Protein Elektroforezi Testi-Serum

Protein Elektroforezi-Serum testi aralarında  multipl myeloma, açıklanamayanperiferal nöropatiler, kronik böbrek yetmezliği, çeşitli malignensi (Kanser) durumları, primer amiloidoz ve siroz gibi onlarca hastalığın tanısında kullanılan çok önemli ve faydalı bir testtir.

Serum proteinlerinin üretimini ve vücuttan kaybını etkileyen hastalıklar hakkında genel bir değerlendirme yapılması amacıyla kullanılır.

Tek başına yeterli bulunmadığından, monoklonal gammopatilerin taranması ve takibinde yardımcı test olarak kullanılır.

Serum protein elektroforezi ile belirlenen fraksiyonlar anodik taraftan katodik tarafa doğru, sırasıyla albümin, alfa-1, alfa-2, beta ve gamma fraksiyonları olarak adlandırılır.

ALBÜMİN FRAKSİYONU

Serum protein elektroforezinde en büyük bandı albümin oluşturur. Nadiren prealbümin bandının, albüminin hemen önünde soluk bir band şeklinde görülmesi mümkün olabilir.

Prealbümin büyük ölçüde tiroksin bağlayan proteinden oluşur.

ALFA-1 FRAKSİYONU

Albümini izleyen çoğunlukla bir bazen iki banddan oluşan fraksiyondur. Burada yer alan en önemli protein alfa-1 antitripsindir.

Nadir de olsa, Alfa-1 lipoprotein veya alfa-1 kimotripsinin yükseldiği durumlarda alfa-1 fraksiyonunun iki banddan oluştuğu da görülebilir.

ALFA-2 FRAKSİYONU

Bu fraksiyon başlıca iki banddan oluşur. Anodik yerleşimli band alfa-2 makroglobulin, katodik yerleşimli band ise haptoglobin tarafından oluşturulur.

Serüloplazmin ve alfa-2 HS (Heremans-Schmid) glikoprotein (Fetuin-A) de bu fraksiyonda yer alır.

Bu proteinlerin konsantrasyonlarının artması durumunda band yoğunluklarında artma meydana gelebilir. Alfa-2 ve beta fraksiyonları arasında yer alan, keskin ve bazen dalgalı bir görünümde yer alan band, beta lipoprotein bandıdır. Lipit elektroforezinde beta fraksiyonunda yer aldığı için bu şekilde isimlendirilen bu band, agaroz jel elektroforezinde alfa-2 bölgesine dahil edilmekte ve alfa-2 ile beta fraksiyonları arasındaki sınırı oluşturmaktadır.

BETA FRAKSİYONU

Bu fraksiyon, anodik yerleşimli olanı transferrin ve katodik yerleşimli olanı C3 olmak üzere iki banddan oluşur.

GAMMA FRAKSİYONU

Bu fraksiyonda başlıca IgG, IgA ve IgM proteinleri yer alır.

Normalde bu immünoglobulinlerin poliklonal üretimi nedeniyle geniş, smear tarzında bir dağılım görülür.

Değerlendirme:

SERUM PROTEİN ELEKTROFOREZİ PATERNLERİNİN SINIFLAMASI

Bu güne kadar, serum protein elektroforezi paternleri ile ilgili çeşitli sınıflamalar yapılmış olduğu halde, bunlar arasında en yaygın olarak kabul göreni Kawai tarafından yapılan sınıflamadır.

Bu sınıflamanın kullanılması sırasında bütün klinik durumların, bütün özellikleri ile sınıflamaya tam olarak uyması her zaman mümkün olmayabilir.

Örneğin, akut enflamatuvar reaksiyonunun bulunduğu durumlarda, hemen her zaman alfa-1 ve alfa-2 fraksiyonlarında yükselme olduğu halde, albümin fraksiyonu düşük bulunmayabilir.

Yine akut faz cevabı sırasında yükselmesi beklenen haptoglobin fraksiyonu, beraberinde intravasküler hemoliz bulunması durumunda yüksek bulunmayabilir.

Bu nedenle, değerlendirme sırasında kişide bulunması muhtemel bütün hastalık durumları beraberce gözönünde tutulmalıdır.

TİP II. SELEKTİF PROTEİN KAYBI (NEFROTİK PATERN)

Nefrotik patern, glomerüler filtrasyon sırasında düşük molekül ağırlıklı maddelerin plazmadan kaybedilmesi sonucunda ortaya çıkan bir tablodur.

En belirgin azalma albümin fraksiyonunda meydana gelir.

TİP III. DİFFÜZ, AKUT HEPATODEJENERATİF PATERN (AĞIR HEPATİK PATERN)

Total protein düzeyi normal veya hafifçe düşük bulunabilir.

Ağır vakalarda albüminde düşme, alfa-1 globulinler gibi akut faz proteinlerinin bulunduğu fraksiyonlarda artma eğilimi meydana gelir.

Prognozun kötü beklendiği ağır vakalarda, haptoglobin düzeyinde azalma meydana gelir.

Beta lipoprotein fraksiyonunda artma nedeniyle alfa-2 fraksiyonunun oranı normal sınırlar içinde bulunabilir. Beta-globulin fraksiyonunda çoğu zaman önemli bir değişme görülmez.

Buna karşılık gama-globulin fraksiyonunda poliklonal artış gözlenir. Ancak hiçbir zaman sirotik paternde olduğu gibi beta ve gama-globulin fraksiyonları arasında köprülenme olmaz.

Otoimmün hepatiti olan hastalarda, albüminde azalma ile birlikte gamma globulin fraksiyonunda belirgin artma meydana gelir.

Obstrüktif karaciğer hastalığında görülen patern, pek çok açıdan kronik enflamatuvar paterne benzer.

LDL artışına bağlı beta lipoprotein komponentinde artma eğilimi ayırıcı tanıya yardımcı olabilir.

TİP IV-SİROTİK PATERN

Bu hastalarda albümin, alfa-1 ve alfa-2 globulin fraksiyonlarında düşme görüldüğü halde, beta ve gamma globulin fraksiyonlarında artış bulunur.

Bu paternin en karakteristik bulgusu, beta ve gamma fraksiyonları arasında IgA ve IgG düzeylerindeki artmaya bağlı olarak köprüleşme meydana gelmesidir.

Beta/gamma köprüleşmesi sirotik patern dışında, bazı malignitelerde ve enflamatuvar hastalıklarda da görülebilir.

TİP V-AKUT ENFLAMASYON VE STRES PATERNİ

Bu paternde genellikle total serum protein konsantrasyonu normal sınırlar içindedir. Albümin konsantrasyonu hafif bir düşme gösterebilir.

Ancak bu paternin en karakteristik özelliği, akut faz reaktanlarındaki yükselmeye bağlı olarak alfa-1 ve alfa-2 fraksiyonlarında artma meydana gelmesidir. LDL konsantrasyonunda (beta lipoprotein) artma meydana gelmesi de alfa-2 fraksiyonununda yükselmeye neden olur.

Gamma globulin düzeyleri genellikle normaldir.

TİP VI-KRONİK ENFLAMATUVAR PATERN

Kronik enflamatuvar hastalıklarda, bağ dokusu hastalıklarında, alerjilerde ve malignitelerde rastlanır.

Albümin fraksiyonunda azalma, alfa-1 ve alfa-2 fraksiyonlarında artma görülür.

Bu paternin en karakteristik özelliği gamma globulinlerde poliklonal artma olmasıdır.

TİP VII-ANEMİ PATERNLERİ

VII-A. Demir eksikliği:

Transferrin konsantrasyonunda belirgin artışa bağlı olarak meydana gelen beta fraksiyonu yükselmesi dışında normal protein dağılımı görülür.

VII. B. İn vivo hemoliz:

Genel olarak in-vivo hemoliz paterni haptoglobin bandının belirgin şekilde zayıflaması hatta bazen tamamen kaybolması ile karakterizedir.

Eğer C3 ve C4 konsantrasyonlarında düşüklük ve beraberinde IgG ve IgM konsantrasyonlarında yükseklik varsa, otoimmün nedenli hemolitik anemiden kuşku duyulabilir.

TİP VIII-POLİKLONAL GAMMOPATİ (YAYGIN HİPERGAMMAGLOBÜLİNEMİ)

Gamma globulinlerde yaygın bir artma bulunması, çok sayıda plazma hücresi klonunun bazı antijenik uyarılara cevap olarak beraberce immünoglobulin ürettiğini gösterir.

Pek çok hastalıkta bu paterne rastlanır.

Sebeplerin önemli kısmı kronik enflamasyonla ilişkilidir.

En karakteristik özellik gamma fraksiyonundaki artış olmakla birlikte, çoğu zaman akut faz proteinlerinde de artma olduğu için, bu paternin kronik enflamasyon paterninden ayrılması çoğu zaman mümkün olmaz.

Poliklonal gammopati paterni gösteren bir kişide, yorum yapılırken şahsın klinik tablosu ve eşlik eden diğer durumlar mutlaka bilinmelidir.

Örnek: Sistemik lupus eritematozus’u olan bir hastada gamma fraksiyonunda poliklonal artma ile birlikte kompleman tüketimine bağlı olarak C3 komponentinin zayıfladığı, hatta kaybolduğu dikkat çeker.

Bazen poliklonal artış, nispeten sınırlı bir bölgede yoğunlaşmaya neden olarak, monoklonal gammopatiden ayrılması zor bir görünüme sebep olabilir.

Plazma hücrelerinde malign proliferasyon bulunma olasılığını düşündürecek herhangi bir bulgu olmaksızın, tespit edilen monoklonal gammopatilere “Monoclonal Gammopathy of Undetermined Significance” MGUS adı verilmektedir.

Rutin taramalar sırasında rastlanılan monoklonal bantların büyük kısmı (%60-65 kadarı) bu guruba girer. Bu gruba giren monoklonal bantların en önemli özelliği, çok uzun süre stabil kalmalarıdır. Ancak bunların bir kısmı uzunca bir zaman periyodu içinde malign proliferatif hastalığa dönüşür.

Başlangıçta MGUS tanısı ile takibe alınan 241 hastanın ortalama 22 yıllık takibi sonunda, bunların % 24 kadarında malign proliferatif hastalık geliştiği görülmüştür.

Bu nedenle bu kişilerin periyodik olarak izlenmesi tavsiye edilir. Malign proliferasyonun başladığından emin olunmadıkça bu hastaların tedavi edilmesi gerekmez.

MGUS’ta

– Kemiklerde litik lezyon yoktur.
– Hiperkalsemi ve renal yetmezlik yoktur.
– Monoklonal protein bandı IgG ve IgM için 3 gramdan, IgA için 2 gramdan daha düşüktür.
– Kemik iliğindeki plazma hücresi oranı %5’ten düşüktür.
– İdrarda monoklonal protein yoktur veya varsa çok düşük konsantrasyondadır.

Bazen gamma fraksiyonunda oligoklonal dağılım da görülebilir. Bu görünüm genellikle multiple miyeloma dışı hastalıklarda görülse de altında önemli bir neden olabileceği düşünülerek ayrıntılı bir inceleme yapılmasında yarar vardır.

Serum Protein elektroforezinde oligoklonal band görülmesine neden olabilen klinik durumlar:

1- Lenfomalar
2- Kronik lenfositik lösemi
3- Viral hastalıklar
4- Çeşitli maligniteler
5- İmmünkompleksler (IgG, IgM, C1q)
6- Romatoid artrit
7- Kronik aktif hepatit
8- Lupoid hepatit
9- Progressif hipergammaglobulinemik hepatit
10-Belirli B hücre klonlarının aktive olmasına neden olan tekrarlayan enfeksiyonlar
11-Psödo oligoklonal band görünümüne neden olan maddeler:
a) Lipoproteinler
b) Bakteriler
c) Fibrinojen
d) Hemoglobin
e) Lizozim

Multiple miyeloma veya Waldenström makroglobulinemisi taşıdığını söyleyebilmek için aşağıdaki kriterlerin bulunduğunun gösterilmesi gerekir.

– Paraprotein IgG ise >3,5 g/dL, IgA ise >2,0 g/dL, IgM ise >3,0 g/dL.
– Kemik iliğinde plazma hücresi oranı %10’dan fazla.
– Kemiklerde litik lezyonlar mevcut.
– Diğer bulgular: Sitopeni, hiperkalsemi veya renal yetmezlik mevcut.

TİP X-HİPERLİPİDEMİ PATERNİ

Agaroz jelde uygulanan serum protein elektroforezinde düşük dansiteli lipoproteinler alfa-2 ve beta fraksiyonları arasında yer alır ve integrasyon sırasında alfa-2 fraksiyonuna dahil edilir.

Hiperlipidemisi olanlarda beta lipoprotein bandı normale göre çok daha koyu olarak görülür ve alfa-2 fraksiyonunun oranının yüksek bulunmasına neden olur.

Alışkın olmayan bir gözün ilk anda bunu monoklonal bir band ile karıştırabileceği söylense de tipik görüntüsü nedeniyle tanınması genellikle zorluk arz etmez.

Daha önceden hiperlipidemik olduğu bilinmeyen bir kişiye uygulanan serum protein elektroforezi, tanıya yardımcı olabilir.

Lipit parametrelerinin değerlendirilmesi ile kesin tanı konur.

XI-HAMİLELİK PATERNİ

Normal hamilelikte, plazma volümünde artış meydana gelmesine bağlı olarak özellikle birinci ve ikinci trimesterde albümin konsantrasyonunda bir miktar düşme meydana gelir.

Son trimesterde ise alfa-1 asit glikoprotein artışına bağlı olarak alfa-1 fraksiyonunda, serüloplazmin ve beta lipoprotein komponentlerindeki artışa bağlı olarak alfa-2 fraksiyonunda ve transferrindeki artışa bağlı olarak beta fraksiyonunda artma meydana gelir.

Hamilelerin çoğunda gamma globulin fraksiyonu da hafif bir artma gösterir.

Hamilelikte görülene benzer değişiklikler oral kontraseptif kullananlarda ve hiperöstrojenizm durumunda da görülür.

TİP XII-DEFEKT DİSPROTEİNEMİLER

XII-A. Analbüminemi:

Albüminin bulunmayışı çok nadir görülen bir durumdur. Bütün globulin fraksiyonlarınının oranları yüksek bulunur.

 

XII-C. Hipo-alfa-1 globulinemi:

Alfa-1 antitripsin üretiminin düşüklüğü veya olmaması halinde, alfa-1 globulin fraksiyonu çok düşük bulunur. Teyit için alfa-1 antitripsin kuantifikasyonu gerekir.

XII-D. Atransferrinemi:

Nadir görülen bu konjenital defektte, beta globulin fraksiyonunun en önemli kısmını oluşturan transferrin komponentinin bulunmayışı dikkat çeker.

Kesin tanı için transferrin kuantifikasyonu gerekir.

XII-E Analfa-2 beta lipoproteinemi ve hipobetalipoproteinemi:

Bu tanının konulabilmesi için lipoprotein elektroforezi de uygulanması gerekir.

Agaroz jel elektroforezinde beta lipoprotein bandı görülmez.

XII-F. Afibrinojenemi:

Bu defektin belirlenebilmesi için çalışmanın plazmada yapılması gerekir. Fibrinojen, protein elektroforezinde, gamma fraksiyonunun beta fraksiyonuna yakın kısmında bulunur.

Böyle bir defektin değerlendirilmesi sırasında normal olduğu bilinen bir kişiye ait plazma örneği paralel olarak yürütülmelidir.

Ağır karaciğer hasarında, ileri derecede malnütrisyonda, dissemine intravasküler koagülasyon gibi aşırı tüketim durumlarında, toraks cerrahisi ve açık kalp ameliyatı sonrasında ve uygunsuz transfüzyon reaksiyonuna bağlı olarak görülebilir.

XII-G. Serum fibrinojen düzeyinde artış:

Hemofili hastalarında ve oral antikoagülan kullanan hastalarda, serumun tamamen defibrine olamaması halinde serum protein elektroforezinde fibrinojene ait ilave bir band görülebilir.

Bu olasılık akla gelmezse, normalde görünmeyen bu band yanlışlıkla monoklonal gammopati bandı olarak düşünülebilir.

XII-H. Hipogammaglobulinemi:

Gamma globulin fraksiyonu düşüklüğü, immünoglobulin üretiminin yetersizliğine bağlı olarak meydana gelebildiği gibi, monoklonal gammopatilere ve protein kaybına neden olan hastalıklara bağlı olarak da meydana gelebilir.

XII-I. Hemokonsantrasyon:

Serum total protein konsantrasyonunda ve serum protein elektroforezinin bütün fraksiyonlarında dengeli bir artış görülür.

Dehidratasyona bağlı olarak görülebileceği gibi turnikenin uzun süre bağlı tutulmasının neden olduğu venöz staza bağlı olarak da meydana gelebilir.

Bunun tam tersi olarak aşırı hidratasyon ve konjestif kalp yetmezliği gibi durumlarda, hemodilüsyona bağlı olarak total protein konsantrasyonunda ve serum protein elektroforezinin bütün fraksiyonlarında dengeli bir azalma görülür.

XII-J. Akomplemantemi:

Konjenital olarak C3 eksikliği bulunması halinde tekrarlayan yaşamı tehdit edici enfeksiyonlar görülür. Bu durumdaki kişiler genellikle yetişkin çağına gelene kadar yaşayamadığı için bu patoloji çocukluk çağında tespit edilebilir.

Elektroforez paternlerinde, C3’ün düşük görüldüğü durumların çoğunda altta yatan sebep, herediter yetmezlik değil, tüketim artışıdır.

XII-K. Ahaptoglobinemi:

Nadir görülen konjenital bir hastalıktır. Haptoglobin üretimi kısmen veya tamamen durmuş olabilir. Hafif anemi dışında önemli bir sağlık sorunu yaratmaz.

Karaciğer hastalıklarındaki, yeni doğandaki ve hemolitik hastalıklardaki düşüklükle karıştırılmamalıdır. Total protein düzeyi normal, alfa-2 globulin fraksiyonunun oranı düşüktür.

Numune:

Serum.

Referans aralığı:

 

Bunları da Merak Edebilirsiniz;

“Ceviz Saç Dökülmesinde Faydalı mı ?”

“Sivilce Nasıl Geçer ?”

“Mantar Zehirlenmesi Neden Öldürür ?”

“Fındık Kalbi Korur mu ?”

“Selülit Nedir, Nasıl Geçer ?”

“CA 125 Testi Ne İçin İstenir ?”

“Pankreas Kanseri Nedir ?”

“Kistik Fibrozis ve Ter Testi Nedir ?”

“Karaciğer Yağlanması Neden Olur ?”

“Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir ?”

“Akciğer Kanserinde Yaşam Süresi Ne kadardır ?”

“Evde Uyuşturucu Testi Nasıl Yapılır ?”

“Sürekli Yorgunluk Neden Olur ?”

“ALT testi Ne İşe Yarar ?”

“Hacamatın Faydaları ve Zararları Nelerdir ?”

 

Protein Elektroforezi Testi-Serum” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !
%d blogcu bunu beğendi: