TSH (Tiroit Stimulan Hormon) Testi Nedir, Yüksekliği ve Düşüklüğü Nedenleri

TSH (Tiroid Stimulan Hormon) testi  başlıca Tiroid bezi’nin fonksiyonlarının kontrol edilmesi amacıyla istenir. Primer, Sekonder veya Tersiyer Hipo – Hipertiroidi’lerin ayırıcı tanısında ve Tiroid hormonu kullanılarak yapılan her türlü tedaviye alınan cevabın değerlendirilmesi amacıyla da kullanılır.

TSH Nedir ?

Hipofiz’in ön lobundan salgılanan, glikoprotein yapısında, Alfa ve Beta olarak adlandırılan iki subünitesi olan bir hormondur.

Alfa subünitesi, Amino asit dizilimi itabarıyla FSH, LH, hCG hormonları ile büyük benzerlik taşır.

İmmunolojik ve biyolojik özellikleri açısından Beta subünitesi spesifik’tir.

Hipotalamus’tan salgılanan TRH, Hipofiz bezinden TSH üretimini ve salgılanmasını uyarır.

TSH etkisiyle, Tiroid bezinden T3 ve T4 salgılanır.

Serbest haldeki T3 ve T4 hem Hipofiz üzerinden hem de Hipotalamus üzerinden negatif feedback etki meydana getirir.

Tiroid bezi tarafından salgılanan T4’ten, başta Karaciğer olmak üzere periferik dokularda oluşturulan T3 de aynı şekilde her iki seviyede de negatif feedback etki oluşturur.

Etkisini Tiroid hücreleri üzerindeki reseptörlerine bağlanarak meydana getiren TSH, bir yandan hücrelerde proliferasyona ve dolayısıyla dokuda hipertrofiye sebep olurken diğer yandan da Tiroid dokusu içinde T3 ve T4 hormonlarının sentezini ve salgılanmasını uyarır.

Plazmadaki serbest Tiroid hormonlarının konsantrasyonundaki değişiklikler, Hipofiz bezinden TSH salınımını belirgin derecede etkiler.

Bu nedenle TSH, Tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi sırasında hassas bir parametre olarak yardımcı olur.

Değerlendirme:

Yenidoğan döneminde görülen Hipotiroidi’nin değerlendirilmesi sırasında istenen Neonatal TSH için tıklayınız.

Doğrudan doğruya Tiroid dokusunun faaliyetindeki yetersizliklerden kaynaklanan Primer Hipotiroidizm tablosunda, serum TSH yüksek bulunurken, Hipofiz veya Hipotalamus’un faaliyetindeki yetersizliklerden kaynaklanan Sekonder veya Tersiyer Hipotiroidizm tablolarında ise serum TSH genellikle düşük, bazen de normal sınırlar içinde bulunur.

Hipotiroidi’nin tedavisine alınan cevabın izlenmesinde ve uygun ilaç dozunun belirlenmesinde, serum TSH konsantrasyonu en önemli yol gösterici parametre olarak kullanılır.

Aynı şekilde, Tiroid dokusu içindeki nodüllerin küçültülmesi amacıyla veya Tiroid kanseri sebebiyle Tiroidektomi uygulanmış hastalara uygulanan Supresyon tedavilerinin etkinliğinin izlenmesi için de serum TSH konsantrasyonu ölçümünden yararlanılır.

Hipotiroidi tedavisi sırasında, başlangıçta yüksek olan serum TSH konsantrasyonunun referans aralık sınırları içine çekilmesi hedeflenirken, supresyon amacıyla Tiroid hormonu takviyesi yapılan hastalarda ise genellikle TSH konsantrasyonunun ölçülemeyecek kadar düşük bir düzeye indirilmesi amaçlanır.

TRH (Tirotiropin releasing hormon) uyarı testine cevap olarak ölçülen TSH düzeyleri, Primer, Sekonder ve Tersiyer Hipotiroidi vakalarının ayrımına yardımcı olur.

Primer Hipotiroidizm‘de, TRH uyarısına cevap olarak abartılı TSH salınımı olurken, Sekonder Hipotiroidizm’de cevap alınmaz. Tersiyer Hipotiroidizm’de ise gecikmeli bir cevap alınır.

Primer Hipertiroidizm’de ise TRH uyarısı ile TSH salınımında belirgin bir artma meydana gelmez.

Gebelikte TSH:

TSH ve hCG’nin ß subüniteleri arasında belirgin derecede benzerlik mevcuttur. Bu iki hormonun yapısına ek olarak, reseptörleri arasında da bazı benzerlikler bulunur.

Yapılan araştırmalar, hCG’nin TSH reseptörlerine etki edebildiğini ve sonuçta TSH benzeri bir etkiye neden olduğunu ortaya koymuştur.

Normal Gebeliklerde geçici TSH supresyonu meydana gelmekle birlikte kan konsantrasyonu çoğu zaman referans aralık sınırları içinde kalır.

Normal ve Ötiroit olan Gebelerin % 18’inde TSH’ın düşebildiği bildirilmektedir.

Molar Gebelikler ve Trofoblastik Hastalıklar gibi kanda dolaşan hCG konsantrasyonunun ileri derecede yüksek olduğu durumlarda, hCG’nin Tiroid bezini uyarıcı etkisi çok daha belirgin olabilir ve klinik olarak Hipertiroidi tablosu ortaya çıkabilir.

Numune:

Serum .

TSH salınımının diürnal ritmi vardır. Gün içinde, saat 02.00-04.00 arasında en yüksek, 17.00-18.00 arasında ise en düşük konsantrasyonlar elde edilir.

Analiz, Hemolizden, Lipemiden ve İkter’den etkilenmez.

Numune, Oda sıcaklığında 24 saat, Buzdolabında 7 gün, Dondurucuda 90 gün saklanabilir.

Referans Aralığı:

0.3 – 4 mikroU/ml

 

 

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !