeni sizde de muhtemelen var ve bunu ilgili Endokrin, Dahiliye veya Biyokimya uzmanı birtakım testlerle ortaya koymalı.

En başta Tiroid hormonları, Biotin, CRP, Selenyum, Krom, Çinko, Bakır ve Magnezyum düzeyleri ile İnsülün Direnci bakılmalı.

Yapılan çalışmalarda İnsülin direncinin artık Obezite’nin en sık rastlanan ve altta yatan asıl nedeni olduğu ortaya konmuştur.

Peki Nedir İnsülin Direnci ?

İnsülin direnci hücrelerin İnsülin’e gerektiği oranda yanıt vermemesi nedeniyle kanda İnsülin seviyesinin yüksek olduğu ama eskisi kadar iş göremediği bir durumdur.

Bu durumda kan Glukoz’un Kas, Yağ ve Karaciğer hücrelerine girmesi zorlaşmıştır. Bu nedenle kanda Glukoz seviyeleri artar.

Bu durumda Pankreas hücrelere daha fazla Glukoz’u sokmak için daha çok İnsülin üretmeye ve normalden daha fazla çalışmaya başlar.

Zamanla  Pankreas yorulacak ve yeterli İnsülin sağlama yeteneğini kaybedecektir. Bu hastalarda sabah yorgun kalkma, gece uykudan kalkıp tatlı bir seyler yeme isteği, yemeklerden sonra yorgunluk ve halsizlik şikayetleri görülebilmektedir.

İnsülin Direnci ile Ne Gibi Sorunlar Oluşur ?

En başta kan Glukozu yükselir (Hiperglisemi), Prediyabet (Gizli şeker) ve Diyabet riski çok artar ve Metabolik Sendrom denen hastalık gelişimi tehlikesi ortaya çıkar.

Metabolik Sendrom‘lu kişilerde Kalp-Damar hastalıkları, Şişmanlık, Hipertansiyon ve artmış Kolesterol seviyeleri ile Polikistik Over Hastalığı vs görülür.

İnsülin Direnci Nasıl Ölçülür ?

Birçok teknik vardır ama rutinde en kolayı HOMA Skoru’na bakmaktır.

HOMA-IR (İnsülin Direnci) testinde sabah 10-12 saatlik açlıktan sonra kandan alınan örnekten aynı anda İnsülin ve Glukoz bakılır.

İnsülin Direnci varsa kan Glukoz düzeyi  normal olsa bile İnsülin seviyeleri yüksek bulunur.

HOMA-IR’nin ortalama 2,5 ve üstü olması İnsülin Direnci lehine değerlendirilir.

Özetle ;

Temel prensiplerini saydığımız Diyet, Egzersiz, Uyku düzeni, Stres vs düzenlemelerine rağmen hala kilo veremiyorsanız Tiroid testi, İnsülin direnci, Mineral düzeylerinize baktırmak vs için bir Endokrin veya Dahiliye uzmanına muayene olmalısınız.

Çünkü varsa İnsülin direnciniz düzeltilmeden, Tiroid hormon düzensizliğiniz varsa, Mineral eksikliğiniz varsa üstte yaptıklarınız tek başına yeterli olmayacaktır.

Bunlara ilaveten her zaman Doğal ve Organik beslenmeye çalışın.

 

 

Bir Cevap Yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !
%d blogcu bunu beğendi: