PTH (Parathormon) Testi Nedir, Yüksekliği ve Düşüklüğü Nedenleri

Parathormon (PTH) primer ve sekonder hiperparatiroidizm, kalsiyum düşüklüğü veya yüksekliği, hipoparatiroidizm, tetaniler, vitamin D ve fosfor metabolizması gibi durumlarda istenen bir hormonal testtir.

Bu hormon boynun ön tarafında bulunan kelebek şeklindeki bez olan tiroid bezinin önünde 4 adet bezelye büyüklüğünde ayrı bir endokrin bez olan paratiroid bezinden salgılanır.

Başlıca olarak kalsiyum, D vitamini ve fosfor metabolizması ile, paratiroit bezlerinin fonksiyonlarını değerlendirmek amacıyla kullanılır.

Parathormon sekresyonunu düzenleyen en önemli faktör, kandaki veya ekstrasellüler sıvıdaki serbest kalsiyum konsantrasyonudur.

Ayrıca magnezyum, D vitamini ve fosfat konsantrasyonlarının da rolü vardır. Kalsiyum kadar etkili olmamakla birlikte hipomagnezemi parathormon salgısını uyarırken, hipermagnezemi baskılayıcı bir rol oynar.

 

Fosfat konsantrasyonu yüksekliğinin, serbest kalsiyum konsantrasyonunu düşürücü etkisi nedeniyle parathormon salgısını artırdığı düşünülmektedir.

1,25 (OH)2 vitamin D ise, paratiroit bezlerinde bulunan reseptörlerine bağlanarak parathormonun sentez ve sekresyonunu doğrudan doğruya baskılar.

Parathormonun kemikler üzerine olan etkileri, akut ve kronik etkiler olarak değerlendirilir.

Serbest kalsiyum konsantrasyonundaki ani düşüşe cevap olarak salgılandığında, akut olarak  kemiklerden kalsiyum rezorpsiyonunu uyarır.

Böbreklerde kalsiyum tutulumunu ve fosfat atılımını artırmış olur.

Aynı zamanda böbreklerde 1,25 (OH)2 vitamin D sentezini artırarak, bağırsaklardan kalsiyum ve fosfor absorpsiyonunun artmasına da katkıda bulunmuş olur.

Primer hiperparatiroidizm:

Paratiroit bezlerinden, serum kalsiyum konsantrasyonu ile uyumsuz sekilde, fazla miktarda parathormon üretilip salgılanmasıdır.

Serum kalsiyum konsantrasyonu artışı ve fosfor konsantrasyonu düşüklüğü ile karakterize bir tablo oluşturur.

En önemli sebebi paratiroit bezinde bulunan adenomdur.

Primer hiperparatiroidizm’in en sık sebep olduğu bulgu, belirti ve klinik sonuçlar, hipertansiyon, böbrek taşı oluşumu (%20), osteoporoz, kemik kırığı, osteitis fibrosa cystica (%6), peptik ülser (%15), pankreatit, nörolojik, nöromüsküler ve nöropsikiatrik bozukluklardır.

Hastaların yaklaşık olarak %50 kadarında ise hiçbir belirti ve bulgu tespit edilmez.

Sekonder hiperparatiroidizmin en sık rastlanılan sebebi kronik böbrek yetersizliğidir.

Kalsiyumun düşük veya normal olmasına karşılık, fosfat yüksekliği ve alkalen fosfataz aktivitesi yüksekliği ile karakterizedir.

Renal yetmezliğe bağlı olarak gelişen, sekonder hiperparatiroidizmin uzun süre devam etmesi, paratiroit bezlerinde diffüz hiperplaziye neden olarak tersiyer hiperparatiroidizme yol açabilir.

Tersiyer hiperparatiroidizm, laboratuvar bulguları itibarıyla primer hiperparatiroidizme benzer bir görünüm sergiler.

Hipoparatiroidizmin en sık rastlanan sebebi, tiroidektomi sırasında paratiroit bezlerinin de çıkarılmasıdır. Otoimmün nedenli hipoparatiroidizm vakalarının oranı çok düşüktür.

Bu vakalarda aynı zamanda Addison hastalığı, diabetes mellitus, hipotiroidizm, kronik hepatit, moniliazis, malabsorpsiyon ve hipogonadizm gibi diğer otoimmün hastalıklardan biri veya birkaçı da bulunabilir.

Hipoparatiroidizmde en önemli klinik bulgu hipokalsemiye bağlı tetanidir. Aynı zamanda serum fosfor konsantrasyonu yüksek, magnezyum konsantrasyonu ise normal sınırlar içinde bulunur.

Alkalen fosfataz aktivitesinde de hafif derecede artış görülebilir. İdrarla atılan kalsiyum ve fosfor konsantrasyonu beraberce düşer.

Fosfat klirensinin düşüklüğü hipoparatiroizm için karakteristik bir bulgudur.

Hiperkalsemiye sebep olan sarkoidoz, vitamin D intoksikasyonu, hipertiroidizm, milk-alkali sendromu ve malignitelerde PTH konsantrasyonu çok düşer.

Bazen ölçülemeyecek seviyelerde bulunabilir.

Değerlendirme :

Primer hiperparatiroidizm vakalarının %90 kadarında serum PTH konsantrasyonu yüksek bulunur. Serum  fosfor konsantrasyonu düşüklüğü, primer hiperparatiroidizm’in klasik bulgularından biri olarak kabul edilir.

Sekonder hiperparatiroidizm’de de serum PTH konsantrasyonu yüksekliğine eşlik eden diğer laboratuvar bulguları primer hiperparatiroidizmden belirgin derecede farklılık gösterir.

Serum kalsiyum konsantrasyonu düşük veya normal bulunurken, fosfat konsantrasyonu yüksekliği karakteristiktir. Aynı zamanda alkalen fosfataz aktivitesi de yüksek bulunur.

Tiroidektomi operasyonu sırasında paratiroit bezlerinin de çıkarılmasına veya otoimmün nedenli hipoparatiroidizm vakalarında, PTH konsantrasyonu düşüklüğüne, serum kalsiyum konsantrasyonundaki düşüklük eşlik eder.

Sarkoidoz, vitamin D intoksikasyonu, hipertiroidizm, milk-alkali sendromu ve malignitelerde ise PTH konsantrasyonu düşüklüğü, hiperkalseminin bir sonucu olarak ortaya çıkar.

Numune:

Serum veya plazma.

Referans aralığı:

10 – 65 pg/ml

Bir Cevap Yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !
%d blogcu bunu beğendi: