Periferik Yayma (Lökosit Formülü) Nedir, Boyama Nasıl Yapılır ?

Periferik Yayma aralarında Anemiler, Polisitemiler, Lösemi, Lenfoma, Kemik iliği hastalıkları, EBV enfeksiyonu, Sıtma gibi birçok hastalıkta çok önemli bilgiler veren önemli bir testtir.

Periferik Yayma Nasıl Yapılır ?

Daima toz ve kir içermeyen lamlar kullanılmalıdır.

Yağlı lamlarda preparatın kalınlığında üniformite sağlanamaz, kaliteli boyama yapılamaz.

Kalın yaymalarda lökositlerin incelemesi sağlıklı yapılamaz. İnce yaymalarda ise eritrosit morfolojisi sağlıklı değerlendirilemez.

Eritrositlerde şekil bozukluğu oluşturmamak için yaymanın hemen kurutulması gerekir. Aksi takdirde üzerlerinde içi boş görünen su damlacıkları yanlışlıkla hipokromi izlenimi verir veya yalancı rulo formasyonu oluşabilir. Aynı zamanda eritrosit içi parazit varsa görülemeyecektir.

Tüm yayma 4x büyütme ile taranmalıdır. İyi bir boyama durumunda yayma üzerinde üç bölge görünür: baş, gövde ve kuyruk.

Preparatın kuyruk bölümünde eritrositler tek tek dizilmişlerdir. Nötrofiller gibi fagositer elemanlar bu bölgede daha yoğun olarak bulunur.

Gövde bölümünde lenfositler daha yoğundur ve eritrositler bir biri üzerine yerleşmiştir.

Eğer tarama sırasında lökositler üniform bir dağılım göstermiyor ve büyük lökositler kuyruk bölümünde bulunuyorsa lökosit formülü yanlış sonuç verecektir.

Otoaglütinasyon Nedir ?

Otoimmün hemolitik anemilerde görülür. İleri düzeyde rulo formasyonu otoaglütinasyonla karıştırılabilir.

Rulo formasyonunda eritrositler kolonlar halinde dizilirken otoaglütinasyonda yığınlar tarzındadır. Kana serum fizyolojik eklenmesi durumunda rulo formasyonu bozulurken otoaglütinasyonda her hangi bir değişiklik olmaz.

My Grünwald-Giemsa Boyama Nasıl Yapılır ?

Kuruyan lamların üzerine May Grünwald /%70’lik etil alkol lamın üzerini kaplayacak şekilde dökülür.

3 dakika sonra soğuk suda (tercihen distile suda) yıkanır.

Daha önce hazırlanan Giemsa-Distile su karışımı (1 cc distile suya 3 damla Giemsa) yıkanan lamın üzerini kaplayacak şekilde dökülür.

15 dakika sonra soğuk suda (tercihen distile su) yıkanır, mikroskopta değerlendirilmek üzere kurumaları beklenir.

Wright Metodu ile Boyama Nasıl Yapılır ?

Lamın üzerine bütün preperatı kaplayacak şekilde Wright boyası dökülür, 1 dk bekletilir.

Wright tampon çözeltisinden veya pH 6-7 olan su boyanın damlası kadar damlatılır.

3 dk bekletilir.

Karışım dökülür, tampon çözeltiyle yıkanır, havada kurutulur.

 

Lökosit (WBC) Nedir ?

Granüllü ve granülsüz olmak üzere ikiye ayrılır:

Granüllüler (Polinükleer Lökositler):

Nötrofil (% 55-65)

Eozinofil (% 1-6)

Bazofil (% 0-1)

Agranülositler (Mononükleer Lökositler):

Monosit (% 2-8)

Lenfosit (% 25-30)

Bazı nötrofillerin nükleusları loblara ayrılmamıştır. “C” veya “S” şeklinde olabilirler. Bu hücreler nötrofillerin genç şekilleridir. Çomak da denir, normalde çomak oranı % 5’i geçmemelidir.

Nötrofil yapımı çok arttığı zaman genç hücrelerin oranı artar. Buna “Sola Kayma” denir. Sola kayma enfeksiyonun şiddeti hakkında fikir verir.

 

 

Nükleus loblarının sayısının 5’ten fazla olmasına “hipersegmentasyon”denir.

Bu durum genellikle yaşlı nötrofillerde görülür.

Hipersegmentasyonun artmasına “sağa kayma” denir.

Nötrofil Nedir ?

 

 

C- Kadınlarda bazı nötrofil parçalıların (% 1-16) çekirdeklerinin terminal lobunda davul tokmağı şeklinde “Barr cisimciği” olarak bilinen kromatin çıkıntıları görülür, bunlara seks kromatini veya XX kromozomu denir.

Bunların sayısı kemoterapi, radyoterapi görenlerde, kronik hastalığı olanlarda artar.

D- May Grünwald-Giemsa boyası kurallara uygun yapıldığında, sitoplazma granülleri kaba ve koyu boyanmış ise toksik granülasyon’dan söz edilir. Bu durum akut ve şiddetli bakteri infeksiyonlarına işaret eder.

E- Nötrofillerin % 8 kadarı “çomak” (band) adı verilen çekirdekleri düz çubuk ya da U harfi şeklindeki hücrelerden oluşur.

F- Granüllerin soluk boyanmaları yani hipogranülasyon, sayıca azalmaları ya da tamamen yok olmaları  (agranülasyon) miyelodisplastik sendrom ve bazen miyeloid lösemi’lerde karşılaşılan bir bulgudur.

Nötrofil ile ilgili ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Eozinofil Nedir ?

 

 

Bu granüller karakteristik olarak çekirdeği örtmez. Çekirdek hemen daima 2 lobludur.

Eozinofil’le ilgili ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Bazofil Nedir ?

 

 

Bu granüllerin örttüğü çekirdek net olarak seçilemez.

Bazofiller başta Kronik Miyeloid Lösemi (KML) olmak üzere miyeloproliferatif hastalıklarda artar.

Monosit Nedir ?

 

 

Çekirdek kromatini pamuğa benzer gevşek bir yapıya sahiptir.

Açık mavi ya da kül renginde boyanan sitoplazmada – özellikle EDTA’lı kandan hazırlanan yaymalarda – vaküollere sık rastlanır.

Monosit’le ilgili ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Lenfosit Nedir ?

 

 

Mavinin değişik tonlarında boyanan dar sitoplazma granülsüzdür.

Çekirdek genellikle yuvarlak ya da hafif Böbreğimsi biçimdedir. Çevre kanındaki lenfositlerin yaklaşık % 10’u küçük lenfositlerden biraz daha büyük hücrelerdir.

“Büyük” lenfositler açık gök mavisi boyanan, nispeten geniş bir sitoplazmaya sahiptir. Bazen sitoplazmada az sayıda azürofil boyanan granüller görülür.

Çekirdek yuvarlak ya da hafif çentikli olup daha az yoğun bir kromatin yapısı gösterir. Bu granüllü büyük lenfositler (“large granular lymphocyte”) NK hücreleri ya da sitotoksik T lenfositlerine uyar.

Lenfosit’le ilgili ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Periferik Yaymanın Değerlendirilmesi

Normal Lökosit sayısı 4 000- 10 000 arasında değişir.

Lökositoz durumunda artışa bir veya daha fazla sayıda hücre alt grubundaki artış neden olur.

Lökosit subgruplarından her birinin sayısal olarak artışına mutlak Lökositoz adı verilir.

Sadece Lökosit formülündeki yüzdelik dilimlerinde artış söz konusu ise durum relatif Lökositoz olarak adlandırılır.

Lökositoz Nedir ?

1 mm³ kanda Lökosit sayısının 10.000’in üzerinde olmasıdır.

Lökositoz durumunda kanda hangi Lökosit sayısının arttığını bulmak için periferik yaymada Lökosit formülü yapılarak Lökosit tiplerinin oranlaması yapılır.

Lökositoz Nedenleri:

Sepsis

Menenjit

Pnömoni

Apse

Tonsilit

Sinüzit

Otitis media

Ampiyem

Diabetik Ketoasidoz

Üremi

Gut

Eklampsi

Digital, Epinefrin, Civa, Co, Pb Zehirlenmesi

Lösemi

Lökomoid Reaksiyon

Lökopeni Nedir ?

1 mm³ kanda Lökosit sayısının 4000’den az olmasına denir.

Lökopeni Nedenleri:

Nötropeni ve Lenfopeni en sık nedendir. Bunlardan birisinin azalması durumunda diğerinde rölatif artış meydana gelir.

Tifo

Paratifo

Brucelloz

Riketsiya hastalıkları

Kızamık

Kızamıkcık

Leishmaniazis

Sıtma

Aplastik anemi

Agranulositoz

Pernisiyoz anemi

Nötrofilik Lökositoz=Nötrofili Nedir ?

Mutlak normal değeri : 2500-7500/ mm³

Rölatif normal değeri : % 60-70

Bu değerlerin üstüne Nötrofili denir.

Nötrofilik Lökositoz=Nötrofili Nedenleri:

Yenidoğanda

Gebelik

Doğum sırasında

Emosyonel bozukluklarda

Efor sonrası

Ultraviyole ışınına maruz kalma

Mmenstrüyel dönem

Enfeksiyonlar

Diabet

Üremi

Asidoz

Gut

Neoplazmlar

Miyeloproliferatif hastalıklar

Akut hemoliz

İnfarktüs

Kinin, Civa, Kurşun, CO zehirlenmesi

Kanama ve travma 

Poliarteritis Nodoza

Romatoid Artrit

Dermatomiyozit’in akut dönemi.

Nötropeni Nedir ?

Nötrofil sayısının  2.500/mm³ ün altına düşmesidir.

Nötropeni Nedenleri:

Antitiroid, Antibiyotik, Antikoagülan, Antimalaryal, Analjezik, Antihistaminik ilaçlar

Kronik idiyopatik Nötropeni

Hepatit

Kabakulak

Mononükleoz

Kızamık

Tifo

TBC

Brusella

Malarya

Aplastik anemi

MDS

Megaloblastik anemi

PNH

Folat ve vitamin B12 eksikliği

Hipersplenizm

Radyasyon

Lenfositoz Nedir ?

Mutlak normal değer : 1500 – 3500/mm³.

Rölatif normal değer : % 20 – 45

Bu değerlerin üstüne Lenfositoz denir.

Lenfositoz Nedenleri:

İlk 4 yaş çocukluk dönemi

Enfeksiyoz Mononükleoz

Boğmaca

Kabakulak

Herpes

Hepatit

Viral Pnömoni

Kızamık

Toksoplazmoz

Kızamıkçık

Brusella

Tifo

TBC

Sifiliz

KML

Non Hodgkin Lenfoma

Multipl Myeloma

Hipotiroidi

Hipoadrenalizm

Aplastik Anemi

Megaloblastık Anemi

Agranülositoz

MDS

Lenfopeni Nedir ?

Mutlak normal değer : 1500 – 3500/mm³.

Rölatif normal değer : % 20 – 45

Bu değerlerin altına Lenfopeni denir.

Lenfopeni Nedenleri:

Hodgkin

SLE

AML

KML

Polisitemi vera

Kronik Böbrek Yetmezliği

Radyasyon

Agammaglobulinemi

Alenfositoz

ACTH, Kortizon ve Epinefrin ilaçları

Eozinofili Nedir ?

Mutlak normal değer : 50-440/mm³

Rölatif normal değer : % 1-4

Bu değerlerin üstüne Eozinofili denir.

Eozinofili Nedenleri:

Astım

Saman nezlesi

Gıda zehirlenmesi

Eritema Multiforme

Serum Hastalığı

Anjiyonörotik ödem

Yabancı protein

İlaç allerjileri

Egzema

Parazitler

Penisilin, Streptomisin, Klorpromazin kullanımı

Myeloproliferatif hastalıklar

Multiple Myeloma

Hodgkin

Metastatik tümörler

Bazofili Nedir ?

Mutlak normal değer : 0-100/mm³.

Rölatif normal değer :  % 0-1

Bu değerlerin üstüne Bazofili denir.

Bazofili Nedenleri:

Myeloproliferatif hastalıklar

Kronik Hemoliz

Demir eksikliği

Miksödem

MDS

Monositoz Nedir ?

Mutlak normal değer : 800/mm³

Rölatif normal değer: % 1-8

Bu değerlerin üstüne Monositoz denir.

Monositoz Nedenleri:

Brusella

TBC

Endokardit

Tifo

Malarya

Kala-Azar

Tripanozoma

Enfeksiyoz Mononükleoz

Hepatit

Kabakulak

Monositik Lösemi

Lenfoma

Multiple Myeloma

Myeloproliferatif hastalıklar

Romatoid Artrit

SLE

Eritrositlerin incelenmesi

 

Eritrositler

A) Yaymanın kalın “baş” kısmında Eritrositler üst üste binmiştir.

B) Yaymanın eritrosit morfolojisinin incelenmesine uygun orta kısmı. Burada eritrositler tek tek ve birbirlerine değmeden yakın dururlar.

Ortalarında hücrenin 1/3 ünü aşmayan soluk bir alan vardır.

C) Uç “kuyruk” kısmında ise Eritrositler yassılaşmışlardır. Merkezdeki soluk alan kaybolmuştur.

Bu iki bölgede (A ve C) eritrosit morfolojisi hakkında sağlıklı bilgi elde edilemez.

15-20 miikroskop alanı taranarak eritrositlerin şekli, çapı ve hemoglobin içerikleri aşağıdaki gibi değerlendirilir:

Anizositoz:

Eritrositler arasında çap farklılıklarının ifadesidir.

Normal bir Eritrosit 7 µm çapında olup, küçük Lenfosit çekirdeği boyutundadır. Bu açıdan karşılaştırmak için küçük Lenfosit çekirdeği ölçü alınmalıdır.

Mikrosit veya makrosit görülmesi durumunda 2 + anizositoz, her iki durum bir arada görülürse anizositoz 3 + kabul edilir.

Anizositoz otomatik Hemogram cihazlarında RDW değerinin yüksek çıkmasıyla belli olur.

Mikrositoz :

Eritrositlerin çapının küçük Lenfositten daha küçük olduğu duruma mikrositoz denir.

Hemoglobin sentez bozukluğunu gösterir.

Demir eksikliği anemisi

Sideroblastik anemi

Talasemi

Kurşun zehirlenmesi ve

Kronik hastalık anemilerinde görülür.

Makrositoz:

MCV >96 fl den büyükse makrositoz şeklinde adlandırılır.

Vitamin B12 veya Folik asit yetmezliği

Retikülosit krizi

Karaciğer hastalığı

Alkolizm

Hipotiroidi

Antimetabolit drog kullanımı

MDS ve

PNH de görülür.

Hipokromi :

Eritrositlerde Hemoglobin konsantrasyonunun azlığını gösterir.

Normalde Eritrositlerin santral solukluğu çapının 1/3’ünden daha azdır.

Derecelendirme aşağıdaki gibi yapılır:

1 + : santral soluklukta hafif artış

2 + : Eritrosit çapının yarısına ulaşan soluk alan

3 + : Eritrosit çapının yarısından daha fazla soluk alan

4 + : Eritrositlerin sadece membranına yakın çok ince Hemoglobin içeren alanın bulunması (bu yüzden hücreye Hayalet hücre adı verilir.

Hemoglobin sentez bozukluğu gösterir.

 

 

Polikromazi:

Hafif mavimtırak tonlamalar içeren Eritrositlerin bulunması. Bu hücreler normal Eritrositlerden daha büyüktür. Gerçekte bu hücreler Retikülositler‘dir.

Kemik iliğinin aktivitesindeki artışa işaret eder.

Hemorajik hastaları

Hemolitik anemileri veya

Tedavi altında anemilerde kemik iliği cevabını gösterir.

Poikilositoz:

Eritrositlerde şekil değişikliklerini ifade eden bir terimdir.

BURR CELL (EKİNOSİT):

Aynı uzunluk ve çapta keskin kısa çıkıntılar içeren hücrelerin bulunması.

Böbrek yetmezliğinde

Kanayan Peptik ülserde

Mide kanserinde

Pürivat kinaz eksikliğinde

Barbütirat ve Salisilat kullanımında ve

Beklemiş kanla yapılan Transfüzyon sonrasında görülür.

AKANTOSİT (SPUR CELL) :

Değişik uzunlukta ve çapta çıkıntılar içeren Eritrositler.

Membran lipid bozukluğu ile birliktedir.

Karaciğer hastalıkları

Abetalipoproteinemi

Postsplenektomi ve

Malabsorbsiyonda görülebilir.

ŞİSTOSİT:

Eritrositler yarım disk şeklinde veya Eritrosit parçacıkları şeklindedir.

Mikroanjiyopatik Hemolitik Anemide (TTP, HÜS, DIC, Akciğer embolisi, Malign Hipertansiyon, Protez kapak, Vaskülit ve Glometrulonefritte görülür.

ORAK HÜCRESİ:

Bu hücreler polimerize Hemoglobinden dolayı orak şeklini andırdığı için bu adı almıştır.

Orak Hücre bozukluklarında görülür (SS, S-trait, SD, SC, Sickle Talassemia)

HEDEF HÜCRESİ (TARGET CELL):

Normalden farklı olarak ortasında Hemoglobin içerdiği için hedef hücre adını almıştır.

Obstrüktik nedenli sarılık

Demir eksikliği

LCAT eksikliği

Talasemi

Hemoglobinopatiler (Orak h, Hb C hastalığı)

Splenektomi sonrası görülür.

SFEROSİT :

Küre şeklinde elemanlardır.

Normal bir Eritrosite ait bikonkav disk şekli kaybolmuştur. Koyu boyanmış santral solukluğu görülmeyen hücrelerdir.

Herediter Sferositoz

Akkiz Hemolitik Anemi

Yanık

Karaciğer hastalıkları

Transfüzyon sonrası görülebilir.

ELİPTOSİT:

Elonge yani uzun yapılı hücrelerdir.

Herediter Eliptositoz

Demir eksikliği anemisi

Talasemi ve

Megaloblastik anemi gibi durumlarda görülebilir.

GÖZ YAŞI HÜCRESİ:

Gözyaşı, Armut veya Tenis Raketine benzeyen hücrelerdir.

Myeloid Metaplazili Myelofibroz

Talasemi ve

Demir eksikliği olgularında bulunur.

STOMATOSİT:

Hücrelerin santral solukluğu bir yarık şeklini almıştır. Hücrelerin osmotik frajiliteleri artmıştır.

Herediter Sferositoz

Herediter Stomatositoz

Karaciğer hastalığı

Alkolizm ve

Siroz olgularında görülür.

HOWEL JOLLY CİSİMCİKLERİ:

1-3 µm çapında yuvarlak düzgün kontürlü çekirdek artıklarıdır.

Mor renkli olup çoğu kez Eritrosit içinde bir tane bulunur.

Hemolitik anemi

Megaloblastik anemi

Orak hücre hastalığı ve

Splenektomi’den sonra görülür.

BAZOFİLİK NOKTALANMA:

Eritropoez bozukluğuna bağlı olarak genç Eritrositlerde görülen Bazofilik granüllerdir. Ribozom ve mitokondrilerden oluşurlar.

Kurşun zehirlenmesi

MDS

Talasemi

Ağır Pernisiyöz anemi

Hemolitik anemi ve

G6PD enzim eksikliklerinde görülür.

ÇEKİRDEKLİ ERİTROSİTLER:

Hemolitik anemilerde

Kanama sonrasında

Kemik iliğini tutan metastatik hastalıklarda görülürler.

Trombositlerin İncelenmesi :

Her alanda dengeli bir dağılım varsa her sahada 10-15 Trombosit bulunmalıdır.

Alanda bulunan her bir Trombosit için yaklaşık 10 – 15.000 Trombosit olduğu farzedilebilir.

Trombosit aktivasyonunda

Miyeloproliferatif hastalıklarda

Bernard -Solier sendromunda ve

Dev Trombosit sendromunda MPV indeksi artar yani büyük çaplı Trombositler gözlenebilir.

İlk iki durumda Trombositler arasında büyüklük farkı bulunurken (Trombosit anizositozu) diğerlerinde tüm Trombositler büyüktür.

 

Konu ile ilgili açıklamalı videomuzu da aşağıdan izleyebilirsiniz;

 

 

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !