Protrombin (Faktör II) Testi Nedir, Nasıl Yapılır ?

Protrombin özellikle tromboz vakalarında istenebilen bir testtir.

Protrombin, K vitaminine bağımlı olarak karaciğerde sentez edilen bir pıhtılaşma faktörüdür. Koagülasyon şelalesinin son aşamasında fibrinojeni fibrine döndüren reaksiyonda rol alır.

Protrombinin aktive olarak trombine dönüşmesini sağlayan en önemli faktör FXa’dır. FVa, fosfolipitler ve kalsiyum iyonları da bu dönüşümü hızlandırır.

Plazma yarı ömrü 3 gün civarındadır.

 

Otozomal resesif geçiş gösteren iki kalıtsal defekt, klinik olarak bulgu veren koagülasyon mekanizması bozukluğuna neden olur.

Oldukça seyrek rastlanılan bu kalıtsal defektlerden birinde, kantitatif olarak üretim azlığı olurken, diğerinde kalitatif yani fonksiyonel bozukluk bulunmaktadır. Bu son duruma disprotrombinemi de denilir.

Homozigot hipoprotrombinemide aktivite % 1-25 gibi düşük değerlere inerken, heterozigot hipoprotrombinemilerde aktivite % 50-60 civarında bulunur.

Şiddetli kanamalar yalnızca homozigot formda görülür.

Epistaksis, ciltte kolayca morluk oluşması, hematom oluşumu, menoraji, travma veya cerrahi müdahale sonrası kanama homozigot hastalarda rastlanan bulgulardır.

Homozigot hastalarda pıhtılaşma süresinde, aPTT ve PT testlerinin neticelerinde uzama olur.

Protrombin 20210 G–>A mutasyonu bulunan kişilerde (disprotrombinemi) ise  protrombin aktivitesi artışı ve dolayısıyla tromboz eğilimi artar.

Venöz tromboembolizm olasılığının homozigotlarda 3-7 kat, heterozigotlarda 2-3 kat arttığı bildirilmektedir.

Değerlendirme:

Kalıtsal protrombin gen defektlerinin yanı sıra, K vitamini yetersizliğinde, oral antikoagülan kullanımında, karaciğer hastalıklarında ve lupus eritematozusta F II aktivitesi düşüklüğü görülebilir.

Homozigot hipoprotrombinemide Faktör II aktivitesi % 1-25 arasında, heterozigot hipoprotrombinemilerde ise % 50-60 civarında bulunur.

Oral antikoagülan tedavisi uygulanan hastalarda, aktivitesi en geç düşen ve tedavinin kesilmesinden sonra aktivitesi en geç normale dönen koagülasyon faktörüdür.

Numune:

Sitratlı tüpe (mavi kapaklı tüp) alınan kandan elde edilen plazma örneği kullanılır.

Numune alındıktan sonra santrifüj edilerek, hemoliz edilmeden plazma hemen ayrılmalı, plastik tüp içinde ve soğuk ortamda gönderilmelidir.

Kesinlikle cam tüp kullanılmamalıdır.

Bazal aktivitenin ölçülmesi için, kumadin türevi antikoagülan kullanan hastalarda 2 hafta önce, heparin kullananlarda ise 2 gün önce tedavi kesilmelidir.

Referans aralığı:

Normal aktivitenin %50–150’si.

 

Bunları da Merak Edebilirsiniz;

“6.Hastalık Nedir ?”

“Kalp Krizi (Miyokard İnfarktüsü) Nedir ?”

“Bruselloz Nedir, Peynirle Geçer mi ?”

“Diyabet Belirtileri ve Tedavisi”

“Ceviz Saç Dökülmesinde Faydalı mı ?”

“Sivilce Nasıl Geçer ?”

“Mantar Zehirlenmesi Neden Öldürür ?”

“Fındık Kalbi Korur mu ?”

“Selülit Nedir, Nasıl Geçer ?”

“CA 125 Testi Ne İçin İstenir ?”

“Pankreas Kanseri Nedir ?”

“Kistik Fibrozis ve Ter Testi Nedir ?”

“Karaciğer Yağlanması Neden Olur ?”

“Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir ?”

“Akciğer Kanserinde Yaşam Süresi Ne kadardır ?”

“Evde Uyuşturucu Testi Nasıl Yapılır ?”

“Sürekli Yorgunluk Neden Olur ?”

“ALT testi Ne İşe Yarar ?”

“Hacamatın Faydaları ve Zararları Nelerdir ?”

 

Bir Cevap Yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !
%d blogcu bunu beğendi: