Over (Yumurtalık) Kanseri Belirtileri, Nasıl Anlaşılır, Yaşam Süresi ve Tedavisi

Over yani yumurtalık kanseri kadınlarda görülen ve  genellikle yumurtalık epitelinden veya mukoza hücrelerinden ortaya çıkan, nispeten sık görülen bir kanser türüdür.

Kadınlarda tüm kanser ölümlerinin 5. nedeni over kanseridir.

Çeşitli türleri vardır, belirtileri benzer olsa da tedavileri ve prognoz yani gidişatları ufak tefek değişimler gösterir.

“Özel Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op.Dr.Nazmiye ŞENTÜRK” bu önemli kanser hakkında bilgiler verdi.

Over Kanserinin Türleri Nelerdir ?

Epitelyal over kanseri, stromal kanser ve germ hücreli over kanseri olmak üzere başlıca 3 tip over kanseri vardır.

Epitelyal Over Kanseri

Tüm over kanserlerinin % 90’ı bu tiptir.

Yumurtalıkları örten epitel hücrelerinden köken alır. Bu kanser tipi genellikle postmenopozal  yani menopoza girmiş kadınlarda görülür.

Germ Hücreli Kanser

Yumurtayı oluşturan hücrelerden kaynaklanır.

Tüm over kanserlerinin sadece % 5’ini oluşturur yani az görülür. Bu tipin özelliği her yaşta görülebilmesine rağmen genellikle 20’li yaşlarda görülmesidir.

Bu kanser tipi de kendi arasında 6 tipe ayrılır ama en sık görülenleri teratom, disgerminom ve endodermal sinüs tümörü‘dür.

Bu kanserlerin çoğu benign yani iyi huyludur, tedavileri kolay ve prognozları iyidir.

Stromal Kanser

Tüm over kanserlerinin % 5’i de stromal kanserdir. Kadınlık hormonları olan östrojen ve progesteron üreten ve yumurtalığı bir arada tutan bağ dokusundan kaynaklanır.

Bu kanserin en sık görülen tipleri granüloza hücreli tümör ve sertoli-leydig hücreli tümör‘dür.

Epitelyal over kanserinin aksine stromal kanserlerin yaklaşık % 70’i erken evrede yani evre 1 gibi yakalanabilmektedir.

Overin Küçük Hücreli Kanseri

Tüm over kanserlerinin sadece % 0.1’ini oluşturur ama oldukça kötü huylu bir kanser tipidir, genellikle 24 yaş civarı genç bayanlarda rastlanır.

Bu hastaların yaklaşık % 65’inde hiperkalsemi yani kanda kalsiyum yüksekliği görülür.

Yumurtalık Kanseri Ne Sıklıkla ve Hangi Yaşlarda Görülür ?

Over kanserlerinin çoğu epitelyal over tümörüdür ve bu tür de genellikle kanser gelişiminin erken evrelerinde belirgin semptomlar olmadığından sıklıkla yayılmış olduklarında yakalanmaktadır.

Kadınların yaklaşık % 1.3’ünde yaşamlarının belirli bir noktasında yumurtalık kanseri gelişir.

Over kanseri tanısı aldıklarında ortalama yaşları 63’dür ve en sık kafkasya’lı kadınlarda rastlanmaktadır.

Yumurtalık Kanseri Risk Faktörleri Nelerdir ?

Bu kanser için menstrüel sikluslar yani yumurtlama ve aile öyküsü ana risk faktörlerdir.

Bir kadın ömrü boyunca ne kadar çok adet görürse, yumurtalık kanseri riski de o kadar yüksektir. Böylece, menarş yani erken yaşta adet görme, geç menopoza girme ve hamile kalmama risk faktörleridir.

Yumurtalık kanserlerinin yaklaşık % 15’i genetikle ilişkilidir. Bu nedenle, günümüzde yumurtalık kanseri olan tüm kadınların BRCA1 ve BRCA2 gen değişiklikleri için test yaptırmaları  önerilmektedir. Eğer bir hastada bunlardan biri pozitifse, o zaman kardeşleri ve çocukları da test edilebilir.

Genel riske kıyasla (% 1.3), BRCA1 ve BRCA2 genetik mutasyonları olan kadınlarda yumurtalık kanseri gelişme olasılığı sırasıyla % 39 ve % 15‘dir.

Lynch sendromu (kolon ve uterin kanseri), Li-Fraumeni sendromu ve Cowden sendromu da yumurtalık kanseri ile ilişkilidir, ancak daha az görülürler.

Yumurtalık Kanseri Belirtileri ve Bulguları Nelerdir ?

Belirtiler ve bulgular çok belirsizdir.

Yorgunluk, yemeklerden sonra erken doygunluk, karın şişliği, bacaklarda şişme, bağırsak ve mesane alışkanlıklarındaki değişiklikler, karın ağrısı ve nefes darlığı’nı içerebilir.

Bu semptomların çok belirsiz ve çok yaygın olması aslında hastalığın teşhis edilmesini daha da zorlaştırır. Bu nedenle yumurtalık kanseri hastası kesin tanı konulmadan önce farklı şikayetlerle değişik doktorlara gider ve tanı atlanabilir.

Bazen granülosa hücre tümörleri, rüptüre bir tümörün karında şiddetli bir ağrı ve kanama yapması ile ortaya çıkabilir. Bunlar, üreme çağındaki kadınlarda görülme eğilimi gösterdikleri için genellikle ektopik gebelikle karıştırılabilir.

Yumurtalık Kanseri Nasıl Teşhis Edilir, Testleri Nelerdir ?

Tarama testleri, erken bir aşamada bir hastalığın teşhisi için sağlıklı bir popülasyonu test etmek için kullanılır. Ne yazık ki, devam eden kapsamlı araştırmalara rağmen, yumurtalık kanseri için iyi bir tarama testi bulunmamaktadır.

Yumurtalık kanseri teşhisinde semptomlara ve fizik muayeneye dayanarak yapılan görüntüleme testleri çok yardımcıdır.

Fizik muayene, anamnez, laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemleri ile tanı konsa da  kesin teşhis, tümörün bir kısmının biyopsiyle  ya da tercihen teşhisi doğrulamak için cerrahiyle kaldırılmasını gerektirir.

Ultrason ve BT taramaları en çok yapılan görüntüleme testleridir. Bunlar karın ve pelvis kitlelerini, karın boşluğundaki sıvı yani asit sıvısını, barsakların veya böbreklerin tıkanıklık nedenlerini, göğüs veya karaciğerdeki kitleleri gösterebilir.

PET taramaları da kullanılabilir, ancak BT taraması yapılabiliyorsa genellikle gerekli değildir.

Kan testleri de yararlı olabilir. CA-125, genellikle yumurtalık kanseri ile kanda yükselen bir tümör belirteci’dir. Postmenapozal bir kadında kitle var ve CA-125 seviyeleri de yükselmişse, kanser olması riski çok yüksektir.

Bununla birlikte, genç kadınlarda CA-125 birçok benign yani iyi huylu hastalıklar da da yükselebilir. Divertikülit, gebelik, irritabl bağırsak sendromu, apandisit, karaciğer hastalığı, mide hastalığı ve diğer birçok durumda kanda seviyeleri artabilir. Yumurtalık kanseri için güvenilir bir tarama testi olmadığı için sadece seviyeyi görmek için istenmelidir, taramada kullanılması önerilmez.

HE4, yumurtalık kanseri olan hastaları izlemek ve kanserin tekrarlayıp tekrarlamadığını görmek için kullanılan bir başka kan testidir. CA-125 gibi, HE4 yüksekliği de daima kanser olduğu anlamına gelmez.

Yumurtalık Kanseri Evrelemesi Nasıl Yapılır ?

Evreleme, bir tümörün tanı sırasında vücutta yayılma derecesine göre sınıflandırılması işlemidir.

Yumurtalık kanseri evrelemesi:

Evre 1: Bir veya her iki yumurtalıkla sınırlı
Evre 2: Pelvisle sınırlı
Evre 3: Pelvis dışındaki hastalık var ancak karınla ​​sınırlı veya lenf nodu tutulumu var ama karaciğerdekiler tutulmamış
Evre 4: Karaciğer veya karın dışına yayılmış hastalık

Evre 4 haricinde yumurtalık kanseri evrelemesi cerrahi olarak belirlenir. Evre 4 veya çok ilerlemiş evre 3 ise, genellikle biyopsi ile evrelenir.

Yumurtalık Kanseri Tedavisi Nasıldır ?

Epitelyal over kanseri tedavisi genellikle cerrahi ve kemoterapi’den oluşur.

Cerrahi tedavi

Genellikle hem tüpler hem de yumurtalıklar, rahim (histerektomi), omentum (omentektomi), lenf nodları ve hastalığa karışan diğer herhangi bir organın alınmasıyla gerçekleştirilir.

Kemoterapi

Kemoterapiyi tolere edebilecek kadar sağlıklı olan herhangi bir hastada kemoterapi büyük fayda sağlar. Yumurtalık kanserinde kullanılan ilaçların yan etkileri daha azdır ve bu nedenle birçok diğer kemoterapi ilaçlarına göre tolere edilmesi daha kolaydır.

En yaygın iki ilaç karboplatin ve paklitaksel (Taxol) ‘dir.

Over Kanserinde Hayatta Kalma Oranları ve Prognoz yani Gidişat Nasıldır ?

Epitelyal over kanseri jinekolojik kanserlerin en ölümcülüdür. Hastaların yaklaşık % 80’i sonunda hastalık nedeniyle ölür.

Bununla birlikte, kısa vadede sağ kalım oldukça iyidir, yani uzun yıllar yaşar. Kemoterapinin eklenmesiyle, yumurtalık kanseri sağkalımı önemli derecede uzatılmıştır.

Germ hücreli ve stromal tümörler çok daha iyi bir prognoza sahiptir. Genellikle erken evrelerde tespit edildiğinden sıklıkla tedavi edilirler.

Diğer kanserler gibi, yumurtalık kanseri erken bir safhada saptanırsa 5 yıllık sağkalım oranı yaklaşık % 92 gibi çok iyidir.

Bununla birlikte, yumurtalık kanseri teşhisi konan tüm kadınların 5 yıllık sağ kalım oranı ortalaması yalnızca % 45’tir. Bunun nedeni, genellikle hastalılığın ileri veya son evrelerde yakalanabilmesidir.

Hayatta kalma oranı, hastanın aldığı bakım türüne de bağlıdır.

Epitelyal over kanseri

Evre            5 Yıllık Hayatta Kalım Oranı (%)

I                    90

II                   70

III                 39

IV                  17

Stromal over kanserleri

I                    95

II                   78

III                 65

IV                  35

Germ hücreli over kanserleri

I                    98

II                   94

III                 87

IV                  69

Yumurtalık Kanseri Önlenebilir mi ?

Gerçekten yumurtalık kanserini önlemenin bir yolu yoktur.

Fallop tüpleri ve yumurtalıkların çıkarılmasının hastalığı önlediği düşünülürse de, her zaman böyle değildir, primer peritoneal kanser, yumurtalıklar çıkarıldıktan sonra bile pelviste ortaya çıkabilir.

Bununla birlikte, riski önemli ölçüde azaltmanın yolları vardır;

Doğum kontrol haplarını 10 yıldan fazla kullanma, yumurtalık kanseri riskini önemli ölçüde azaltır.

Tubal ligasyonun  yumurtalık kanseri riskini azalttığı uzun süredir bilinmektedir. Son zamanlarda, tüm tüpün çıkarılmasının riski daha da azalttığı gösterildi.

Yumurtalıkların çıkarılması kanser riskini azaltır, ancak kalp rahatsızlığı ve diğer nedenlerle ölüm riskini artırır. Bu prosedür sadece 60-65 yaşları arasındaki hastalarda ve belirli durumlarda (genetik risk, aile öyküsü) tavsiye edilir.

Bununla beraber eğer bir hastada BRCA pozitifliği veya Lynch sendromu varsa kanser riskini azaltmak için tüplerin ve yumurtalıkların alınması şiddetle tavsiye edilir.

 

 

Bir Cevap Yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !
%d blogcu bunu beğendi: