Yanık Dereceleri ve Yanık Durumunda İlk Yardım

Cildimizin vücudun sıvı ve sıcaklık seviyelerinin düzenlenmesinde önemli bir rolü vardır. Fazla oranda cilt alanı yaralanırsa bu kontrolü sürdürme kabiliyeti kaybedilebilir.

Cilt aynı zamanda vücudun dışındaki bakteri ve virüslere karşı koruyucu bir bariyer görevi görür.

Yanığı daha iyi anlamak için deriyi biraz bilmek gerekir.

Deriyi incelersek;

Derinin anatomisi karmaşıktır ve derinin katmanları içinde birçok yapı vardır.

Üç katman vardır:

 

Epidermis, cildin dış tabakası

Dermis, kollajen ve elastik liflerden oluşur ve sinirlerin, kan damarlarının, ter bezlerinin ve kıl foliküllerinin bulunduğu yerdir.

Daha büyük kan damarları ve sinirlerin bulunduğu hipoderm veya subkütan doku. Bu, sıcaklık düzenlemesinde en önemli olan doku katmanıdır.

Bir yanığın neden olabileceği hasar miktarı, yanık türüne, bulunduğu bölgeye, derinliğine ve tutulan vücut yüzey alanının hacmine bağlıdır.

Yanıklar Nasıl Sınıflandırılır ?

Yanıklar derinliklerine göre sınıflandırılır.

Birinci derece yanık yüzeyseltir ve cildin lokal inflamasyonuna neden olur.

Güneş yanığı genellikle birinci derecede yanık olarak sınıflandırılır. Enflamasyon ağrı, kızarıklık ve hafif miktarda şişme ile karakterizedir. Cilde dokunmak çok hassas olabilir.

İkinci dereceden yanıklar daha derindir ve ağrı, kızarıklık ve inflamasyona ek olarak deride kabarcıklar vardır.

Üçüncü dereceden yanıklar derinin tüm katmanlarını içeren deriyi derinden etkileyen yanıklardır.

Sinirler ve kan damarları hasar gördüğünden, üçüncü dereceden yanıklar beyaz  olarak görülür ve nispeten ağrısız olma eğilimindedir.

Yanıklar statik değildir ve olgunlaşabilir. Birkaç saat içinde birinci derece yanıklar daha derin yapıları etkileyip ikinci derece olabilir. Benzer şekilde, ikinci derece yanıklar üçüncü derece yanıklara dönüşebilir.

Yanık türüne bakılmaksızın, yarada her zaman inflamasyon ve sıvı birikimi  meydana gelir. Üstelik, cildin mikroorganizmalara ve enfeksiyonlara karşı vücudun ilk savunması olduğuna da hatırlamak gerekir.

Yanık da deride bir bozulma olduğundan, hem lokal hem de tüm vücuda yayılabilen enfeksiyon riski her zaman vardır.

Yalnızca epidermisin kendisini yeniden canlandırma yeteneği vardır. Daha derine uzanan yanıklar kalıcı yaralanmaya ve skarlaşmaya neden olabilir ve o bölgede cildin normal işlevine dönmesine izin vermez.

Vücut alanının yanan miktarının önemi nedir ?

Yanık derinliğine ek olarak toplam yanık  yüzey alanı da önemlidir. Yanıklar etkilenen toplam vücut yüzdesi olarak ölçülür.

Bu ölçüm, bebekler ve çocuklar için ayarlanmış olsa da, sıklıkla “9’lar kuralı” kullanılmaktadır.

Bu hesaplama, yetişkin bir vücudun aşağıdaki bölümlerinin yüzey alanlarının toplamının yaklaşık % 9’a tekabül ettiği gerçeğine dayanır :

 

 

Kafa = % 9
Göğüs (ön) = % 9
Karın (ön) =% 9
Üst / orta /düşük sırt ve kalça = % 18
Her Kol = % 9
Kalça = % 1
Her Bacak = toplam % 18 (ön =% 9, arka =% 9)

Toplam vücut yanık alanını ölçmek için sadece ikinci ve üçüncü derece yanık alanları birlikte eklenir.

Vücudun % 15-20’sinde yanık varsa, önemli oranda sıvı kaybedilebilir. Eğer yetersiz sıvı intravenöz olarak sağlanmazsa, şok meydana gelebilir.

Yanık yüzdesi arttıkça ölüm riski de artar. Yanıkları vücutlarının % 20’sinden daha az olanlarda prognoz iyiyken, % 50’den fazla olan hastalarda, altta yatan tıbbi durumlar ve yaş da dahil olmak üzere çeşitli faktörlere bağlı olarak önemli bir mortalite riski oluşur.

Yanıkların yeri ne kadar önemli ?

Konum önemli bir husustur.

Yanık Yüz, Burun, Ağız veya Boynu içeriyorsa, solunum hasarı ve hava yolunun tıkanması ve nefes alma problemlerine yol açacak kadar şişme ve yanma riski vardır.

Göğüste çevresel yanıklar varsa yanık ilerledikçe  ilgili doku yeterli solunumun gerçekleşmesi için göğüs duvarının yeterli hareketine izin vermeyebilir.

Kollar, bacaklar, parmaklar veya ayak parmaklarında çevresel yanmalar meydana geliyorsa, aynı daralma kan akışına izin vermeyebilir ve ekstremitenin nekrozu riski oluşabilir.

Elin avuç içi, dizin arka yüzü, yüz ve kasık gibi fleksiyon bölgelerindeki yanıklar için özel bakıma ihtiyaç duyabilir. Yanık olgunlaştıkça cilt yaralanabilir ve kısalarak vücut alanının hareket aralığı engellenir.

 

 

Yanıklard İlk Yardım

Büyük yanıklar için (ikinci ve üçüncü derece yanıklar)

Kurtarıcıyı tehlikeye sokmamayı unutmayarak, kurbanı yanan alandan çıkarın.

Yanan herhangi bir materyali hastadan çıkarın.

118’i arayın veya gerekirse bölgenizdeki acil müdahale sistemini etkinleştirin.

Kurban, güvenli bir yerde bulunduğu zaman, onu sıcak ve sakin tutun.

Yaralı alanları mümkünse temiz bir tabaka halinde sarmaya çalışın.

Kurbanın üzerinde soğuk su kullanmayın; Bu vücut sıcaklığını düşürebilir ve Hipotermiye neden olabilir.

Yüz, el ve ayaklardaki yanıklar daima önemli bir hasar olarak düşünülmelidir.

Minör yanıklar (vücudun küçük bir bölümünü ilgilendiren birinci derece yanıklar veya ikinci derece yanıklar için)

Diş macunu, Patates püresi, Yoğurt, Soğan püresi gibi şeylerin yaranının üzerine uygulanması sık kullanılan metodlardır ama yanlıştır.

Sıcak su yaralanmaları özellikle çocuklarda sıktır.

Yanık oluştuktan sonra yapılması gereken ilk şey yanığa sebep olan etkenin hemen vücuttan uzaklaştırılması ve o bölgenin soğutulmasıdır.

Bunun için sıcak su yanıklarında temas ettikten sonra hemen  giysiler çıkarılmalı, Yüzük, Bilezik gibi şeyler daha sonra oluşacak ödemden dolayı zarar vermesin diye çıkarılmalıdır.

Daha sonra 30 dakika muhakkak bir Çeşme suyu altında o bölgenin soğutulması gerekmektedir.

Soğutulma yapıldıktan sonra temiz bir soğuk bir kompleks (ıslatılmış bir havlu, streç film ile sarma) yapıldıktan sonra Hastaneye hastanın intikali sağlanmalıdır.

Evde varsa Bacitracin veya Neosporin gibi topikal bir antibiyotik merhemi ile sarılabilir. Silvaden (gümüş sülfadiazin) topikal olarak çoğu yanık için tercih edilen ajandır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

error: Oops. iceriklerimiz okuman icindir, kopyalaman icin degil !